Japonya’daki seçimler

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Uzak Asya’nın ve dünyanın önemli ekonomik güçlerinden biri olan Japonya, 16 Aralık 2012’de parlamento seçimlerini yaptı. Bu seçimler normal bir zamanda olsaydı konuşma ihtiyacı hissetmezdik zira bu seçimin hem Japonya hem de uluslararası politika için önemli sonuçları olacak gibi gözükmektedir. Japonya’nın her ülkede olduğu gibi kendisine özgü bir demokrasi ve yönetim anlayışı vardır. 1955-2009 yılları arasında hemen hemen tamamen Liberal Demokrat Parti iktidarda olmuştur. Merkez sağda, milliyetçi muhafazakar bir partidir. 2009-2012 yılları arasında sol tandanslı Demokrat Parti iktidarda olmuş ve Japonya farklı bir parti tarafından yönetilmiştir. Demokrat Parti’nin kısa ve başarısız iktidarının iki temel nedeni vardır. Birincisi, 2008 küresel ekonomik krizden sonra iktidara gelmesi ve krizin ülkeye olumsuz yansımasının faturasını ödemesi, ikincisi ise Demokrat Parti’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne mesafeli olmasıdır. Partinin önemli liderlerinden Yukio Hatoyama ABD’nin yörüngesinden çıkıp daha bağımsız ve mesafeli davranmış ve Çin’e yakınlaşmıştır. Bu tavrının Japonya ve bölge barışı için daha iyi olduğu düşüncesini de kamuoyu ile paylaşmaktan çekinmemiştir. ABD de saklamadan Hatoyama’nın parti liderliğinden gidişini sağlamıştır, yerine ABD yanlısı Naoto Kan parti başkanı ve başbakan olmuş ve ilk işi tartışmalı olan Senkaku/Diaoyu adalar krizini çıkartarak, Japonya’nın tarihi sorunlar yaşadığı Çin’le düzelmeye başlayan ilişkilerini tekrar bozmuştur. 16 Aralık seçiminde ABD yanlısı Liberal Demokrat parti tekrar çoğunluğu sağlamıştır dolayısıyla 26 Aralık’ta iktidara gelecektir, parti başkanı Şinzo Abe de Başbakan olacaktır.
Batı basını yeni Başbakanın milliyetçi ve militarist bir tutum ve politika takip edeceğini, Japonya’nın Çin’le gergin ilişkiler yaşayacağını ileri sürerek bu mealde yorumlar yapmaktadırlar. Bunun anlamı şudur; ABD Uzak Asya stratejisi gereği, bu bölgede gerginlikler çıkartarak krizler yaratmak istiyor. Zira Çin’in bir şekilde meşgul edilip güçlenmesinin ve kalkınmasının zora sokulması gerekir. Bunu Hindistan ve Pakistan ile denedi ama bir türlü başarılı olamadı. Pakistan örneğinde olduğu gibi bazen de ters tepip iki ülkeyi birbirine yaklaştırdı. Mevcut Japonya Anayasası, silahlanmaya ve militarist politikalara izin vermiyor. Yeni hükümet, Anayasa ve yasalarda değişiklik yapacağını saklamıyor, ABD de bu radikal değişikliği el altından destekliyor. Bu politika ile bir taşla birçok kuş vuracaktır. Çin’in karşısına güçlü bölgesel bir düşman çıkartacaktır. Japonya’nın Almanya ile birlikte İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ceza olarak silahlanmaları yasaklanmıştı. Bu yasak iki ülke için bir mükafata dönüşmüş ve savunmaya para harcamayarak hızlı bir ekonomik kalkınma sağlamışlardı. Şimdi para harcayacak ve üstelik çoğunlukla ABD silahları alacaktır. Çin’le düşman olan bir Japonya, Amerika’ya daha bağımlı bir hale gelecektir, dolayısıyla çok yönlü bir çıkar elde edecektir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan, bütün istihbarat örgütlerini koordinasyon sağlamak için aynı çatı altında toplayan “Ulusal İstihbarat Konseyi-National İntelligence Councile-NIC” Alternatif Dünyalar adında 2030 yılı için bir projeksiyon yaparak, dünyanın nasıl şekilleneceğini okumaya çalışmıştır. Türkiye için de tahmin ve öngörüler yapmıştır, ancak konumuz bu olmadığı için bundan bahsetmeyeceğiz. Konsey, raporunda, Asya-Pasifik bölgesinin 2030’dan sonra Avrupa’nın ve Kuzey Amerika’nın önüne geçeceğini ve dünyanın güç merkezi olacağını öngörmektedir. Çin’in ekonomik olarak ABD’nin önüne geçeceğini, Hindistan, Endonezya ve Güney Kore gibi bir çok Asya Pasifik ülkelerinin ekonomik olarak kalkınacaklarını, dolayısıyla 20.Yüzyılda Avrupa kıtasında olduğu gibi Asya’nın kalkınmış bir bölge ve çekim merkezine dönüşeceğini öngörmektedir. Batılı ülkeler bu duruma izin vermek istemeyecektir veya başaramazlarsa aleyhlerine olan bu eksen değişikliğini mümkün olduğu kadar geciktirmeye çalışacaklardır. Bunun uluslararası ilişkilerdeki anlamı; gelecekte bu bölgede karışıklık, krizler ve çatışmalara şahit olacağız demektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları