İstanbul'un hamamları

Burhan AYERİ

Benim hamam yıllarım, babamın görev yaptığı kentlerde başladı. Mersin ve İskenderun'da zorla götürüldüğüm kadınlara aitti. İlkokulun üçüncü sınıfına geçtiğim gün direniş başlattım; "Ben gelmiyorum". Tam bir despot olan annem çatık kaşlarla bir süre düşündü ve sonra sadece "peki" dedi. Ağabeyimin Kuleli Askeri Lisesi sınavını kazanmasıyla babam dilekçe verdi ve aile İstanbul'a döndü. Nüfus kütüğümüz olan Fener Tahtaminare Mahallesi'ndeki evimize yerleştik. Aynı adı taşıyan "Tahtaminare hamamı" sefamız başladı. Haftanın 5 günü erkeklere açık olduğundan "babanı da getirseydin" şeklindeki laflara muhatap olmuyordum. Yıllar yılları kovaladı hatta evlenene kadar paklanmalarımı aynı yerde sürdürdüm. Yerin sahibi "Hamamcı Necdet" mesleğinin klasik tiplerinden değildi. İyi giyinir ve yüksek tahsilliydi. Tek takıntısı CHP karşıtı olmasıydı. Ben büyüdükçe onun siyasete çekme çabaları arttı. Bir gün patladım; "Necdet Ağabey, ailem İsmet Paşacı diye bana yükleniyorsun. Ancak ben Demirel'ciyim". Şaşırdı, gözleri fal taşı gibi açıldı. O günden sonra bana defne yaprağında yapılmış sabun, özel dokunmuş peştamal vermeye başladı.

...

Futbol oynuyoruz ya, antrenman ve maçlardan sonra duşları da kullanıyorum. Yeri geldi Beşiktaş'ın tarihi kadar eski Şeref Stadı'na değineceğim. Gündüz Kılıç gelene kadar, burada süzgeci olan duş yoktu. Soyunma odasını terk ederken bir sürü tahtakurusu ve pireyi beraberinizde götürürdünüz. Düşünün böyle bir ortamda Kartal kaç şampiyonluk kazandı. Buna mucize mi, yoksa renk aşkı mı dersiniz?

Tarihten bugüne

Kimi Batılı yazarlara göre hamamlar eski Yunan'da başladı. Bu kesinlikle doğru değil. Onlarınki saunanın atası. İlk Türk usulü hamamı Mardin'de Artuklularda görüyoruz. İstanbul ise bu konuda rekortmen. Sadece Mimar Sinan'ın yaptıklarının 16'sı şehrin merkezinde. 7'si Üsküdar ve Boğaz'da. Yine Sinan'a bağlanan bir sürü saray hamamı mevcut.

...

Hamamböceğini -ki bunların atom bombasında bile sağ kaldığını biliriz- ama hamam kültürünü tanımayız. Örneğin takunya ve hamam tası yapımı bile başlı başına sanattır.

...

Tas dedim ya, hemen bir anımı aktarayım. Ünlü Şengül Hamamı'nı duymayan kalmamıştır. Adı, eski tabirle "şaibelidir". Bir gün Cengiz Türedioğlu adlı arkadaşımla sırf muzurluk olsun diye buraya gittik. Gerekli aksesuvarları aldık. Kurnanın başına oturup, başladık yıkanmaya. Cengiz'in sesi saksağanları susturur. Şarkı söylemeye koyuldu. Bir yandan da bakır tası mermere vurup duruyor. "Yapma" diyorum dinlemiyor. Yaklaşık yarım saat kadar sonra hamamcı başımıza dikildi. İki plastik tas bırakıp, bakır olanları adeta çekip aldı. Arkasını dönüp uzaklaşırken "kalaylamaya göndereceğim" dedi. Neşemiz kaçtı. Hızla dökünüp giyindik. Tam yola çıktık aklıma geldi; "Yahu hamam tasları gıcır gıcırdı. Yeni kalaylanmıştı". Bu defa hamamcıyı biz kalaylamaya başladık.

Turistikler

Cağaloğlu Hamamı şöhretini yabancılara açılmakla kazandı. Amerikan barı olan, içki servisi yapılan yerdir. Tabii buna kadın-erkek birlikte yıkanıldığını ilave edebiliriz. Galatasaray'daki ise tamamen olmasa bile benzeşen niteliklere sahip.

"Hamama gider kurnaya,

Düğüne gider zurnaya,

Aşık olur"

sözleri şıpsevdiler için söylenir. "Hamamda deli var" ve "Hamamın namusunu kurtardı" yakıştırmaları dilimize yerleşen özlü sözlerdendir. Gelin Hamamı'nı bilmeyen yoktur Adak Hamamı'nın ne olduğunu anlamayan fazladır. Bunu açalım; "Adağı gerçekleşen kişinin hamamda eğlence düzenlemesidir".

...

Türk musikisi öncelikli edebiyatımızda sıkça Hamamizadelere rastlarız. Adana'nın Kozan İlçesi'ne bağlı Hamam Köyü'nün isminin nereden geldiğini eşrafı bile bilmiyor. Rivayetlerle geçiştiriyorlar. İlginç olan Japonya'nın 600 bin nüfuslu tekstil kenti Hamamatsu yaşayanları adlarının Osmanlı kökenli olduğunda ısrarcılar. Alın size Ertuğrul Firkateyni'nden sonra bir başka yakınlaşma sebebi.

***

* Dostlarımızdan aldığımız mesajlar genelde çok uzun. Bir de, doğrultma imkanı olmayan ihbarlar var. Bunları yayınlamamız mümkün değil. Lütfen e-postalarınızı bunlara dikkat edip yollayın.

* Coşkun Telciler'in yakaladığı espri hoşuma gitti. "Adı Osmanlıspor olan takımda 3 Türk, 8 yabancı oynuyor" diyor. Buyurun Telciler'in kurduğu takıma bakın:

99 Karcemarskas, 27 Umar, 2 Vrasjevic, 28 Dzon, 6 Mehmet, 35 Musa, 61 Numan, 10 Ndiaye, 24 Rusescu, 15 Pinto, 21 Prochazka.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş