İşte dünya Türklerinin buluşması...

Kürşad ZORLU

Merkezi İstanbul’da bulunan Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) son dönemde gerçekleştirdiği organizasyonlarla ön plana çıkıyor. Bana göre bunlardan en önemlisi, Türk Cumhuriyetleri ile akraba topluluklar ve Türk diasporasından da yoğun katılımların sağlandığı  “Dünya Türk Forumu” dur. Yaklaşık 60 ülkeden siyasetçi, aydın ve bilim insanlarının buluştuğu organizasyonun ev sahipliğini yapan TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, Türk Forumu’nu 7 yıl önce planladıklarını ve benzerlerine göre ilk kez Türk Cumhuriyetleri dışında bulunan  “diaspora”  temsilcilerinin dahil edilmesine vurgu yapıyor. Benim de konuşmacı olarak katıldığım ve genel anlamda olumlu gördüğüm bu organizasyonla ilgili eleştirilecek hususlar da bulunuyor.


Azerbaycan damgası
Azerbaycan Türklerini farklı kılan en önemli şey hitabet konusundaki başarılarıdır. Duygularla yüklenmiş, şiirlerle bezenmiş söz ve davranışlar sanırım onların uzmanlık alanı. TÜRKPA Genel Sekreteri Ramil Hasanov, pek çoğumuzun tanıdığı Tenzile ve Sabir Rüstemhanlı ile Ganira Paşayeva Türk Forumu’nda en etkili konuşmaları yaptılar. Sıra Azerbaycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimov’a geldiğinde Dünya Türk Forumunun 2011 yılı adresi belli oldu. Bakan İbrahimov forumun tüm masraflarını Azerbaycan’ın karşılamaya hazır olduğunu ifade etti ve salonda büyük alkış aldı. Bu arada yazarlarımızdan Sami Yavrucuk Bey de Azerbaycanlı konukların ilgi odağıydı.


Hamaset mi gerçekler mi?
Toplantıda Doğu Türkistan ve Kuzey Kıbrıs’ı temsilen az sayıda kişinin bulunması eleştiri konusu olsa da, davet edilmelerine rağmen Çin devletinden izin alamayan kişilerin de bulunduğunu öğrendik. Toplantı boyunca bazı katılımcıların ikiye bölündüğünü gördük. Bir kısmı  “hamaset yapmayalım, duygusal konuşmayayım, realist olalım”  derken bir kısmı da “bunlar olmadan Türk dünyası olmaz”  şeklinde yaklaşımlar sergilediler. Bazıları Türk Birliğinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını bile ifade etti. Doç İsmail Doğan “Türklüğe düşman Türk aydınları var” deyince her şey anlaşılmıştı. Nitekim Türk dünyasında artık “geleneksel” ve “yenilikçi” Türk milliyetçileri örtülü bir savaş veriyor.


MHP’yi Şenol Bal temsil etti
Hükümetin ve Cumhurbaşkanlığının temsil edilmediği Türk Forumu’nun siyasi konuşmalar bölümüne damgasını vuran kişi MHP Milletvekili Şenol Bal oldu. Şenol hanım, küreselleşme karşısında Türk Dünyasının maruz kaldığı tehlikeyi ve yapılması gerekenleri o kadar güzel özetledi ki; forum süresince akılda kalan en önemli konuşmacı oldu. Bunlardan biri de Doç. Dr. Hasan Ali Karasar’dı. Kırgızistan ve Küreselleşme meselesini son derece bilimsel bir üslupla aktardı. Bir ara Prof. Dr. Pınar Akçalı’nın AKP’yi eleştirmesi herkeste kısa süreli bir sessizlik yarattı ve eski bakan Sami Güçlü, Akçalı’ya cevap verme zorunluluğu hissetti.


Her yerde Rusça
Türk dünyasına yönelik organizasyonların konuşma dilinde Türkçe ve Rusça öne çıkıyor. İlk Türk astronot Toktar Aibekirov  “Biz yeni Rus sömürgesinden kurtulduk, şimdi Türk sömürgesi olmayalım, hepimiz eşitiz” dediğinde Rusça konuşuyordu. Hatta bir konuşmacı Türkçe bilmesine rağmen İngilizce sunum yapınca Hanım Hanımova’dan büyük tepki aldı.


TÜDEV’e alternatif mi?
Dünya Türk Forumu’nda konuşulan başka bir husus bu organizasyonun, TÜDEV tarafından düzenlenen “Türk kurultaylarının”  yerini alacağı dedikodusuydu. Ne derece doğru bilinmez ama 12. kurultayın bir türlü toplanamayışı ve gündemden düşürülmesi buradaki misafirleri böyle bir değerlendirmeye sevk etti. Bana göre Türk Kurultayı MHP tarafından bir an önce yeniden toplanmalı ve harekete geçirilmelidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş