İslam Çupi'li yıllar

Burhan AYERİ

Arnavut Kralı Zogo'nun akrabası olduğunu bilen sayısı azdır. Oysa soyağacında ismini görürsünüz. Uzun Tercüman yıllarımın en güzel anılarını onunla yaşadım. Kimilerine tuhaf gelebilir ama "küfrün ağzına yakıştığı isimdi". O konuda bir başka isim şair Can Yücel'di. Bazı "yağlayıp yıkamalar" cinayet işletir. İslam Çupi'ninkiler dokunmazdı. Sadece güldürürdü. Fenerbahçe hastalığını bilmeyen yoktu. Futbol aşkını Kanarya Sevgisine bağlamak mümkün. Bir dönem Türk Futbolu'na unutulmaz isimler yetiştiren Çapa'nın sahası artık yok ama oradan gelenler tarihe altın harflerle yazıldı. Şimdilerde hastane ek binası olan tarlamsı yerde Çupi'nin her anlamda yıldızlaştığına tanık olduk. Bu arada Erdoğan Şenay'ı da atlamayalım. Müthiş göğüs istoplarını bugün gibi hatırlıyorum. O sert zeminden, Milli Futbol Takımı'nın sorumluluğuna yükseldi. İyi de spor yazarı oldu.

...

İslam Ağabey'le yıllar yılı birlikte çalıştık. Kankalığımız Babıali'de Mükerrem Sarol'dan kiralanan gazete binasında başladı. Sefertası gibi havasız yapıda yaz ayları geçmek bilmezdi. Bu dönemde futbol şortuyla çalışırdım. Tam işe dalmışken, kapı açılır elinde bira şişesiyle İslam Çupi içeri dalardı. Her zamanki gibi üstünde sadece uzun beyaz donu olurdu. Anında bağırırdı: "Ben geldiiiiim". E-5'teki T binaya geçtik. Haber merkeziyle spor servisi aynı katta buluştuk. Biz yol tarafında onlar öğrenci yurduna bakan bölümdeydiler. Karşıdan karşıya her türlü sataşma yapılırdı. İslam Ağabey'e kurduğum tuzaklar hâlâ konuşulur. Nedense "Ayağında Kundura" türküsünden nefret ediyordu. Ben de bir gün bizim kattaki tüm radyoları paralel bağlattım. Özden Akbal arkadaşımız bu işlerden iyi anlardı. Organizasyonu üstlendi. Teybe İbrahim Tatlıses'in kasetini yerleştirdik. Kulağımız kirişte. Beklediğimiz telefonu öğle saatlerinde aldık; "Elinde soda şişesiyle yukarı geliyor". Demir merdivenlerden göründüğü an tuşa bastım. Dört bir yandan aynı ses gelmeye başladı; "Ayağında Kundura...". Şaşırdı, sonra en yakınındaki radyoya koşmaya başladı. İlk radyoyu yere vurup parçaladı. İkinciyi de aynı akıbete uğratınca beline yapıştım. Bana ettiği küfürün "bini bir para". Baskıyı biraz gevşetince ötekilere saldırmaya çalışıyordu.

İşi büyütüyoruz

Magazin servisimiz merdivenlerin hemen başındaydı. Semih Yurga'nın yanına gittim ve sordum "Tatlıses'i getirebilir miyiz?" Evet cevabını alır almaz, yeni oyunun planlamasına başladım. İbo'dan sözü aldık. Birkaç gün sonraya randevu verdi. O tarih geldi ve İbrahim Tatlıses'i yukarı aldık. İslam Çupi hiçbir şeyin farkında değil yazıya oturmuştu. Her zamanki gibi bir hattat çizimiyle koca koca harflerle destan yazıyordu. Tercüman'a sessizlik hakim oldu. Sadece alt kattaki teleksleri duyuyoruz. Neredeyse tüm gazete bizim katta. Semih, İbo'ya onu gösterdi. Meraktan öleceğiz; ne yapacak? Çupi sonunda Tatlıses'i fark etti. Cin gibi. Kalabalığın niye toplandığını anladı. Ayağa kalkıp "İbo hoş geldin" deyip, boynuna sarıldı. Çupi'nin yüzü, İbo'nun sırtı bize dönüktü. Arkaya doladığı sağ elini "Brezilyalıların Zafer İşareti" şekline soktu -baş parmağını ikinci ve üçüncü parmağının arasından geçirdi- ve bana doğru sallamaya başladı. O anda kahkahalarla alkışlar birbirine karıştı. O kadar uğraştığım oyun geri tepmişti. Golü yiyen ben olmuştum. "Seni getiren kara tren devrilsin" diye atmadık bip bırakmadığı Tatlıses'i şapur şupur öperek uğurladı. Sonra bulduğu bir sopayla bana saldırmaya başladı. Kafama sırtıma vurup durdu.

50 lira versene

Erkan Yiğit "Baba 50 lira versene" esprisini nereden çıkardı bilmiyorum. Ancak en uzun süreli "gırgır malzemesi" bu oldu. Herhangi bir ortamda "İslam Baba 50 lira versene" diye bağrılsa küfürü basardı. Hem de kapısı açılmadık cinsinden. Süleyman Demirel'in bir ziyaretini bu yüzden ayrı bir yere koyarım. Demirel'in sohbet ettiği grubun arasında Çupi de vardı. Tam bu esnada makine dairesinden bir genç bağırdı; "İslam Abi 50 lira versene". Çupi bu, durur mu. Bastı gamatayı; "Hass... lan". Süleyman Baba bizden muzur duymamazlıktan gelme numarası yapıyor ama kahkahasını tutamadı.

İslam Çupi ile ilgili o kadar fazla anım var ki hepsini toplasam kalın bir kitap olur. Buraya bugünlük bunları sığdırabildim. İleride yine ondan bahsetme sözü verip iyi pazarlar diliyorum.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş