İstanbullu'nun klimalarla İmtihanı

A+A-
Burhan AYERİ

Emlak vergilerine zamlarla ilgili yazım epey ses getirdi. Hatta, ne kadar eksik bıraktığımı şimdi daha iyi anlıyorum. Örneğin Sarıyer'deki artırım Beşiktaş'tan farksız. Hatta daha fazla. Fatih Belediyesi Meclis Üyesi Fazıl Uğur Soylu'nun, ilçesindeki durumla ilgili yayınladığı mesaj feryatların boyutunu çok net ortaya koyuyor:

 "*2016-2017 yıllarında alımgücü çok azaldığı halde, ilçemizin en önemli gelir kalemi turizm başta olmak üzere bir çok sektörde ödenen ücretler dibe vurdu. Bu ekonomik gerçek ortada iken belediyenin yaptığı yüzde 600'lük emlak vergisi artışı halkın durumuyla tam tezattır.

*Yeni emlak vergilerine ülke çapında tepkiler sürerken Fatih'in durumu diğerlerinden daha kötü. Halkımız haklarını mutlaka yargı yoluyla aramalıdır.

*Kentsel dönüşüm/Yenileme projelerinin mağduriyetiyle vatandaşlarımız mahkeme kapılarında perişan olmuşken, şimdi de aşırı emlak vergisinden kurtulmak için çareyi yine aynı yolda aramak zorundadır. Bakalım Fatihli'ler Beşiktaş gibi tek ses olarak mücadele edebilecek mi? Önemli olan bu."

 

* * *

Keseci şart oldu

 

Çevreciliği çağrıştırsın diye yeşile boyanan otobüslerin ortak sorunu, klimaları. Büyük bölümünün havalandırma sistemi bozuk. Size somut bir örnek vereyim. Geçtiğimiz Cuma günü Akmerkez'in karşısından kalkan -Saat 14.00- Yeşil'de yine klima sesi duyulmuyordu. Vatandaşın biri parmağı ile aletin olduğu yeri işaret etti. Şoför, tek kelimeyle cevap verdi; "Sorunlu"! Bu tesadüf mü, yoksa boşvermişlik mi?

Gelelim Adalar'a deniz seferlerine. İDO bu işi "Gecekondu Formülü"ne bağladı. Malum derme çatma yerde verilen yolcu hizmetleri bir felaket. Adına şiirler-şarkılar yazılan martılardan nefret eder hale geldik. Burası "Martı Modeli" yapılıyor ya! Beşiktaş'taki Bahçeşehir Üniversitesi kampüsünün önündeki durum facia. İki tane eften püften klimayla sorunun halledileceğini sananlar iki seksen uzandılar. Geçici terminal Cağaloğlu Hamamı'na dönüştü. Dilim varmıyor ama bir adım sonrası Şengül Hamamı. Yolcuların sadece altıda biri içeri girebiliyor. Dışarıda öbek öbek bekleyenlerin yaşlı ve rahatsız olanları yerlere oturuyor. Aslında bunlar şanslı. Kazara içeri girenlere de mutlaka keseci lazım.

 

Geçici çözüm önerisi

 

Yolcuyu rahatlatacak formül ise ortada. Deniz araçları orada bekliyor. Yolcu hareket saatine 10 dakika kalmadan içeri alınmıyor. Bari yasaklı süre azaltılırsa, kısmi çözüm olur. Millet tekneye biner ve hamam şartlarından kurtulur. Böylesi cehennem sıcaklarının etkisi de hafifletilmiş olur. Başta Adalar'a gidecek olanlar, herkes dua eder. Bir bakarsınız 2019 Mart'ında oy bile verirler!

 

* * *

4/b'li memurun feryadı

 

M. Kemal Aktoprak önemli bir konuyu dile getiriyor. Benimle ilgili övgülerine teşekkür ediyorum. Haklı talebini ise herkesle paylaşmak istiyorum:

"Bu günlerde Hükûmet ve Memur Sendikaları arasında zam pazarlığı var. Umarım bekleyenlerin yüzünü güldürecek anlaşma sağlanır. Ama bizim gibi 657-4/b'liler için durum farklı. Çeşitli bakanlıklar ve belediyelerde sözleşmeli olarak istihdam ediliyoruz. Tam 4 yıldır kadro bekliyoruz. Özlük haklarımız, aynı işi paylaştığımız ve aynı meslek bilgisine sahip olduğumuz kadrolu personel ile eşit değil. Bu konuyu yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Jülide Sarıeroğlu'na iletirsen 4/b'lileri mutlu edersin."

Sanırım Aktoprak'ın isteğini yerine getirdim. Ancak bu konudaki en büyük engel ya da onay Devlet Bakanı Mehmet Şimşek. Bilindiği gibi Fatih Terim yollandıktan sonra "Tek Sorumlu" sıfatına sahip sadece o kaldı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları