İskenderun'daki asıl hedef

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Dünyanın herhangi bir ülkesine yaptığınız seyahatte sözde Ermeni soykırımı anıtı görseniz öfkelenirsiniz değil mi ? Şimdi birileri özür dileme telaşında. Bu konuya sonra değineceğiz. İki ülke arasında ekonomik, sosyal ve diplomatik ilişkilere rağmen bu anıtı kim dikti diye kafa yoranların çoğu Fransa’da cevabını Belediye Meclisi kararıyla diyerek alır. Dost ve müttefik (!)Fransa’nın irili ufaklı kent ve kasabalarında söz konusu anıtlara sıkça rastlarsınız. Ama bizim ülkemizde işlenen insanlık suçlarıyla ilgili anıt sayısı yok denecek kadar azdır. Yıllar önce Keçiören’de Belediye Başkanı Turgut Altınok Ermenilerin Karabağ ve Hocalı’da yaptıkları soykırım için anıt dikmiş, memleketimizde hergün sayıları artan Ermeniperverler tarafından eleştirilmişti.
 Neymiş efendim barış ve kardeşliğe gölge düşürüyormuş. Bunu televizyon dizilerinde tarihi fena halde çarptıranlar sıkça yapıyor. Gaziantep’te Karayılan’ın babasının Ermeni çetelerce şehit edildiğini herkes bilir. Ama dizide Karayılan’ın Kuvvacı arkadaşının Ermeni olduğu yalanı yutturulmaya çalışılıryor insanımıza.

Fransızların zulmettiği kentlerimizden birisi de İskenderun’dur. Limanı ele geçirip işgalin lojistik desteğini buradan yapan Fransızlar’ın çocuk, kadın, yaşlı demeden işledikleri cinayetlerin izleri henüz silinmemiştir. Vatanseverliğinden, Türk milliyetçiliğinden kimsenin şüphe edemeyeceği şehrin emin kişisi Belediye Başkanı Mete Arslan, Fransız mezalim anıtını deniz kıyısındaki en işlek caddeye dikerek yeni nesillerin tarihteki  bu acıyı hatırlamasını, İskenderun’u yenirden işgal etmeyi planlayanlara da sonucuna katlanması gerektiğini belirtmiş. Belediye Meclis’i kararıyla yapılan anıta önce bizim Dışişleri  karşı çıkmış. İki ülke arasında gelişen ilişkilerin zarar görebileceğini ifade ederek Mete Arslan’dan Fransız mezalim anıtından vazgeçmesi istenmiş. Ama adı gibi Mete soyadı gibi Arslan olan başkanı kararından döndürmek mümkün olmamış. Derken Fransız diplomatlar beraberindeki gazeteci heyetiyle belediyeyi ziyaret ederek tarihte yaşanan olayların tarihçilere bırakılmasını, bu anıtın açılması durumunda iki ülke arasındaki ilişkilerin zedelenebileceğini ifade etmişler. Söylediği her sözün, yaptığı her işin arkasında kale gibi duran Mete Arslan önce “Fransa’da kaç şehir ve kasabada kaç tane sözde Ermeni soykırımı anıtı olduğunu, sayılarını ve yerlerini söyleyin, sonra Fransız mezalim anıtı meselesini konuşalım” der. Rengi benzi kızaran heyet, “Bu konuyu basının önünde tartışmayalım” savunmasına çekilerek ziyaretin basına kapalı devamını ister. 

Terör örgütü PKK yandaşlarının yıllardır giremediği Türkiye’nin stratejik açıdan en önemli kentlerinden biri olan İskenderun’un Barzani ve Talabani’nin de denize açılan kapı olarak nitelendirdiği Irak’ın kuzeyinde kurulmaya çalışılan kukla devletin limanı yapılmasını planladığını sağır sultan ile duydu ama kilometre kareye düşen Ermeniperest, Rumperest, Fransızperest ve BOP işbirlikçileri yaklaşan belediye seçilerim için pusuya yatmıştı. 15 yıllık başkanlığı sırasında bölücülük tohumlarını kentte yeşertmeyen Mete Arslan, hedef tahtasına konularak linç edilmeye kalkışılıyor. Mete Başkan’ın astığı afişleri indirtemeyenlerin asıl hedefi Fransız mezalimi anıtını İskenderun’dan sökmek. Tabii bedelini kan ve gözyaşı ile ödemiş olan İskenderun halkı yerse.
Mete Arslan’ın şahsında tüm İskenderun’luların bayramını kutluyor ve yürekten selamlıyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş