İstanbul sahilleri dolup taşarken

A+A-
Gülay TUNÇEL

Kendi sağlığınız için fırsatınız var ise, biraz yürüyüşe yapmakta fayda var. Ben de sahilde böyle bir yürüyüş bitimi dinlenmek denizin güzelliğini, yeşilin hakim olduğu alanda doya doya doğaya bakmak için ilk bulduğum bankta oturup etrafı izliyorum.

Sahil kalabalık yerli-yabancı, Orta Doğu, Balkan, Suriye karışımı insan topluğu içinde yerimi alıyorum.

Her yer insan seli çim alanlarda bile boş yer yok..  Denize atlayanlar, balık tutanlar, çekirdek çitleyenler, gününü değerlendirenler, çayını, kahvesini içenler, restoran, lokanta ya da alışveriş merkezleri yerine sahilde tercih ederek akşam yemeği için randevu verenler vs...

Yeşil alanı kirletmeyiniz... Mangal yapmak yasaktır... gibi levhalar dikkat çekse de bunlara kulak asan pek yok. Eş, dost, çoluk, çocuk kendilerince hazırlanıp gelmişler. Çimler üzerinde sere serpe yatıyorlar, ailecek semaverden demlenmiş çayın keyfini yapanlara da imrenmemek elde değil. Herkes ortamın kalabalığından, gürültüsünden, sıcak ve mangal dumanının etrafa yayılan buram buram kokusuna aldırış etmeden anın tadını çıkarmanın keyfini yaşıyor. 

Büyükler yemeklerini, böreklerini, belki gün içinde erkenden hazırlamışlar. Herkes ne yaptıysa sepetinden sofra bezine koyuyorlar.. Maşallah beş yıldızlı otellerde böyle çeşit yok.. Karşı değilim, çok da keyifli oluyordur ancak temiz bırakılmadığında, görgüsüzlük yapıldığında, hele içki şişeleri etrafa saçıldığında bir çevreci ve Yeşilaycı olarak canım sıkılıyor.

Sıra mangal ustasının marifetlerine gelince film biraz burada kopuyor. Hanımlardan birinin sesini yükselterek kocasına çıkıştığına tanıklık ediyorum.... Etlerin iki saattir pişiremediğini bahane edip kocasına söylenip fırsattan istifade ile başka konulara girip adamcağıza olmayacak laflar, sözler söylemesi bir  anda herkesin dengesini bozuyor.

Adama valla üzüldüm...

Eve dönüşte ne olur bilemem tabii ancak!..  Eşinin sağduyulu davranıp sesini çıkarmaması ortamda huzuzun kaçmasını önleyip atmosferi biraz  yumuşattı diyebilirim. Tahminim bu tartışmanın altyapısı önceye dayanıyor ki, hanımın lafları havalarda uçuşuyor.. Durumları hiç açıcı değil.. Etrafındakiler tahminim; huysuz, sinirli hanımın geçimsiz olduğunu biliyor ki, kimse müdahale etmiyor. Sessizlik hakimiyetini koruyor. Fazla yüz göz olunmuş sanırım.. Beyin sakin, efendi, sessiz duruşu, iyi niyet rollerini değiştirmiş sanki.. Tabii bilemeyiz ne yaşadıklarını.. Hanımın eşine ve etrafa saygısızlığı hiç hoşuma gitmedi. Neyse.. Tanımadığım hanıma sinir oldum, benim bile keyfim kaçtı.. Oturduğum banktan yavaştan uzaklaştım.

***

Yürüyüşe yavaştan devam ederken...

İki beyefendi ellerinde boya-badana malzemelerini almış olarak sahilden evin yolunu tutuyor belli ki.. Aralarındaki diyaloğa kendimi kaptırıp peşlerinden yürüyorum:

-Her sene kendim yaparım temizliğiyle badanayı..

-Hanım hiç istemez yapmamı, beğenmiyor..

-Batıracağım diye yeni mobilyaları..

-Onları tatile yazlığa gönderdim.

-Fırsat bu fırsat..

-Malzemeyi aldım.

-Dört yüz elli tuttu..

-Badanacı bin altı yüz istedi..

-Borçlar var..

-Uymadı..

-Bin lira kârım var..

-Aksilik olmazsa tabii..

-Yavaş yavaş iki değil de üç günde kendim bitireceğim.

-İki yıldır badana yapamıyoruz..

-Aksilik, hastalıklar vs..

-Denk geldi iznimde..

-İyi olmuş..

-Bizim hanım çok becerikli on yıldır evliyiz..

-Ben bilmem badana işini..

-Hep kendi yapar.. Hem de çok güzel..

-İyiymiş, şanslısın Ömer..

-Valla haberim bile olmaz..

-Akşam bir gelirim..

-Temizlik, badana yapılmış..

-Oh mis gibi..

-Bizimki hayatta izin vermiyor ondan kaçamak gizli sürpriz yapayım dedim. Yıllar önce birlikte badanaya kalkıştık.. Aksilik kova döküldü. Evin parkeleri kapılar boya olmuştu.

-Hâlâ söyleniyor.

-Yoksa yapamayacağımdan değil çok evhamlı oluşu, çok titiz olunca bana stres yaptırıyor..

-Üzme yengeyi sen de ver usta yapsın..

-Ahmet'i ara, çağır iyi ustadır.

-Aradım da köye gitmiş.

-Hasat toplama zamanı annesine yardım edecekmiş.

-Uymadı geliş günleri.

-Neyse hallederiz inşallah.

-Karışan olmayacak en azından yavaş yavaş biter.

Konuşmalar kalabalıkta karışıp gidiyor... İlerliyorum...

Çok güzel gelin ve damat çiftini görüyorum. Keyfim yerine geliyor. Bu gelin ve damat için konuşulanları haftaya sizlere paylaşmak üzere iyi pazarlar diliyorum...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları