IŞİD'cilerin profili

A+A-
Arslan TEKİN

Türkiye'de IŞİD'e katılanların profilini çıkarmak lâzım... Neden IŞİD'e katılıyorlar?

Aile yapıları nasıl? Eğitim durumları nedir?

IŞİD'e katılanlar düz liseden mi, imam hatipten mi gelmeler? Cemaatler ve tarikatlar içinde bulunmuşlar mı?

Hz. Peygamber'in yaşayışından örnek alan, "merhamet"in mahiyetini kavramış bir insanın IŞİD'e katılmasını mümkün görmüyorum. Çıksa bile istisnadır.

Araştırın; muhtemelen en az imam hatiplilerden katılan olmuştur. Cemaatlerden de öyle, tarikatlardan da... Çünkü cemaatler ve tarikatlar kendilerine Müslümandırlar. Bir grup diğer gruba dudak bükerek bakar. Birbirine bile geçiş sağlamayanlar, pek öyle IŞİD'in devşirme merkezleri olamazlar.

İmam hatiplerin şu andaki dizayn şeklini, bir başka cemaatleşme gördüğüm için ("Millî Görüş Cemaati" diyebiliriz.) buradan da IŞİD kaynak bulamaz.

Bilmiyorum, IŞİD'i beslemek için teşekkül ettirilmiş cemaatler var mıdır?

Türkiye'de cemaatler ve tarikatlar üzerine esaslı bir çalışma yapılmış mıdır? Geçmiş tarikatlara göndermelerle araştırmalara girişirseniz, "tarikatlar" olması gereken teşekküller görürsünüz. Zamanımızdaki tarikatların ve hususiyetle cemaatlerin yapılanmaları, polisiye değil; Kur'ân temelli ve ilmî kriterlerle ele alınmalı, bir şema çıkarıp ne nedir, kim kimdir, ortaya konmalıdır.

O zaman "serseri" gruplar, yeni arayışlarında, tatmin kovuğu olarak IŞİD'i seçmişlerdir, diyebiliriz.

İslâmî gruplaşmalar deyince neden "kan" akla geliyor? Dünyada ne kadar gaddar, kan dökücü grup varsa, kendilerini "Müslüman" diye adlandırıyor.

En çok adı duyulan "Müslüman gruplar" kan dökücü diye bilinince, Müslümanlığın da ne olduğu ortaya çıkıyor!

Recep T. Erdoğan, sık sık "İslâm"ın "selime" kökünden geldiğini söyler. (Reis'ten, "selâm", "barış", "İslâm" derken, daha yumuşak ses tonu bekleriz. Birtakım grup/gruplara duyduğu öfkeyi, hıncı "selâm", "barış", "İslâm" kelimelerini telaffuz ederken aksettirmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ne olursa olsun, kucaklayıcı, sarıcı bir dil kullanılmalıdır.)

Selâm (barış), Allah'ın, Kur'ân'da geçen 99 adından biridir.

"İslâm" aslında "teslimiyet" anlamınadır. Müslüman "teslim olan"dır. Neye teslim olan? Kök itibarıyla "silm" veya "selm" mastarı; "Kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak; teslim etmek, barış yapmak"tır. "Sulh için teslim olma" manası, daha sonra genelleştirilmiştir. 

(Ara not: Müslüman kelimesi, Arapçadan değil, Farsçadan Türkçeye geçmiştir; Farsçaya da Arapçadan. İslâmı kabul eden "müslim"dir. Farsça çokluk eki "-ân" (canlılar için "-ân", cansızlar için "-hâ" eki kullanılır. Ör.: Zenân = Kadınlar; dırahthâ = Ağaçlar.) Farsçadaki çokluk "müslimân", biz de teklik olarak "müslüman" olmuştur. Dilimizde çokluğu, bildiğiniz gibi, "müslümanlar".)

Gaziantep'te kına gecesini kana bulayanların IŞİD'ciler olduğu söyleniyor. Galip ihtimal öyle... "İslâm"ın adı, "barış"tan "katl"a mı dönüşecek?!

Bir tarafta PKK, bir tarafta Fethullahçılar, bir tarafta IŞİD'ciler... Hükûmet edenler, esip gürlemeden önce, ince ince düşünmelidirler: Biz nerede hata yaptık da üçlü terör (hatta dörtlü; birleşik sol gruplar da var.) her tarafımızda bomba patlatıyor, insanlarımızı katlediyor, ülkemizi istikrarsızlığa sürüklüyor?

"Nerede hata yaptık?" Evet, asıl cevaplandırılması gereken soru bu!

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları