İşin aslı budur..

A+A-
Behiç KILIÇ

Açılıp saçılmadan, şapkayı öne koyup şöyle bir gerilere bakmak lzım değil mi?.
Sorarsanız değil!.
Biz gene de hem soralım hem de şöyle geriye tur atalım..
Bugünlerde o günler “devletin sivilleri infaz ettiği günler!” diye sunuluyor bu durum, Türk devletinin tasfiyesi, PKK stratejisinin nihai hedeflerindendir, tümüyle bilinçlidir..
Çatışmada ölen PKK militanları, “infaz edilen siviller!..”
Hesaplaşmada ölen, PKK -devlete sızmış çete taşeronu uyuşturucu kaçakçıları- ise “demokratik arayışları nedeniyle öldürülen Kürt işadamları!..” diye, gazete ve tv haberlerinde anlatılıyor!..
Bu durum, aynı zamanda PKK çetesinin devlete karşı yürüttüğü kan davasının da intikamının alınmaya
başlamasıdır!..
AB kaynaklarının desteklediği bu projeye çanak
tutuluyor...
Biz, böyle bir ortamda o günlerden özetle iz sürmeye devam edelim...
Devletin infazından, karanlık örgütlenmesinden dem vuranların hiç üzerlerinde durmadıkları, yok saydıkları bazı olaylardan söz edelim..
DYP-SHP koalisyonu kurulmuş, Demirel Başbakan, İnönü yardımcısı...
Zanagiller, SHP kanalından TBMM’deler...
O günlerde İstanbul Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonu yapıyor.. Uyuşturucu baronu Savaş Buldan’ın evini basacak.. Evde, PKK bağlantılı külliyetli miktarda uyuşturucu var.. Polis eve giremiyor, çünkü içeride Leyla Zana ve kocası Mehdi de var!.. Leyla’nın dokunulmazlığı polisi durduruyor. Abluka sürüyor ama bir süre sonra İstanbul Emniyet Müdürü bizzat Başbakan’dan gelen talimatla operasyonu geri çekiyor!..
Zana ve o ekip, Apo adına Türkiye’yi kilitliyor... PKK militanları, Orhan Doğan’ın yanında TBMM’de dolaşıyor, yaralılar Ankara’da bu vekillerin kontenjanından tedavi görüyor!.. Leyla Zana, Apo’dan gelen “elçi!” yi DYP’li Urfa Milletvekili Sedat Bucak’a götürüyor... Apo’nun adamı, Leyla’nın aracılığı ile Bucak’tan aşiretini ve Siverek’i PKK çetesine terk etmesini istiyor, bu durum polis tarafından tespit ediliyor...
Koalisyon, bazı “açılımlardan” söz ediyor, patronlar federasyonları dillendiren “raporlarla” ortaya çıkıyor, SHP mensubu gibi görünen bazı Kürtçü belediye başkanlarının çıkışları dikkat çekiyor (örn:dönemin Nusaybin bld başk) Ve Apo “tek taraflı ateşkesten!” bahsediyor... Eşkiyabaşına Türkiye’den gömlek takım elbise gravat götürülüyor, TBMM’deki adamları, Özal’dan mesaj götürdüğü söylenen birtakım tiplerle Apo basın toplantıları yapıyor (Bekaa’da)
Bu günlerde Başbakan Demirel, İstanbul Hilton Oteli’nde basın toplantısı düzenliyor.. Basın toplantısının başlayacağı sırada, gazetecilere bir haber ulaşıyor, “33 askerimiz, karayolunda sivil-silahsız birliklerine giderken baskın yemişler, şehit edilmişler” belli ki bu haber, daha Başbakan’a verilmemiş... Demirel bu faciadan habersiz, memlekete hakimiyetini anlatıyor “..isteyen istediği yere özgürce gitmektedir!.” diyor...
Özal’ın vefatı ile Demirel’in Köşk’e çıkışı... Çiller Başbakan...
Görüntü hoş değil...! Devlet Doğu ve Güneydoğu’ya yönetici göndermekte zorluk çekiyor... Dönemin komutanı, Eşref Bitlis’in yerine yeni komutan tesbitinde güçlük çektiğini söylüyor, bu görevi kabul etmek istemeyen bir üst rütbeli subayı azarlıyor.. (Bu görevden kaçan kişinin, daha sonra terfi alarak, 28 Şubat’ta öne çıktığı ve kendisini azarlayan Güreş Paşa’nın adını karargahlardan çıkarttığı biliniyor!..)
Bürokraside de durum farklı değil... Diyarbakır Bölge Valiliği için aday bulmak zorluğu yaşanıyor!.. (Bu göreve talip olan Ünal Erkan’ın fedakarlığı ve bölge halkıyla bütünleşen hizmetleri imdada yetişiyor.. Aynı şekilde askerlerde de benzer durumlar yaşanıyor, mesela Albay Osman Pamukoğlu, bölgedeki en önemli tugaya koşa koşa gidiyor, general rütbesi burada görevdeyken geliyor kurmayları ile dengeleri PKK aleyhine çeviriyor..)
Türkiye, PKK ile mücadelede daha etkin tedbirler için örgütlenme kararı alıyor... Mehmet Ağar, Emniyet Genel Müdürü oluyor, özel tim yapılandırılmaya başlanıyor...
Hedef Apo...
Bu nedenle MİT’te bir yapılanma düşünülüyor, “..kontr terör dairesi” gündeme geliyor.. ve Mehmet Eymür..
Çiller’e iki strateji kabul ettiriliyor, birincisi PKK’yı vuracak “böcek yiyen böcekler” denilen kontra...
MİT kontrterör dairesinin başına, MİT’ten ayrılma Eymür’ün yeniden getirilmesi...
İkinci uygulama Çiller’e ağır maliyet getiriyor!..

Yazarın Diğer Yazıları