İsmail Türüt mü, Soner Yalçın mı kafatasçı?

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Ozan Arif “Plan yapmayın plan” adlı bir şiir yazdı. Özgün sesiyle de İsmail Türüt okudu. Karadeniz üzerine yapılan emperyalist müdahalelere dikkat çeken çok güzel bir sanat eseri ortaya çıktı. Türkü malum çevrelerde büyük bir paniğe neden oldu. Suçüstü yakalanma psikolojisi içindeki çevreler türküyü büyük bir maharetle  “katili övmekle”  suçlayıp kendi amaçlarına göre çarpıttılar. Sonra bu malum odaklar aralarında iş bölümü yaparak iftira ve kinlerini belirli aralıklarla gazete sütunlarına ya da ekranlara taşıdılar. Aslında iyi de yaptılar. Çünkü türküyü dinlemeyen ve dolayısıyla yapılan planlardan haberdar olmayan da böylece kalmamış oldu.
Sayın Türüt’ün okuduğu bu türküye, bir takım ajan/provokatörler aşağılık bir klip uydurarak türkünün etkinliğini kırıp, onun tartışmaya açılmasını sağladılar. Aslında bu türküyü bahane ederek İsmail Türüt/Ozan Arif nezdinde Türk milliyetçiliğine yönelik iftira ve eleştiride bulunanların bu aşağılık klibi uydurmuş olmaları çok muhtemeldir. İsmail Türüt ve Ozan Arif bu klibi şiddet ve nefretle reddederek klibi çekenler hakkında suç duyurusunda bulundular. Kendilerinin ırkçılıkla, kafatasçılıkla ya da cinayeti ve katili övmekle ilgilerinin olmadığını her platformda dile getirdiler. Ancak malum koro hakaret, iftira, isnat ve ipe sapa gelmez iddialarla tartışmayı sürdürmeyi devam ettirmektedir. Medyanın malum kesiminin aralıksız linçe tabi tuttuğu İsmail Türüt ve Ozan Arif’e yönelik son saldırı, eski Aydınlıkçı, yeni  “Efendi”  ve  “Beyaz Türkler”  kitabının yazarı Soner Yalçın’dan geldi.  
Soner Yalçın, İsmail Türüt’e “Türk milliyetçisi olduğunuzu söylüyorsunuz; peki siz Türk müsünüz?” diye soruyor ve “Kim daha iyi Türk, gelin kafatasınızı ölçelim” diyor. Bu bağlamda son derece yakışıksız, demogoji, istihza ve polemik içeren banal bir yazı kaleme alıyor.
Soner Yalçın işin içine Mehmet Akif, Namık Kemal, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Cenap Şahabettin, Ziya Gökalp vb. katarak Türk olmadığını ileri sürüyor. Kimi gerçek kimi söylenti kimi de dedikodu olan bu iddiaları birbirine karıştırarak son derece kaba bir üslup içinde sözüm ona İsmail Türüt’e ders veriyor (!). Soner Yalçın’ın yukarıdaki kişilerle ilgili olarak ortaya attığı iddiaların her cümlesinin hilafı hakikat olduğunu söyleyenler de var. Dünyası  “komplo”  olan insanları tatmin edecek tek olgu, komplolarıdır.
Ancak varsın yukarıda ismi geçen ve dahası geçmeyen kişiler Türk değil de başka soydan gelsin ne fark eder? Önemli olan onların hangi etnisite, ırk, soy, din, dil ya da kimlik sahibi oldukları değil hangi millete hizmet ettikleri değil midir?  Soner Yalçın, “İsmail Türüt sürekli medyaya çıkıp Türk milliyetçisi olduğunu söylüyor. Türüt’ün yolundan yürüdüğü ırkçı ağabeyleri öyle sözlere filan inanmazlardı. Ellerine cetvel, pergel alıp kafatası ölçümü yaparlardı”  diye bütün milliyetçilere yönelik ipe sapa gelmez türden isnat ve iftiralarda bulunmaktadır. Soner Yalçın kasıtlı olarak milliyetçilikle ırkçılığı birbirine karıştırıyor. Irkçılıkla milliyetçiliğin aynı şey olduğunu söylemeye getiriyor. Milliyetçiliği kafa, kan, kıl, tüy, etnisite, ırk, soydan ibaret bir olgu olarak gösteriyor.
Halbuki kendisinin antisemitik, dönme/devşirme, beyaz Türk/siyah Türk ayrımı yapan  “Efendi” adlı eserin altında imzası vardır. Soner Yalçın paranoyakların bile yapmadığını yaparak, öteden beri Türkiye tarihinde önemli roller üstlenmiş her kişiyi “sebatayist” ilan etmiş bulunmaktadır. Onun yazdıkları hakkında daha önce çalıştığı işyeri olan Aydınlık dergisinin iddialarına burada yer vermeye gerek bile duymuyoruz! Hatta onun kişiliği ile ilgili olarak eski çalıştığı işyeri olan Aydınlık dergisinin yönelttiği iddiaları da es geçiyoruz.
Ancak her önüne geleni sözüm ona köküne, ırkına, tabi olduğu soya, devşirme, dönme olup olmamasına göre sınıflamakla kalmayıp aynı zamanda yargılayan bu zatın, bir de dönüp İsmail Türüt ya da Ozan Arif’i ırkçı olarak nitelemesi ilginç değil midir. Böyle birisinin başkalarını, kafatası ırkçılığıyla suçlaması ne kadar tutarlıdır? Soner Yalçın “Kim daha iyi Türk, gelin kafatasınızı ölçelim” diyor! Sayın Soner Yalçın eğer böyle bir ihtiyaç duyuyorsa önce kendi kafatasını ölçmesi gerekmez mi? Eğer ölçtüyse ne kadar Türk olduğunu kendi ölçütlerine göre Türkiye kamuoyuyla paylaşması gerekmez miydi? Hekimler yıllar önce kafatası ölçümlemekle meşgul olanların kafadan rahatsız olduklarını teşhis etmişlerdir.
 İlahi Soner Yalçın, İsmail Türüt ne anlar, dolikosefalik ya da brakisefalik kafatası ya da antisemitizmden? İsmail Türüt belki de hayatında ilk defa “dolikosefalik” ya da “brakisefalik” tabirlerini sizden duymuştur. İsmail Türüt antisemitizmden falan da Sayın Yalçın, sizin kadar anlamaz. Çünkü O, sebataycılık, ırkçılık, kafatasçılık, siyah Türk/beyaz Türk ayrımı yapmamış, sanatıyla konuşmuştur.
Sizin yapmanız gereken de İsmail Türüt’ün söylediği türkünün içeriğini tartışmak olmalıydı. Karadeniz’de plan falan yapılmadığını kanıtlamaktı. İsmail Türüt’e hakaret etmek ya da küçümseyerek kardeşliğe ve barışa hizmet etmiş olamazsınız! Siz ve sizin gibilerin iftira ve ithamlarına ve saptırmalarına rağmen Türüt’ün türküsü, millete mal olmuştur! Önemli olan da budur!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları