İşte yasa, işte kapı

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim yesi Yrd. Doç. Dr. Türkan Başyiğit’e dönük linci görünce ilk refleksim:
Cüzdanıma sarılmak.
İster istemez bir  “kimlik kontrolü”  ihtiyacı duydum;
Ben kimim? Neredeyim?
***
Ana adı... Baba adı... Doğum Yeri... Hadi bunlar  “iradem” dışında oluşmuş  “gerçek”ler.
Tamam...
Uyruğu:
T.C.
Aidiyet duymuyorsam bu ülkeye pekala koparabilirim/koparabilirdim bu  “vatandaşlık” bağını. Pekala söküp atabilirim/atabilirdim bana yüklediği sorumlulukları.
Yapmadığıma göre, üzerinde T.C. uyruklu yazan o  “kimlik belgesi”, benim devletle aramdaki  “sözleşme”ye uyacağıma/uymak zorunda olduğuma dair bir taahhüt aynı zamanda.
Sizin de öyle.
Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türklerin Ermenileri katlettiğini, Ermenilere soykırım uyguladığını ilan eden, kabul eden, bu  “iftira” yı  “ilmi gerçek”  sayan bir tek yazılı kuralı, kanunu, yasası yok.
Olmadığına göre bu ülkede  “Ermeni soykırımı yoktur”  demek -şimdilik- suç değil.
Bu da demek oluyor ki ne çıkıp da  “Ermeni soykırımı yoktur”  diyen bir akademisyeni, ne öğrencilerine  “Ermeni soykırımı olmadığını” öğreten bir akademisyeni, ne de öğrencilerine “Ermeni soykırımı olmadığını” ispat ödevi veren bir akademisyeni,  “sanık” yapamazsınız medya mahkemelerinde!
Ona bir  “suçlu”ymuş gibi davranamazsınız, kara propagandayla hakkında bu algıyı yaratamazsınız!
Değil haddinizi aşıp yargısız infaza kalkışmak, “suç”  olmadığına göre yargılayamazsınız bile!
***
Kanıma dokundu, paldır küldür öyle bodoslama girdim konuya ama bilmeyenler olabilir; özetleyeyim.
Efendim...
Yrd. Doç. Dr. Türkan Başyiğit, öğrencilerine bir ödev vermiş:
 - Ermeni sorunu, ortaya çıkışı ve sözde soykırım iddialarına karşı, Türkiye’nin soykırım yapmadığını belgelerle açıklayın...
Dersine devam zorunluluğu olmayan öğrenciler mağdur olmasın diye, onları da haberdar etmek üzere ödev konusunu duyuru panosunda da paylaşmış.
Günler, haftalar geçmiş; ortalık süt liman.
Ne hikmetse ödevin teslim gününde, sanki  “yeni”  bir hadise gibi -oysa hızlılıktır “haber”in temel niteliklerinden biri; “haber” diye sunduğun her şeyden önce “bugünün olayı” olmalıdır- CNN Türk ülke gündemine taşıdı Türkan Hoca’nın öğrencilerine verdiği ödevi.
Sonrası tahmin edebileceğiniz gibi gelişti:
- Irkçı!
- Faşist!
- Bilime aykırı!
Linç yetmez;
Fransa gibi bir de hapse atın, üstüne de 45 bin euroluk cezayı basın da, bu vesileyse devletin cebine açtığınız deliklerden birini de yamarsınız belki diyeceğim...
Yunanistan gibi yapın; tıkın kodese, bir bakan saati bile etmese de 20 bin euro da kâr kalır üzerine diyeceğim de...
Diyemiyorum işte, çünkü burası Türkiye!
Türkler soykırım yapmadı demek suç değil ama Türkleri  “soykırımcı”  olarak yaftalamak suç hâlâ ülkemizde;
İftira!
Hakaret!
Kime mi?
Kimilerinin tüyleri diken diken olacak tabii ama TÜRKLÜĞE!
***
Söyler misiniz bana, Ermeni diasporası, özürcüler ve milli şuur özürlülerce yürütülen  “Dört T Planı”nın sonuçlandırılması hedeflenen 2015’in arifesinde bir Türk bilim insanı ne yapmalıydı?
Amerikan destekli lobi soykırım iftirasını -hazmettire hazmettire- bütün dünyaya tanıtmak, Türkiye’de “tanınmasını sağlamak”  ve neticesinde talep ettikleri toprak ile tazminata ulaşmak uğruna Hollywood dahil, ruhu  “havuç” la beslenen Türkiyeli şarkıcı-türkücü-sinemacı-yazar-çizerler dahil, ne kadar Ermenici varsa  “kadrolu eleman” atayan iktidar dahil, engizisyondan -eh işte az buçuk hallice-  “uluslararası kuruluşlar”  dahil, dört koldan hücuma hazırlanırken, bunu bilen, gören bir Türk bilim insanı ne yapmalıydı?
Milletini, devleti hedef alan tezgahın bilimsel gerçekliğe dayanmadığını bile bile susacak mıydı?
Ağrı giderken el mi sallayacaktı?
Türkan Hoca hem akademik, hem de vatandaşlık görevini yaptı!
Ayakta alkışlanmalı!
***
Biz Erzurum’da, Iğdır’da, Van’da, Kars’ta, Adana’da, Gaziantep’te, Karabağ’da, Hocalı’da, Fransa’da, ABD’de; sadece Türkiye değil dünyanın dört bir yanında, fazlasıyla insanımızı feda ettik Ermeni mezalimine, terörüne, azgınlığına, şımarıklığına. Artı bir Türk’ün daha -üstelik de bir yalan uğruna- canının yakılmasına tahammülümüz yok bilesiniz.
İşte yasa, işte kapı;
Ya uyarsınız, ya gidersiniz!
Türklere katil diyene ödül, demeyene ceza veren, fıtratınıza uygun bir sürü ülke var gezegenimizde; madem Türkiye Cumhuriyeti yasalarını reddediyorsunuz, yolunuz açık olsun, karnınızı biraz da onlar
doyursun!

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları