Jandarma Genel Müdürlüğü imiş?

A+A-
Ümit ÖZDAĞ

Jandarma Genel Komutanlığı’nı Jandarma Genel Müdürlüğü’ne dönüştürmek için AKP Hükümeti çalışmalarını sürdürüyormuş. Düşman ordularından çok kendi ordusundan korkan bir hükümetin TSK’ya karşı 2007’den bu yana içinde bulunduğu eylemleri “Ülkesinde Kuşatılan Ordu: Türk Silahlı Kuvvetleri” adlı son kitabımda ele aldım. AKP Hükümetinin TSK’ya karşı düşmanlığı ve derinden duyduğu korku o derecede seyrediyor ki, atılan adımlar Türkiye’nin ve Türk Milletinin güvenliğini ağır bir tehdit altına atıyor. Deniz Kuvvetlerimize karşı sürdürülen operasyonlar neticesinde artık, gemileri olan, ancak amiral sınıfı tasfiye edilmiş bir deniz kuvvetlerimiz var. Yani gücünden güç kaybetmiş durumda.
AKP Hükümeti bir süreden bu yana nasıl polisi AK-Polis haline getirdi ise şimdi jandarmayı da TSK bünyesinden koparıp AK-Jandarma haline dönüştürmeyi hedefliyor. Ancak şurası iyi bilinmelidir ki, Orta Doğu önümüzdeki dönemde daha sakin olmayacak aksine daha büyük karışıklılklara gebe. Önümüzdeki dönemden kastım da gelecek 20 yıl. Bu süreçte Orta Doğu’da yeni devletler kurulurken bir çok devlet parçalanacak veya yok olacak. Amerikalı uzmanlar bu sayının 14’e kadar çıkacağını öngörüyor ve/veya arzu ediyorlar. Bu süreçte Orta Doğu’da melez savaşlar denilen konvansiyonel savaşlar ile gerilla savaşlarının karışımı savaşlar gerçekleşecektir. Bugün Suriye’de yaşanan iç savaş böyle bir melez savaşın prototiplerinden birisidir. Orta Doğu’nun Balkanlaşması adını verdiğim bu sürecin Türkiye üzerinde büyük bir basınç oluşturacağı ortadadır.
PKK belasını halledememiş ve atılan yanlış adımlar ile PKK’yı tarihinin en güçlü seviyesine ulaştırmış olan AKP Hükümeti, PKK ile sürdürülen müzakere sürecinin iyi gitmemesi durumunu da göz önünde tutmak zorundadır. Devlet yönetimi, beklenmeyeni beklemek demektir. Gezi Olayları gibi. Bu olaylar sırasında Başbakanlık binasının jandarma koruması altına alındığı hatırlanmalıdır.
Jandarma Genel Komutanlığı gerilla savaşı ve melez savaş konusunda Türkiye’nin elindeki yetişmiş en iyi, deneyimli ve mobil birliklere sahiptir. Bu benim değil, Kara Kuvvetleri’ni eleştiren Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner’in kapalı toplantıda yaptığı konuşmada açıkladığı husustur. Türkiye ve Orta Doğu bölgesi önümüzdeki 20 yılda büyük bir jeopolitik kırılma ve sosyal kaosa sürüklenirken, PKK ile ne yaşanacağı belirsizliğini muhafaza ederken, Jandarma Genel Komutanlığı üzerinde ameliyat yapmak, büyük bir yanlıştır. Jandarma Genel Komutanlığı’nda yapılacak iki şey, Genel Komutanın Jandarma içinden çıkmasını sağlamak ve 1980 öncesinde olduğu gibi sicil açısından valilere bağlamak ile sınırlı olmalıdır. Jandarma savaşan birliktir.
Jandarma deyince aklınıza trafik polisi gelmemelidir. Savaşan birliğin üstelik büyük birliklerin komutanlarını Polis Akademisi’nden mezun edemezsiniz. Zorunlu olarak Harp Okulu’ndan mezun olurlar ve subay olma zorunlulukları vardır. Jandarmanın elbisesi ile uğraşmak mavi olsun, kırmızı olsun diye vakit geçirmek, bunca şehit vermiş bir kuruluşa saygısızlık olduğu gibi, yaşanan şartlarda büyük bir ciddiyetsizlik örneğidir. Türkiye Belçika mıdır ki, başka konu kalmamış gibi jandarmanın elbisesinin rengi konuşulmaktadır. Konuşulacak ise jandarmanın morali ve ekonomik durumunun düzeltilmesi konuşulmalıdır. 
Son olarak söylenecek husus; Jandarma Genel Komutanlığı’nın Türkiye’nin elindeki en büyük güçlerden birisi olduğu ve AKP Hükümeti dahil hiçbir hükümetin kısa vadeli ideolojik hesaplar ile bu güçten vazgeçemeyeceğidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları