Jennifer'ın poposu ile akla gelen KKTC

A+A-
Behiç KILIÇ
Emperyal illüzyona bağımlı halkımız, TV’nin kimin eli kimin cebinde dizileri konusundaki engin kültürü, elbette Jennifer hanım hakkında da geniş bilgi birikimini beraberinde taşımaktadır...
Yani bir başka deyişle, Bayan Jennifer Lopez, halkımız üzerinde etkili bir hanımefendidir!..
O geniş poposu sayesinde elbette...
Zaten bu yeter...
Sanatçının hası sensin!.. Elbette ki hem KKTC’deki soydaş da meseleye aynı bakabilir ve de Jennifer hanımın dünya aksiyonu da ilave edilince...
Yeni açılacak muazzam yatırım-otel için bu bayan KKTC’ye davet edilebilir...
Ama getirilemez!..
Çünkü...
Poposu güzel bir kadına, bir gösteri için üç-beş milyonu gözden çıkaracak kadar büyük düşünen “yatırımın”, diplomatik kuşatmayı aşacak gücü olmayacak kadar izahı zor bir durum vardır...
Ve o “izah edilemeyen” durum ne yazık ki, Türk dünyası üzerindeki haçlı kuşatması ile izah edilebilir ancak!..
Türkiye’nin durumu malum da, KKTC’de neden bu durumun aşılamadığını erbabına soralım dedik ve ülkenin gezici Büyükelçi sıfatlı uzmanı Hüseyin Macit Yusuf’u aradık...
“-Sen bırak Jennifer’ı menniferi, emperyalizm daha büyük bir tezgahın peşinde ve ne yazık ki gerçekleştiriyor”  dedi...
Sayın Hüseyin Macit Yusuf, geçtiğimiz günlerde Lefkoşa’daki Türk Büyükelçiliği önünde yapılan bir gösteriden söz etti. Bir grup, Ak Parti’yi protesto zemininde toplanmışlar ama, Türkiye’ye verip veriştirmişler. Sayın Yusuf “Hoş olmayan sloganlar atıldı” diyor...
Söylediklerine onun ağzından devam edelim...
“Bu arada Anavatan Türkiye’deki bir kısım emperyalizmin uşağı tetikçi yazar-çizer de Kıbrıs Türküne saldırmaktan geri kalmadı. Yazılanlar nedeniyle Anavatan Türkiye’de bir kısım kardeşimiz Kıbrıs Türküne tepkili ve kızgın. Anlayacağınız durum oldukça vahimdir. Emperyalistlerin yıllardır uğraşıp da yapamadıklarını gerçekleştirmeye meyilli uşaklar işbaşındadır...”
Bu gelişmenin ne demek olduğu ortada...
Türk’ün Türk’e düşman olduğu bir zemin yaratmak... Bu kirli havuzun da temel sebebi elbette ki ekonomik unsurlar...
Yusuf diyor ki; “Bir yanda KKTC’deki ekonomik yıkımın faturasını Anavatan Türkiye’ye çıkaranlar, diğer yanda KKTC hükümetlerini beceriksizlikle suçlayıp, Kıbrıs Türkünü de Anavatanını sömüren kan emici vampirlere benzetenler omuz omuza vermişler, emperyalizmin hedefine ulaşması için var güçleri ile çalışıyorlar... Bu tezgahı bozmazsak, neredeyse amaçlarına erişecekler. Kıbrıs Türkü ile Anavatan Türkiye ilişkisinin “alan-veren, buyuran-buyrulan” gibi basit bir ilişki olmadığı, bazı sivri beyinlilere iyice anlatılmalıdır...”
Bu değerlendirme bir şemsiye bakıştır...
Daha kapsamlı olarak da şöyle diyor Sayın Yusuf...
“Emperyalizmin yıllardır ısrarlı bir şekilde yürüttüğü kampanyaya-tuzağa kendi gayretlerimizle, beceriksizliklerimizle en sonunda düşürüldük. Rum’un kampanyası-tuzağı, Kıbrıs Türkünü Anavatan Türkiye’den soğutmak, yalnızlığa itmek ve korumasız bırakarak zaman içerisinde yok etmektir. Rum bunun adına  ‘Osmosis’ demişti... Adada Türklüğün bitmesi-yok olması emperyalizmin ve Rum’un ezeli hedefi olmuştu.” Hüseyin Macit Yusuf’un KKTC’deki gelişmeleri yansıtan görüşlerine yarın devam edeceğim...
Yazarın Diğer Yazıları