İstanbul Hukuk Fakültesi'nde neler oluyor?!

A+A-
Behiç KILIÇ

Bugün 19 Mayıs...
Günün mana ve önemi malum...
1919’un bu yıldönümünde halimiz malum.. Ben bu malum halimizin malul bir durumunu izninizle bugün size arz edeceğim..
Bir süredir öğrencilerden mesajlar alıyorum, bunların sayısı sıklaştı bu nedenle konuyu köşeye taşıdım..
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile ilgili bana ulaştırılan bilgilerin araştırılacağını umarım..
En azından bu güzide merkezin PKK militanlarınca kullanılan alan haline gelmesi iddiaları araştırılacaktır  her halde..
Öğrencilerden aldığım mesajlar doğrultusunda bilgiler şöyle..
“Bu dönemin başında yürürlüğe giren öğrenci affından sonra okula organize biçimde tekrar giren PKK’yla bağlantılı olduğu bilinen kişiler, fakültemizin tüm huzurunu kaçırmaktadır ve öğrencilerin can güvenliği konusunda herkes son derece endişelidir. Son 1 haftada yaşanan korkunç olayları özetlemek gerekirse...


Olaylar....
* Her gün Atatürkçü ve vatansever öğrenci topluluklarının çalışmaları engellenmekte ve       çalışmaların yürütülmesi ne devam edildiği takdirde ölümle tehdit edilmektedirler;
* 8 Mayıs Cuma günü Hukuk Fakültesi kantininde 15 kişilik PKK sempatizanı grup, bir öğrenciye sopalar ve çeşitli kesici aletlerle 10 dakika boyunca saldırmışlar, güvenliğin araya girmesiyle  öğrenci arkadaşımız canını yaralı şekilde zor kurtarmıştır. Bu saldırı sırasında kantinde neredeyse sağlam masa ve sandalye kalmamıştır, orada bulunan diğer öğrencilerin can güvenliği tehlike altına girmiştir. Tüm öğrencilerin gözü önünde olan bu olaydan sonra PKK sempatizanı grup hiçbir şey olmamış gibi okulda kalmaya devam etmiştir. Genelde bahçede 20-30 kişilik grup halinde      bir arada dolaşarak,   orada olan tüm öğrencilere gözdağı vermeye  çalışmaktadırlar.
* 11 Mayıs Pazartesi günü, 17 Mayıs Cumhuriyet Mitingi tanıtımı için açılmış olan masanın üzerindeki Türk Bayrağı ve Atatürk posteri, PKK yandaşı bu gruplar tarafından sökülmek istendi ve en başta bunu başaramayan grup daha sonra fakülte dışarısından da toplamda 40 kişi toplayarak masanın etrafını çevirdi. “ Türk Bayrağı asanları okulda barındırmayacaklarına “ ve etkinlik tanıtımı devam ettiği takdirde masayı dağıtacaklarına dair tehditlerini savurdular.
* Aynı grup birkaç hafta önce ” Kürdistan faşizme mezar olacak “ sloganlarıyla okulun     etrafında yürüyüş  yaptı.”


Öğrenciler huzursuz...
Bana konuyu aktaran mesaj,  “Bu kişiler bu cesareti nereden almaktadırlar ve okul idaresiyle devletin kolluk kuvvetleri bunlara gereken müdahaleleri niçin yapmamaktadırlar?”  diye soruyor... Devamı da şöyle..
“Lütfen köşenizde bu gelişmelere yer veriniz, çünkü gerçekten İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde,
bu kişiler yüzünden öğrencilerin huzuru ve can güvenliği kalmamıştır. Buna karşı kamuoyu oluşturmak ve yetkililerin gerekli önlemleri    almasını sağlamak herkesin görevidir.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi gibi bağımsızlığın, hukukun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin simgesi     olmuş bir yerde, Türk Bayrağı ve Atatürk posteri astırmayacak kadar kendisinde
cesaret gören ve provokasyon yapan bu saldırgan gruplara karşı tüm öğrenciler ve öğretim üyeleri birlik olmalıdırlar. Çünkü bundan bir sonraki adım İstanbul Hukuk koridorlarında sözde ” Kürdistan “ haritaları ve bayraklarının asılmasıdır.
İstanbul Hukuk Fakültesi öğrencileri olarak Türk milletinin dar olanaklarıyla üniversitede okumanın bizlere yüklediği sorumluluk ile Atatürk’ün gençliğe hitabesinde belirttiği görevlerin bilincinde olarak faaliyetlerimize devam edeceğiz. Gücünü ilimden alan bizler, fikri hür vicdanı hür bireyler olarak, bağımsızlığımızın ve Cumhuriyeti’mizin simgesi olan Türk Bayrağı’na ve Atatürk’e olan saldırılara asla izin vermeyeceğiz ve buna karşı sonuna kadar direneceğiz. Tüm toplumun bu gelişmelerden haberdar olması ve bizlere destek olması için sizlerin de değerli yardımlarınızı bekliyoruz... En içten selam ve saygılarımızla.
 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencileri.”
Durum budur, yani üniversite öğrencilerinden  “okulumuzda PKK’nın ayak seslerini işitiyoruz!”  yolunda bir feryat vardır...
En azından araştırılacağı inancı ile bu satırlara yer verdik...

Yazarın Diğer Yazıları