İŞTE SİZE MİT'ÇİDEN BİR YOL HARİTASI -II-

Sadi SOMUNCUOĞLU

Egemenliğimizi de, milletimizi de istiyorlar
Kaldığımız yerden devam edelim.
7- 1982 Anayasasının Başlangıç bölümü tamamen çıkarılacakmış. (Bu bölümde hiçbir ayırım gözetmeksizin insanlarımız kucaklanmakta, milli devletimizin kuruluş felsefesi  Milletimizin yüksek kültür ve medeniyetine dayandırılmaktadır. Birliğimizin bozulması için etnik/ırk gruplarına göre ayrıştırılmamız gerekiyor. Bu bölüm bunun için kaldırılmalıdır.)
8- Bütün etnik gruplar eşitlik içinde; Anadolu Birliği, Mezopotamya Birliği veya Orta Doğu Birliği gibi ortak bir devlet çatısı altında toplanacakmış. (Şu cürete bakınız. Asırlardır bir ve bütün olmuş, bugün %98’inin dili, %99’unun dini, %100’nün kültürü bir olan bu milleti, önce etnik (aşiret) gruplara göre parçalayacak, sonra da bozduğumuz birliğimizi tekrar kurmak için, ortak bir çatı altında toplanacakmışız. Evcilik oynar gibi bir şey. Peki zorumuz nedir denirse? Cevabı şu: Gerçek gücün ve meşruiyetin kaynağı “bir millet-Türk Milleti” ortadan kaldırılmazsa, Haçlıların önü nasıl açılacak?) 
 9- PKK’nın ilan ettiği eylemsizlik sürecinin devamı için güvence olarak bütün bunlara AKP seçim beyannamesinde yer verilecek ve bir anlamda yeni anayasa seçmenin onayına sunulmuş olacakmış. (Teröristbaşıyla varılan anlaşmaya (imzalandığı ileri sürülen iki protokole) göre; operasyonların durdurulacağı (şu anda durmuş gibidir), KCK tutuklularının serbest bırakılacağı, (şu anda görülen dava gündemden düşürülmüş gibidir) diğer PKK şartlarının yeni anayasa ile karşılanacağı ve seçimlerden önce de bunun güvencesinin verileceğine dair haberler medyada fazlasıyla yer almaktadır. Zaten yetkililer de bütün bunları çeşitli şekillerde söylemekte ve bu sürecin 2002’de “PKK açılımı” çerçevesinde başlatıldığını açıklamaktadırlar.Yapılacaklar için AKP’nin seçim beyannamesini beklemek daha doğru olacaktır.)  
10- Bu düzenlemeleri kesinlikle kabul etmeyeceği bilinen, toplumun büyük kesimi, “Türkler” ikna edilecekmiş. Bu ikna zor olmayacakmış. Psikolojik yöntemlerle çok kolaylıkla sağlanabilirmiş. Hem de zannedildiğinden de kısa zamanda. (Türk milletinin saflığı meşhurdur. Ama bıçak kemiğe dayandığında neler yaptığı da malumdur. Yeter ki devletin ve milletin içine sürüklendiği beka tehlikesini görsün. Vatanı için canını vermekten çekinmeyen, bütün evlatlarını şehit verdiğinde bile ’vatan sağ olsun’ diyebilen anneler, babalar herhalde gereğini yapacaklardır. Gereği için de 2011 seçimleri var. Oylarıyla AKP’ye dur demeleri yeterli olacaktır. Bunun için seçmenin bilgilendirilmesi gerekiyor. En büyük görevin de başta Türk milliyetçileri olmak üzere bütün aydınlara düştüğünde şüphe yoktur.)
* * *
Aslında MİT’çinin anlattıklarına kimse yabancı değil. Cumhurbaşkanından Başbakana kadar herkes bölücü terör konusunda neler söyledi, idam mahkumunun yıllardır hücresinden örgütünü rahatça yönetmesine kimler izin veriyor, nasıl oluyor da PKK’nın siyasi kanadı TBMM’de Türk Milletine ve devletine fütursuzca meydan okuyabiliyor? Hepsi biliniyor.
Başbakan Erdoğan, hep anlatmadı mı? Türk de etnik bir gruptur. Aynen Kürt, Arap, Gürcü, Laz gibi. Bunların hepsi alt kimliktir, üst kimlik Türkiye (millet yerine coğrafya) vatandaşlığı olacaktır. “Kürt açılımı’nı 2002’de başlattık. Anayasa referandumunu bunun için yaptık. Sıra kapıdan girip odayı tanzime geldi. Bunun için de yeni anayasa yapacağız” demiyor mu? AKP Grup Bşk, Yrd. Bahçekapılı ve AB Komisyonu Bşk.Yaşar Yakış, kanunlardan Türk adının çıkacağını söylemiyor mu?
Bu durumda MİT’çinin rolü, sadece ilk defa bilinenleri proje haline getirip, bir bütünlük içinde izah etmekten ibaret kalıyor. Yani Türk’ü tasfiye eden “federal” bir rejime nasıl geçileceğini net bir şekilde öğrenmiş oluyoruz.
Sonuç: Projeye göre; Türk’ün bin yıllık milli devleti ve egemenliği elinden alınıyor. Arkasından Türk Milleti  “özeleştiri”  adı altında, kendini suçlayarak, aşağılayarak, manen çökertiliyor. Geriye bölünmüş, etkisiz, kimliksiz, dağınık bir yığın kalıyor.
Bunun adı da terörü önleme oluyor. Nasıl beğendiniz mi?
Bunları görüp, duyup da rahat uyuyanlara, gemisini kurtardığını zannedip kafasını kuma gömenlere, dünya nimetleriyle gününü gün edenlere ne diyeceğiz?
Buyurun siz söyleyin.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş