'İstifaname' yahut bir 'iklim değişir, rüzgar yön değiştirir' hikayesi

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Bayılıyoruz  “balon”cuk kahramanlar yaratmaya;
Sonra gerçeğin dikenli yollarında pısssss; sönüveriyorlar.
Murat Belge “akil adam”lıktan istifa etmiş;
Bir alkış...
Bir “onurlu direniş”, “omurgalı duruş”  efsanesine dönüştürmeler...
Neymiş “Yedi düvele harp ilân etmiş, toplumun bir yarısını öbür yarının üstüne sürme tehdidinde bulunan bir ’iktidar’la karşı karşıyayız” demiş!
Breh... Breh... Breh...
Aynı iktidar;
Kendinden olmayan herkesi “darbeci” diye yaftalayıp “cadı avı”na çıkarken de “toplumun bir yarısını öbür yarısının üstüne” sürmemiş miydi;
Her  “Bir dakika ama bu haksız, hukuksuz, adaletsiz” diyen “darbe işbirlikçisi” ilan edilirken gıkını çıkıyor muydu Murat Belge’nin?
Aksine TSK’yı itibarsızlaştırma ve tasfiye sürecini “devrim” diye nitelendiriyordu hatırladığım kadarıyla!
2010 yılındaki referandum sürecinde Türkiye karpuz gibi bölünürken, oya sunulan paketin hiç ilgisi olmadığı halde başörtüsünden “Dersim”e, 12 Eylül sürecinde idam edilmiş gençlerden, işkenceye uğramış devrimci ve ülkücülere kadar her şey ve herkes  “toplumun bir yarısını öbür yarısının üstüne sürme” malzemesi yapılmak istenirken “dur” mu diyordu; “Yetmez ama Evet”  mi Murat Belge?
“Kemalizm’de akıl, fikir, eğitim yok...” derken, Atatürk’ü “deccal” görenleri, kendisini  “Atatürkçü” olarak tanımlayanların üzerine süren kimdi?
Ya  “süreç”!
 “Akil kişi” olarak benimsetmeye çalıştığı  “sürecin”  kendisi, Habur mesela, Oslo’da ortaya konan talepler, Diyarbakır Bağlar Meydanı’ndaki o kalkışma, PKK’ya  “Kuzey Kürdistan” ilanına varan cüret zemininin tesisi... Bütün bunlar “toplumun bir kesimini bir diğer kesiminin üzerine sürmek” değil miydi? Bölgeler, şehirlerden sonra mahalleler, sokaklar bu  “süreç”te ayrışmadı mı?
Hopa’da bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylardan sonra  “Hopa’daki gariban adamın bu kadar heyecanlanacağı bir durum yoktu. Yapay olarak pompalanan, ucu Ergenekon’a uzanan bir gerginlikti” yazabilmiş olan biri şimdi Gezi protestolarını hedef alan  “nefret dili”nden rahatsız olmuş öyle mi!
Peh!
Bu  “istifaname”nin asıl nedeni, iktidarın  “Gezi komploları”nın bir ucunun da Belge’nin de içinde bulunduğu Soros tarafından fonlanan vakıflara, “patronları”na uzanması olmasın sakın!
Ve yahut bir “rüzgar gülü” hassasiyetiyle  “iklim değişikliği”ni sezmesi!

 

+++

 

Acil şifalar diliyorum...
“Nizam-ı Cedit”  ve  “Apo Paşa”  açılımlarından sonra sizi şaşırtmayacaktır ama tarihe not düşmek açısından aktarmadan edemedim Mümtaz’er Türköne’nin dünkü Zaman’da yayınlanan şu cümlelerini:
“Murat Karayılan’ın Taksim eylemleri üzerine söyledikleri, iki taraf arasındaki karşılaşmayı tarafsız bir uzmanın değerlendirmesine benziyordu. Karayılan, eylemcilerin özellikle 13 Haziran günü yaptıkları taktiksel hatayı değerlendiriyor ve kendisi olsaydı yapacaklarını anlatıyor. Demek ki Türkiye, Kürt sorununu bitirdikten sonra, emekli askerî uzmanlar gibi PKK şeflerini kitlesel olayların çözümlemesinde uzman olarak kullanabilecek.”
Siz ne düşünürsünüz bilmem ama ben ümidimi tamamen kestim; fantezileri ve acil şifalar dileklerimle baş başa bırakıyorum kendisini.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları