İzmir ve Ankara'da yayımladığı gazetelerle basın tarihine geçti

A+A-
Şemsi SILKIM




Kafkasya 1920 doğumlu Turhan Dilligil, annesi Atiye Hanım’ın, babası Rahmi Bey’e sürekli, “Türkiye bizim öz vatanımızdır oraya gidelim” talepleri arasında büyümüştü. Günün birinde öğrenci olmasına rağmen annesinin bu talebine arka çıkıp destek oldu. Ama onun “İstanbul’a gidelim” sözüne kimse itibar etmeyip, akrabalarının bulunduğu İzmir’e göç ettiler.
Turhan, lise öğrenimini bitirdiğinde, kendisini devamlı destekleyen ve koyu bir Milliyetçi olan babası, eşinin yastık içinde getirdiği altınları bozarak “Demokrat” adlı bir gazete çıkarmasına yardımcı oldu.



Sonra, gazetesini “Demokrat İzmir” adıyla yayımlayıp kurduğu güçlü ve güzel bir kadro ile Yeni Asır gazetesine rakip oldu.
Turhan Dilligil İstanbul’a ziyarete geldiğinde kendisiyle Gazeteciler Cemiyeti lokalin de tanıştık. Bana haftada bir magazin sayfası yapmam için teklifte bulundu ve anlaştık. Demokrat İzmir Gazetesi kapanana kadar her ay ücretimi düzenli olarak, Banka hesabıma gönderdi. Son olarak da gönderdiği mektupta, teşekkür ile birlikte  “Ankara’da bir gazete çıkarmayı düşünüyorum” notu vardı.
Turhan Dilligil,  Ankara’ya gitme hevesine kapılınca bu kez eşi Ayten gibi çocukları Arın, Lale ve Erol da kendisine destek olmuşlar.
Adalet Gazetesi’nin Ankara’da yayına başlayacağı geceyi, eniştem Mekki Sait Esen şöyle anlatmıştı:
 “Turhan, İzmir’den Ankara’ya her gelişinde Akba adlı kitabevinde buluşur geceleri meyhanelerde âlem yapardık. Oldukça samimi bir çevre kendisini çok severdi ve bir hayli de spritüel, artist fıkraları da vardı. Çünkü yakınları arasında çok sayıda tiyatro sanatçısı olduğunu biliyorduk. Gazeteyi kurup ilk gece matbaada eğlenirken, Hürriyet’in Ankara Temsilcisi Emin Karakuş, ortaya çıkıp dedi ki;
 -Kafkasyalı Turan, çık ortaya bize bir kazaska oyunu göster!...
Turhan Dilligil nazlanırken eşi Ayten hanım ayağa kalktı ve gayet ciddi olarak;
‘-Turhan, eğer arkadaşların isteğini yerine getirmezsen gazetenin sahibi olarak ben, gazetenin basılmasına izin vermiyor ve seni de Yazı Müdürlüğünden azat ediyorum...’ dedi
Şaşırmıştık, meğer Adalet Gazetesi’nin sahibi eşi imiş. Hepimiz orasını alkışa boğarken, Ayten hanım da ortaya çıktı, eliyle tempo tutarak;
“-Turhan geldi aşka, haydi oyna kazaska!..” diye  seslenince, O suskun Turhan ceketini yere atarak hızlı adımlarla oynamaya başlamasın mı...  Hem de türkü okuyunca, bizler de Ulus’un Yazı Müdürü Münir Berik, başta olmak üzere, Feridun Fazıl Tülbentçi, Hikmet Münir Ebcioğlu, Ebuzziya Ziyad, Emin, ben, Adil Akbay ile ağırbaşlı Bilal Akba, Cihat Baban, hatta Hıfzı Oğuz Bekata, Muammer Yaşar, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Beyhan Cenkçi’yi de iki kolundan çekerek ortaya çıkarırken hep bir ağızdan ve koro halinde neşe saçtık:
‘Kazak geldi aşka haydi oyna kazaska!...Turhan geldi aşka haydi oyna kazaska!...Cenk geldi aşka oynasın kazaska!...’
... Ve Ayten Dilligil’in sahibi olduğu, Turhan Dilligil’in yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığı Demokrat Adalet Gazetesi böyle bir havada ilk baskısını yapmıştı ama bu eğlenceden gazetede tek kelime bile yoktu.
Gazetenin ilk başmakalesi de Burhan Belge’nindi. İlginçtir, Ankara’nın ciddi ve soğuk havası o yıllarda bu tür eğlencelerin gazete sayfalarına yansımasına, hatta İstanbul haberleri olarak verilmesine bile cevaz vermiyordu.
Turhan Dilligil’in, Ankara’dan bana telefonla yaptığı “Demokrat İzmir gazetesindeki gibi haftada bir Adalet Gazetesi için de magazin sayfası hazırlamaya devam!.” ricasını direktif olarak kabul ederek, gazete kapanana kadar sürdürdüm.. Yıllar sonra, gazetenin satışındaki azalması üzerine bana yazdığı teşekkür mektubundaki şu incelik beni çok duygulandırmıştı:
“-İstanbul gazetelerinin burada erken saatte gelip ayni zamanda bazılarının da burada basılıp satılmasına yenik düştük. Sizin Grenwich saati gibi yazılarınızın düzenli gelmesinin hiçbir sıkıntısını yaşamadım, sonsuz teşekküre lâyıksınız.”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Başarı ödülünün dağıtımında ikimizin de peşpeşe olmamızı vesile bilip, dostluğumuzu bir kez daha pekiştirmiştik. Kendisini rahmetle anıyorum. Ruhu Şad olsun.

Yazarın Diğer Yazıları