İyilikten maraz doğar

A+A-
Armağan KULOĞLU

Kıbrıs müzakereleri Rumların doyumsuz isteklerinden dolayı şansımızın yine yüzümüze gülmesiyle sonuçsuz kaldıktan sonra, GKRY güney bölgede doğalgaz arama çalışmalarına hız vermiştir. Ancak bu çalışmalara sürpriz bir ülke şirketi de ortak olmuştur.

Katar şirketi Rumlarla işbirliğinde

Türkiye'nin müttefiki olarak gördüğü Katar, Rumlarla işbirliği yaparak, Kıbrıs güneyinde GKRY'nin tek taraflı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgede doğalgaz aramak üzere anlaşma yapmıştır. Bu anlaşma Emirin kontrolündeki Katar Petroleum şirketiyle ABD Exxon Şirketi arasında Nisan 2017 'de imzalanarak yürürlüğe girmiştir.

ABD Dışişleri Bakanı'nın Exxon Mobil'in CEO'u olduğu dönemde, GKRY ile Exxon-Katar arasında bu ittifakın ilk adımlarını atıldığı söylenmektedir.

Türkiye'nin, S.Arabistan, Birleşik Arak Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır başta olmak üzere birçok körfez ve diğer Müslüman ülkeyi karşısına alarak destek verdiği ve isteği üzerine askeri bir üs de konuşlandırdığı Katar'ın yaptığı bu hareketi hoş görmek mümkün değildir.

Türkiye'nin, Rumlarla Akdeniz'de gaz arama konusunda işbirliği yapan ülkeleri anlayışla karşılamayacağını söylemesine rağmen, Katar'ın bu konuda geri adım atmaması bir vefasızlık olarak görülmektedir. KKTC'nin de yok sayılarak, Katar'ın yapmış olduğu bu anlaşmaya bir anlam verilememektedir.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın, S.Arabistan, Kuveyt ve Katar'a yapacağı seyahatte, Katar'ın yaptığı bu anlaşmayı da gündeme getirmesi ve bundan vazgeçmesi yönünde hatırlatma ve telkinde bulunması beklenmektedir.

Kıbrıs güneyinde sular ısınıyor

Özellikle Kıbrıs müzakerelerinden sonra güney bölgede, GKRY'nin doğal gaz aramalarına hız verecek tarzda faaliyete geçmesi, bu bölgede suların ısınmasına neden olmuştur.

Türkiye bölgeye şimdilik izleme maksadıyla bir firkateyn göndermiş olup, bütün faaliyetleri rapor etmektedir. Bu kararı, daha sonra alınacak önlemlerin habercisi olarak değerlendirmek gerekir.

Fransız savunma bakanı, Kıbrıs Güneyinde arama faaliyetlerinde bulunan Fransız şirketlerini korumak maksadıyla bölgeye sevk ettiği askeri gemilerini denetlemiştir.

Türkiye gerginliğin tırmanmaması için uyarılarına devam etmektedir. Ancak durumun daha ileri noktalara taşınması halinde, uluslararası su statüsünde olan deniz üstünde, gerekli notamlama işlemlerini de yaparak, tatbikatlar planlaması ve bunları icra ederken doğalgaz arama çalışmalarını da engellemesi beklenebilir.

Yunanistan gerginlik, Türk tarafı müsamaha peşinde

Yunanistan Başbakanı Kıbrıs konusunda çözümsüzlüğün nedeni ve sorumlusu olarak yine Türkiye'yi göstermiştir. Barış, istikrar ve işbirliğine saygı göstermemekle suçlamıştır. Bu durum "Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır" deyimini hatırlatmıştır.

Yunanistan'ın tahrikleri ve densizliklerinin sadece Kıbrıs'la sınırlı kalmadığı, bu davranışlarını aynı zamanda Ege'nin statüsü ve Egedeki Türkiye'ye ait ada ve adacıklar için de gösterdiği bilinmektedir.

Ayrıca Kıbrıs konusunda yeni bir müzakere sürecinin gerçekleştirilmesi için KKTC, GKRY ve garantör ülke temsilcilerinin, BMGK'yle işbirliği içinde, İngiltere'nin hazırladığı bir planı gerçekleştirmek için çalışmalar yaptığına ilişkin haberle de basına sızmış durumdadır.

Olaylardan ve geçmişten hala gerekli derslerin alınmadığı anlaşılmaktadır. Türkiye'nin Kıbrıs ve adalar konusunda Yunanistan ve Rum kesimine karşı neden aşırı bir müsamaha içinde olduğu hala anlaşılmış değildir.

Gereken yapılmalı

Kendilerine kol kanat gerilmesine rağmen, Katar'ın Rumlarla işbirliği yapmasına göz yumulamaz. Bir takım ekonomik menfaatler sağlanıyor diye bu durum, Türkiye'nin itibarı ve ulusal çıkarları için feda edilemez.

Yunanistan'a ve GKRY'ne karşı da sessiz kalınamaz.

Ege ve adalar için gereken yapılmalı, Kıbrıs için de müzakere artık ağza alınmamalıdır.

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen bir devlet olarak varlığı korunmalıdır. Bu statü, Kıbrıs Türkünün güvenli ve egemen bir vatana ve devlete sahip olması, Türkiye için de güvenlik, güvenirlik ve Doğu Akdeniz'de kontrolün elde tutulması demektir.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları