İsrail'e 'resti' çeken iktidar mı asker mi?

İsrafil K.KUMBASAR

2001 yılından bu yana Konya’da gerçekleştirilen ‘Anadolu Kartalı’ tatbikatından İsrail’in çıkarılmasının ardından Dubai’den yayın yapan El Arabiye televizyonuna konuşan BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, aynen şöyle buyurdu:
- “Halkımızın vicdanını göz önüne aldık. Çünkü halkımız İsrail’in katılmasını istemiyordu. Bu nedenle yetkililerimizle istişarelerde bulunduk ve tatbikatların İsrail katılmadan yapılmasına karar verdik.”
Peki gerçekten öyle mi?
‘ABD/AB/İsrail’ eksenindeki teslimiyetçi politikalara ‘taşeronluk’ etmenin dışında, dış politikada herhangi bir varlık gösteremeyen işbirlikçi AKP iktidarı bugüne kadar halkın ‘hangi sesine’ kulak verip de o sese uygun bir icraatın altına imza attı?
İsrail ile ‘askeri’, ‘ticari’, ‘ekonomik’ işbirliği antlaşmaları imzalarken, ülkenin kaynaklarını Yahudi sermayesine meze yaparken halka mı sordular?
‘Türkiye’nin egemenliğini’ Avrupa Birliği’ne devrederken halka mı sordular?
KKTC’yi Rum Kesimi’ne ‘peşkeş çekmeye’ kalkışırken halka mı sordular?
Irak’ın kuzeyindeki yönetim ile ‘diplomatik ilişki’ kurarken halka mı sordular?
‘Ermeni protokollerinin’ altına alelacele imzayı basarken halka mı sordular?
Ne yazık ki hayır!

* * *

Gerçeği, yine ‘İsrail basını’ ortaya çıkardı.
Tel-Aviv’de yayınlanan Yedioth Ahronot gazetesinde yer alan haberde şöyle denildi:
“İsrail ordusu, Türk Genelkurmayı’nın ‘Anadolu Kartalı’ tatbikatını iptal etmesinin arkasında, İsrail’i tatbikata dahil etmeme isteği olduğunu öne sürdü. Ordudan yapılan resmi açıklamada, İsrail’in şikayeti üzerine ABD’nin İtalya ile birlikte tepki olarak tatbikattan çekildiği iddia edildi.”
Jerusalem Post gazetesine konuşan İsrailli bir askeri yetkili ise, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail’e ‘Siz katılmıyorsunuz’ mesajı Türk ordu yetkilileri tarafından iletildi. Gerekçe olarak İsrail’in tatbikata göndereceği uçakların, ‘Gazze Operasyonu sırasında sivil hedefleri bombalamış olması olasılığı’gösterildi.”
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek de, Zaman gazetesine aynen şu açıklamayı yaptı:
- “Tatbikat hava kuvvetlerinin bir etkinliği. Etkinliğe kimlerin katılıp katılmayacaklarına kendileri karar verir, Genelkurmay da uygun görür. Hükümetin bu konuda bir müdahalesi mümkün değildir.”

* * *


İsrail’in Türkiye ile imzaladığı karşılıklı anlaşmalara rağmen, ‘taahhütlerini’ yerine getirmeyip, ‘kendi kafasına’ göre hareket etmesi yüzünden, son zamanlarda Türk Genelkurmayı ile İsrail Ordusu arasında ‘soğuk rüzgarların’ estiği biliniyor.
Bu gerginlik, zaman zaman bazı İsrailli kuvvet komutanlarının ‘Türkiye aleyhine’ yaptıkları açıklamalara da yansıyor.
Ama her şey günışığı gibi apaçık ortada iken ‘Davos Fatihi’ ve de ‘Dünya Lideri’ namları ile meşhur Tayyip Erdoğan, yine her zamanki alışkanlığı ile tamamen askere ait olan bir karardan kendisine pay çıkarmaya çalışıyor.
Oysa, dünya alem biliyor ki, ‘kağıt üzerinde’ ne kadar düzenlemeye gidilirse gidilsin, Türkiye’de hâlâ hiçbir iktidar, ‘askerin rızası’ olmadan, stratejik planlamalarla ilgili herhangi bir iş yapmaya kalkışamaz.
Demek ki asker, Yahudi lobilerinden ‘cesaret’ madalyalı iktidar sahiplerine rağmen. ‘istediği yerde’, ‘istediği zaman’, ‘istediği tepkiyi’ koyabiliyor!
Peki, aynı asker, ‘ABD/AB/İsrail’ ekseninde yürütülen ‘ihanet’ politikaları karşısında neden kesin bir tavrı alamıyor?
Neden?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş