Kabin-e...

A+A-
Ahmet TAKAN

Eksik olmasınlar. Tanıyan, eş-dost ve de kıymetli okurlarımız sorup duruyorlar:

"Efendim kabin-e hakkında yorumunuzu öğrenebilir miyiz?"

Ne!..

"Ya, merak ettik. Yeni kabin-e'yi nasıl buldun. Bir tahlilini yapsana."

Kabin-e'nin neresini tahlil edeceğim be arkadaş!.. Her şey ortalıkta apaçık duruyor. Saklanan ne var ki!.. Boş boş lakırtının, uzun uzun uzadıya konuşmanın kime ne faydası var?.. Laf olsun torba dolsun yapalım öyle mi?.. Yandaş kanallardaki yağdanlıklar gibi... Gerçekleri gözden kaçıralım asıl hedefleri gizlemek adına... Kabin-e üyelerinin öz geçmişlerini yayınlamadılar mı? Yayınladılar. Hepisi orada yazıyor. Kabin-e üyelerinin yan yana verdiği fotoğrafta Hulusi Paşa esas duruşunu bozmuş mu? Bozmamış!.. Eee! Daha ne olsun?.. O fotoğraf, her şeyi anlatıyor. Daha bize diyecek ne kaldı?.. İlla da kabin-e yorumu mu yapalım?.. O zaman;

Yaz kızım veya yaz oğlum!..

Garip sorulardan biri daha!..

"Efendim bu kabin-e'ye yurt dışından para gelir mi?.."

Gelir efendin gelir. Bilin ki bu kabin-e'nin de en büyük destekçisi Batı olur. Para gelir gelir de "dışarı çıkar mı" diye sual ederseniz. Onu bilemem!.. Amma pek de ihtimal vermem...

En garip soruya gelince...

"Kabin-e'de Ülkücü var mı?.."

Bu soruyu defalarca soranların önce akıl sağlıklarından şüphe ettim. Baktım kelli felli adamlar, "Herhalde benimle inceden kafa yapıyorlar" dedim.

Doktor Devlet Bahçeli demedi mi, "Kabine-de Ülkücü olmayacak" diye.. Niye koysun "adam"... Hem ne gerek var Ülkücü Bakana. Sonra maazallah, bir Ülkücü Bakan kabin-e'de olsa... Ülkücüler iş güç sahibi olsalar... Çilekeşler bir nebze nefes alma imkanı bulsalar... Baş yüceye de sıkıntı çıkarma riskini az da olsa kim göze alabilir?.. Hem baş yüce saraydaki törende kabin-e'ye Ülkücü Bakan koymaktan daha büyük lütufta bulunup Doktor Devlet Bahçeli'ye katkılarından dolayı çok teşekkür etmedi mi?.. Daha ne olacak!.. Daha ne yapsın?.. Bir de düşünün, Türk milliyetçiliğini temsil eden iki parti  seçimlerden çıkar çıkmaz "Ben daha fazla yardımcı olurum" yarışına girmişken ve piyasa kırarken, 90 derece eğilip el etek öperken, baş yüce deli mi ki bu esaslı "rekabetten(!)" en azami ölçüde faydalanmasın!..

***

Sizleri kıramadığımdan bu kabin-e analizini yaptım...

Sizler için çok ayrıntıda kalabilir!.. Ancak, kabin-e'nin açıklandığı gün, "geleneksel Türk devlet yapısı" diye diye Türk devletinin temeline konulan dinamitler patlatıldı. Türk devlet yapısı yerle bir edildi? Ne mi oldu? diyenlere "Elinizin körü oldu. Kör müsünüz" diyeceğim müsaadenizle...

MGK kaldırıldı. YAŞ kaldırıldı...

"Efendim kaldırmazlar anayasada yerleri var. Uyum kanunları çıkarmaları gerekir. Hem de kaldırmaya güçleri yetmez anayasayı değiştirecek güçleri yok. Mutlaka yerlerine yeni kurullar kurulacaktır" diyenlere...

Soru 1- Peki efendim, bugüne kadar ellerinde güç olmalarına rağmen neden uyum yasalarını çıkarmadılar?..

Soru 2- YAŞ'ın yerine yeni kurul ihdas etmeden neden Genelkurmay Başkanını görevden alıp, yenisini ve Kara Kuvvetleri Komutanını, Genelkurmay İkinci Başkanı'nı atadılar?..

Soru 3- YAŞ, anayasal kurum olarak yerinde dururken yapılan atamalar kanuni mi?..

Bakın!.. Yetkinin yetkisi ile günlerdir yapılanlarla sadece rejim değişikliği gerçekleşmiyor. Cumhuriyet'e veda ettik!.. Bu coğrafyanın hayati gereği ve milletimizin temel kolonu olan asker devlet, asker millet yapısı sona erdirildi. Yıllardır, bu köşeden dile getirdiğimiz, çeşitli kumpaslarla devam eden taşıyıcı kolonumuz olan TSK bitirildi. Demokratik parlamenter sistem jübile yaptı. Yarı mafyatik yarı istihbari bir sisteme geçtik.

Bir de sürekli övündüğümüz "devlet hafızası", "devlette belge kaybolmaz" anlayışı vardı... Sorun bakalım kendi kendinize... KHK'larla devletin kurumları yeniden teşkilatlandırıldı. Ancak, dün itibarıyla bürokrasi şaşkındı. Ne yapacağını, imza atıp atmayacağını da bilmiyordu. Güya birleşen kurumlar yeni yerlerine taşınırken hangi belgeleri beraberlerinde götürecekler. Hangileri götürülmeden imha edilecek?.. Ya MGK!.. Kozmik belgeler ve kayıtlara ne olacak?. Ya, Kırmızı Kitap... Millî güvenliğimizi ilgilendiren konularda devlet refleksi dediğimiz şeyin yerini kim alacak?..

Geriye ne kaldı?..

Halifelik referandumu!...

Bakalım, Doktor Devlet Bahçeli havaya şaplak atıp, ne zaman "Getirin" diyecek?..

Çok zaman alacağını sanmıyorum.. Belki 6 ay belki 1 yıla kadar...

Çatı adaycılar hazır olun!.. Önceki gün saraydaki törene koşa koşa gelip en ön sırada oturup, etrafa gülücükler saçan çatı adayınız Abdullah Gül'ü halife olması için kulislerinize ve alt yapı çalışmalarınıza şimdiden başlayın ki... Baş yüce zorlanmasın!. Adam kazansın!..

Kazı kazan...

Yazarın Diğer Yazıları