Jülide Gülizar

A+A-
Afet ILGAZ

Onu, TRT için (O zaman “Ankara Radyosu” ydu sanırım) röportajlar yaparken veya bir avuç aydın hanımla oturmuş konuşurken hatırlıyorum. Ben yılda bir kere TDK kurultaylarına giderdim Ankara’ya. Biz, en genç üyelerdik. Benimle yaşıt Erdal Öz’ü hatırlıyorum mesela. Sonra, 1965’te, Türk Dil Kurumu’nun hikâye ödülünü kazandığım zaman, benimle de radyo için röportaj yapmıştı. Biz, sayımız fazla olmadığı için Ankara’nın radyocu hanımlarıyla, sonra da televizyoncu hanımlarıyla meslektaş gibi samimi idik.
Ben 70’lerde mesela Ankara’ya, radyoda on beş günde bir kitap tanıtımı yapmaya giderdim. Karda, kışta, otobüslerle... Bir  “sabah” programı vardı. Kadın programı. Filiz Ercan’la Günseli Akol yönetirdi. Radyodan televizyonlara geçmiş arkadaşlarım vardı, çoğu rahmetli oldu. Benim bir romanımı TRT dizisi yapan Sema Okay mesela.
Jülide Gülizar, A. Rıza Ergüven’le evlenmişti galiba. Kısa bir evlilikti herhalde.
O kuşak kadınlarının en belirgin vasıfları, çok heyecanlı cumhuriyet kadınları oluşlarıydı. Tavizsizdiler. Aslında, bunda ne kadar haklı oldukları bugün anlaşılıyor.

***

Jülide Gülizar, ben Ankara’ya gittikçe benimle röportaj yapardı. Ankara’ya giden başka İstanbullu yazarlarla da yapardı. Kurultay günleri neşeli ahbaplıklarla geçen, verimli, güzel günlerdi. Ankara bürokratları da gelirlerdi. Cahit Külebi’yi hatırlıyorum mesela, bunların arasında. Devlet tiyatrosu sanatçıları da gelirdi. Önder Sav’ı da o günlerden hatırlıyorum. TDK üyesiydi.
İhtilale kadar, yani Kurum kapanıncaya kadar, bu kurultay çalışmalarını sürdürdü. 1970’lerde Ankara’ya gidişlerimde Hasan Hüseyin Korkmazgillerde kalırdım. Azime Korkmazgil meslektaşım (öğretmen) ve arkadaşımdı. Aydın cinayetlerinin en çok işlendiği zamanlardı. Mesela ben bir gün oradayken, kurultay için mi başka bir sebeple mi, hatırlamıyorum, Doçent Bedrettin Cömert öldürülmüştü. Bunu neden en net şekilde hatırlıyorum derseniz, Bedrettin Cömert Korkmazgillerin en yakın dostlarından biriydi.

***


Allah rahmet eylesin. Onu Kanal B’de izlerdim. Yaşlıydı ama gayet şık ve zevkli şeyler giyerdi. Ve bu benim dikkatimi çekerdi. Türkçe için titizlenen, kafa yoran, emek veren bir kişi daha gitti ki, sayıları zaten çok değildi.


Bir Şiir
Söz mademki “siyaset dışı”na çıktı, bir şiir yazacağım müsaadenizle. 1970’li yılların Eğitim Enstitülerinden, fakültelerinden gelme bir şairin, talebem Adem Kandemir’in yolladığı yeni kitabı “Kırkikindi Koşmaları” adlı kitabından.
Ey şeytanların beyaz geceleri
Yeri yerinden oynatan sebepler
Yeryüzü imzalıları
Kesilen top atışları
Sorguçlu saçaklı yeminler
Hamasetsiz ölüm
Ey harâbezâr
Ben kendimi tanırım
Ürkütmiyecek kadar
Verin bana o saf ıssızlığı
O yanan o yakılan o sanık sevgiyi
İşte hayatım hazırdır

Yazarın Diğer Yazıları