İsrail Büyükelçisi'nin Karadeniz'de işi ne?

İsrafil K.KUMBASAR

İsrail’in Karadeniz bölgesine karşı gösterdiği aşırı ilgi, nihayet bölge halkının sabır sınırlarını zorlamaya başladı.
Göğsüne ‘ay-yıldızlı’ bir kravat iğnesi iliştirerek bölgeye ani bir çıkarma yapan İsrail Ankara Büyükelçisi Gaby Levy, konferans vermek üzere gittiği Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde, “Katil İsrail”  sloganları atan vatansever öğrencilerin ‘yumurtalı’ saldırısına uğradı.
Neye uğradığını şaşıran Levy, ziyaretini kısa keserek apar topar Trabzon’dan ayrılmak zorunda kaldı.
Olayın ardından Yedioth Ahronot gazetesine bir açıklama yapan İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yossi Levy, aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Bu Trabzonvari bir saçmalıktır. Protestolar ve düşmanca tepkiler bizi korkutmuyor. Bunu yapanların amacı, İsrail’in yerel halka mesajını iletmesini engellemekti. Ancak bizi durdurmalarına izin vermeyiz.”
Peki İsrail’in bölgenin yerel halkına iletmek istediği ‘mesaj’ nedir?
Yoksa, ‘vadedilen topraklar’ arasına Karadeniz bölgesini de dahil ettiler de, bizim haberimiz mi yok?

* * *

Yeşilin bir ‘dantel’gibi işlendiği, ‘el değmemiş’ doğal güzellikleri ile bilinen Karadeniz bölgesine yabancıların ilgisi her gün biraz daha artıyor.
Son yıllarda bölgeye gelen yabancı turistlerin çok önemli bir bölümünü, dikkat çekici bir biçimde ‘İsrail vatandaşları’ oluşturuyor.
Bu kişiler, ‘yerleşim merkezlerine’ uğramadan, sürekli olarak ‘dağlarda’, ‘yaylalarda’, ‘vadilerde’ geziniyorlar.
Peki, İsrail vatandaşlarının ilgisini bölgeye yönelten asli sebep ne ola ki?
Bölgenin kendine has olan ‘doğal’ güzellikleri midir?
Yoksa işin arkasında başka bir iş mi var?
‘Turist’ kimliği altında bölgeyi mekan tutan İsraillilerin büyük bir bölümünün, ‘biyolojik’ araştırma laboratuvarlarında çalışan kişilerden oluştuğu iddia ediliyor.
Bu kişiler, bölgenin ‘doğal güzelliklerinden’ daha çok ‘flora’ (bitkiler) ve ‘fauna’ (hayvanlar) yapısı ile ilgileniyorlar.
‘Toprak’, ‘su’, hatta ‘taş’ yapısı üzerinde aylarca süren inceleme yapıyorlar.
Dünyanın başka bölgelerinde yetişmeyen bazı bitkileri köklerinden söküp götürüyorlar, bazı bitkilerin ‘tohumlarını’ topluyorlar.
Bazı İsraillerin ise ‘insanlar’ üzerinde yoğunlaşmaları dikkat çekiyor.
Zeka seviyesi yüksek olan işsiz gençleri tespit ederek, ‘iş bulma’ vaadi ile İsrail’e götürüp ‘beyin yıkama’ eğitimine tabi tutuyorlar.

* * *


Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, korumaları ile birlikte paldır küldür makam odasına dalan İsrail Büyükelçisi Gaby Levy’i aynen şöyle uyarıyordu:
- “Bölgeye gelen İsraillilerin sayısında büyük artış var. Ancak bu kişiler, her nedense kent merkezlerine pek fazla uğramıyorlar. Doğaya zarar verdiklerine dair sık sık şikayetler alıyoruz. Başlarına herhangi bir hadise gelsin istemeyiz.”
Sohbet sırasında gelişen bu sözler, Türkiye’deki ‘İsrail lobisini’ çılgına çevirirken, ‘Davos Fatihi’ namı ile bilinen Tayyip Erdoğan’ı da bir hayli rahatsız etti.
Olup bitenlerden haberdar olur olmaz, telaşla hemen telefona sarılan Erdoğan, ne yapmıştır dersiniz?
- “Aferin canım kardeşim, bir yerel yönetici olarak, bölgenin flora ve fauna yapısını bozmaya çalışan bu adamlara haddini iyi bildirdin” mi demiştir?
Yoksa, “Benim siyaset icabı göstermelik çıkışlarımı ciddiye alıp da neden böyle bir densizlik yapmaya kalkışıyorsun?” diye fırçayı mı basmıştır?
Sizce hangisi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş