İstiklal Mahkemeleri

A+A-
Altemur KILIÇ


Ankara İstiklal Mahkemeleri Üyeleri: Kılıç Ali Bey, Ali Çetinkaya, Necip Ali Bey ve Reşit Galip Bey Ve Cavit Bey Mahkeme huzurunda

İstiklal Mahkemeleri tutanaklarının açıklanıp açıklanmaması da, zaten dopdolu gündeme düştü ve kısır bir tartışma başladı! Korkarım bu Mahkmeler de  “Ergenekona” ve “gladyo”ya bağlanacak!
Benim rahmetli babam Kılıç Ali de önemli davaları gören, ağır cezalar, idam kararları (binlerce değil ) vermiş “Ankara İstiklal Mahkemesi”nin ünlü yargıçlarından, Üç Alilerden (Kılıç Ali, Ali Çetinkaya, Necip Ali) biriydi. Asker kökenliydi hukukçu değildi! Özel Kanuna göre TBMM üyeleri arasından seçilmiş ve Ali Çetinkaya’nın Başkanlığı’ndaki mahkemelerde görev yapmıştı... Ben onun bu göreviyle iftihar ederim...

O günün şartları
Babam bu mahkemelerin İhtilal Mahkemeleri, Fransız devrim mahkemeleri ve Rusya’daki Halk Mahkemeleri olmadığını, O günün şartları ve zorunlulukları içinde hakikaten  “Allahtan başka kimseden korkmadan” vicdanlarının emriyle görev yaptıklarını yazar!
 Hataları olmamış mıydı? Babam bunları da itiraf eder...
Bence bu hatalardan biri, Maliye Nazırı Cavit Bey’in idam kararıydı. Ben bu kararın acısını 7 yaşımdan beri bizzat yaşadım. Cavit Bey’in Oğlu Şiar, 1930 yılında ilkokul sıralarından beri yakın arkadaşım. Arkadaşlığımız 80 yıldır kesintisiz devam ediyor. Ben sağcı o solcu ama hiç ayrılmadık! Bu asıl Şiar’ın büyüklüğüdür. Beni, babamın, babasının idam hükmünü vermiş olmasından dolayı hiç suçlamadı. Hatta yıllarca bu konuyu hiç konuşmadık!
Uğur Mumcu ölümünden üç ay evvel bizi yemeğe davet etti ve Şiar’a “Bu adamın babası, senin babanın idam hükmünü vermiş. Nasıl yakın arkadaş olursunuz” diye sordu. Şiar da “Kılıç Ali Bey’i affedemem ama Altemur benim can dostum. Onun ne kabahati var” dedi.

İhtilallerin doğası
Cavit Bey, Mustafa Kemal’e İzmir’de suikast komplosundan idama mahkum edilmişti. Ama Atatürkçüdür ve Atatürk rozeti taşır.
Ailelerimiz dost olmamızı istememişlerdi ama olduk. Babama  sormuştum “Cavit Bey’i neden idam ettiniz”  diye. Cevabı  “Suikast komplosundan haberdardı”  dedi. Haberdar olmak herhalde idam edilmesine gerekçe olamaz. Ama bu dava, o zamanın şartları içinde bir İttihatçı darbesi ihtimaline karşı, ileri gelen İttihatçıların tasfıye edilmesine vesile yapıldı! Böyle şeyler, bütün ihtilallerin doğasında vardır! Ancak babalarımızın günahı bizim günahlarımız değil, kan davası süremezdik...

Tarihle hesaplaşmak!
Ve bugünlerde ben, Şiar’a babasının kayıp mezarını aramakta yardımcı oluyorum! Mezarı bulursak, bu ihtiyar halimde Ankara’ya gidip, mezarının başında rahmetli Cavit Bey’in ruhuna fatiha okuyacağım...
Şu sıralarda bir merak var; tarihle, resmi tarihle  “hesaplaşmak”, bu suretle Cumhuriyeti kötülemek hatta daha gerilere gidip köklerimizi sorgulamak ve kafaları karıştırmak! İstiklal Mahkemeleri tutanakları açıklanırsa, bu emellere hizmet olacak! Ben kendi adıma  “Tutanakların” açıklanmasına karşı değilim. Zaten gizli, utanılacak tarafları da pek yok. Zamanın gazetelerinde yargılama safahatı yayınlanmış ve tutanaklar sonra tarihçilere açılmıştı. Mesela değerli tarıhçi ve mahkemeler konusunda uzman Prof. Ergun Aybars arşivleri engellenmeden incelemiş ve bunlara istinaden İstiklal Mahkemeleri hakkında iki cilt kitap yazmıştı...

Tarihi doğru bilmeliyiz!
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin de  “şimdi sırası değil”  diyor. Profesör İlber Ortaylı da öyle. Çünkü zabıtlar Türkiye’nin bu karmaşık ortamında açıklanırsa, muhakkak suiistimal edilecek ve maksatlı olarak yorumlanacaktır. Ama zabıtlar açıklanırsa bu hesaplaşmak için değil tarihimizi doğru yerlere oturtmak için yapılmalı. Hatta öylesine iddialar dedikodular rivayetler vardır ki açıklanırsa bunlar açıklığa kavuşturulmuş olabilir. Munafıkları, müzevirleri tamamen durdurmasa bile!
Gelecek hafta, babam Kılıç Ali’nin İstiklal Mahkemesi anılarından özetler vereceğim.


ATATÜRK DİYOR Kİ
Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları