İşgal ordusundan kurtuluyoruz!

Altemur KILIÇ
Yüksek Askeri Şûra’da baş gösteren atama ve terfi krizi devam ediyor. Bir haftadan beri her gün “bugün veya yarın çözülür” deniyor ama çözülemiyor. Çözülemiyor çünkü kriz derin. Hükümet ve Başbakan Tayyip Erdoğan son derece net ve kararlı; Orgeneral Hasan Iğsız, Kara Kuvvetleri Komutanı olamaz. Komutanlar da, geri adım atmıyorlar. Ve ortalıkta türlü senaryolar uçuşuyor!
“Durum vaziyetinin” özeti böyle! Bu duruma, “uçurumculuk” denir; bu ölümcül oyunda uçurumun kenarında hangi taraf, önce  “göz kırpacak, hangisi uçurumdan yuvarlanacak? Olayın ayrıntılarını ve şu sırada ortadaki senaryoları, bir tarafa bırakıyorum. Asıl önemlisi, ülkemiz nasıl bu hallere getirildi ve Ordumuz, nasıl “maymunların”, açık hakaretlerine hedef oluyor? O “maymunlar” nasıl ” Atın O generalleri “ diye yazabiliyor, işgal ordusundan kurtuluyormuşuz gibi zafer çığlıkları atıyorlar... Daha acısı, cephede hâlâ dövüşen, geçmişte kahramanca çarpışmış onurlu askerlere yakalama kararları verilebiliyor. Bu kararların, özellikle Hasan Iğsız Paşa ve 102 subay hakkındaki kararların, Şûra toplantısı öncesinde çıkarılması ve de günlerce bekletildikten sonra, “işlevi” sona erince kaldırılması anlamlı değil mi?
Bir kaç gündür YAŞ’da yaşananlar, Türkiye’nin şu sırada ne hallere getirildiğinin ve maalesef Türk Ordusunun nasıl karıştırıldığının aynası. Düşünmeye başladım. Acaba, hep tek vücut olan bu kutsal (evet kutsal) varlığımız da içinden bölünmeye mi başladı; darbe yanlıları AKP yanlıları diye. “Maymunlar” “fareler”, her kurumda mevcut rekabetin ölçülerini ayak kaydırmacaya dönüştürmeyi ve açıkça adını verdikleri, “Tasfiye hareketini” başlatmayı başardılar mı? Düşünülmesi bile dehşet verici!
Burada bir parantez açayım: Bilge bir dostum, beni teskin etmeye çalıştı ve hatırlattı: Bunlar, ilk defa olmuyor. Balkan Harbinde, sonra da Kurtuluş Savaşında benzer acılar yaşanmıştı. Bu savaşta, Mustafa Kemal’in ordusunun üzerine, Padişahın “nizami askerlerinden” oluşan, önce Süleyman Şefik “Paşa”, sonra da Ahmet Aznavur “Paşa”nın, komutasındaki “Kuva-i İnzibatiye” sürülmüştü. Aslında vatansever bir general olan, fakat İstanbul Hükümetinin Harbiye Nazırı (Mustafa Kemal’in Harp okulundaki hocası) Ahmet İzzet Paşa, Ankara’ya “nasihat” vermeye gelmiş ve “Kuva-ı Milliye”yi, önlemeye çalışmıştı!  
Bu yazı yazılırken Erdoğan-Başbuğ görüşmesinden sonra durum aydınlanmamıştı. Evet, “kim kazandı” diyorum? Bana kalırsa, durum “sıfıra sıfır elde var bir”... Yahut durum, 2-1 berabere. O hangi taraf henüz belli değil ama Erdoğan’ın bu ülkeyi böldüğü ve Orduyu da bölmeye çalıştığı muhakkak!
Orduda Hilmi Özkök’le ortaya çıkan bölünmeden sonra iki tarafın hesaplaşması olduğu, bir “tarafın” tasfiye edildiği O “milatta” TSK, iktidara uyumlu olmaya, tepkisiz kalmaya da başlamıştı! Fakat aynı zamanda da her taraftan, içeriden dışarıdan, TSK’nın yıpratılmasına da başlanmıştı. En alçakça iddialarla! Savaşlarda olur böyle şeyler, askerler “dost ateşi” ile de vurulur ve feda edilirler mi diyeceğiz.
Türk Silahlı Kuvvetleri, 2000 yıllık sağlam gelenekleri olan bir kurum. Tarihte her badireden sonra kendisini toplamıştır, ama izleri, kokuları kalacaktır. Artık yorgun, yaşlı kafam karıştı; bu savaşta, “kim, kim”? Ve kimler hangi, tarafta? Bunları düşünmek bile akla zarar.
Ama en dehşet vereni, bu kargaşadan Erdoğan’ın başarılı çıkması ihtimali. Fesadın sonu mu var? Şimdi de, Genelkurmay Başkanı, neden Havacı veya Denizci bir “Or” olmasın diyorlar. Tabii, olabilir ama Erdoğan’ın, bunu şimdi gündeme getirmesi, askeri “Kuvvetler” arasına da nifak sokmasıdır!
Suların bir kaynama derecesi vardır. Merak ediyorum bu durumlarda, Türk milletinin kaynama derecesi nedir. Ve Türk Ordusunun sabrı nerede taşacak? Kimin suyu kaynayacak?
SON DAKİKA: Erdoğan miting arası “Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına kimlerin tayin edileceği hususunda uzlaşma sağlandı” dedi. Bu mutabakat kimin kazancı? Komutanların teslimiyeti mı? Erdoğan’ın hizaya mı gelmesi? Göreceğiz. Umudum TSK’nın kazanması!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş