Kadın Gazetesi'nin sahip ve acar muhabiri İffet Hanım

A+A-
Şemsi SILKIM


Aylık “Kadın Gazetesi”nin sahip ve başyazarı, İffet Halim Oruz tam İstanbul Hanımefendisiydi. Basın toplantılarına geç kalan muhabirlere yardımcı  olmaktan zevk duyardı.


Ayda bir yayınlanan Kadın Gazetesi’nin anlı şanlı sahip ve başyazarı İffet Halim Oruz, hiçbir toplantıyı, hele basın toplantısını kaçırmaz, gündelik gazetelerin muhabirlerinden önce de gelip koltuğa yerleştiğinden, gecikmiş olanlara da haberin özetini verirdi.
Suadiye Yazarlar Sitesi No:2’deki İzzet Paşa Konağı adresini, muhabirlerin çoğu bilirdi. Çünkü haber alış verişleri yapılır, ayda bir gün çay partisine eşli olarak gidilirdi. Tümgeneral İzzet Paşa, eşi İffet Halim Oruz ile misafir muhabirleri kapıda karşılayıp tokalaşırlardı. Eşsiz gelenlere İffet Hanım, “-Nişanlınız neden gelmedi?” diye takılırken ona katılan İzzet Paşa da “-Belki, Suadiye’de oturan sevgilisi görmesin, diye getirmemiş!.” demesiyle kahkahalar kameriye altında parlak Semaver etrafına toplanmış olanlara kadar yayılır, gırgırlar başlardı.
İffet Halim Hanım, eşinden daha ciddiydi. 16 yıldan beri yayın yaşamı olan Kadın Gazetesi’nin hem sahibi, hem de başyazarlık ağırlığı vardı. Her muhabir İffet Halim Oruz Hanımı öylesine saygılı severdi ki, onu her toplantıda ilk gelen olarak gördüğünde şöyle takılırdı;
“-Paşa’nın muhabir hanımı beni gene atlatmış!.”
İffet Hanım sessizce, adeta içinden “Paşa’nın eşi, Kadın Gazetesi’nin sahip ve başyazarı olduğumu  unuttun galiba” demeyi de ihmal etmezdi.
Kadın Gazetesi sahibinin en büyük zevki ise, gazetesinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, ertesi günü, kuruluş yıldönümünde, Kadıköy Vapur İskelesi üstünde Malul Gaziler Cemiyeti Lokali’nde verdiği çay partili davet günleri olurdu. Generaller eşleriyle, gazetenin yazarları da kocalarıyla, İffet Hanım’ın Başkanı olduğu Darülaceze Yardım Derneği üyeleri, Müdür Hilmi Şener ve kardeşi ses sanatçısı Orhan Şener ile saz arkadaşları gelirler, fıkralar, anılar, bir birlerine takılmaları o kadar zevkli olurdu ki, vapurdan çıkanlar iskeleden ayrılmaz, Orhan Şener’in konserini dilerlerdi. Genellikle hanımlar da şarkılara sesleriyle katılırken, üniformalı paşalar da onlara eşlik ederdi. Gazeteci, muhabirler de ortaya çıkıp oynayınca bu kez muhabirlerin hanım veya arkadaşları da şöyle tempo tutardı:
“-Paşa’nın hanımı, muhabir İffet sahneye!...
İffet Oruz hanım da bu tezahürata dayanamaz çıkıp bir zeybek oynardı.
Söylentilere göre, Kadın Gazetesi’nin yaşaması için bazı sayılarını İzzet Paşa maaşından ödeme yapıp satın alır ordu evlerine hediye olarak gönderirmiş.
Kadın Gazetesi 3-4 bin basıyormuş, çoğu da aboneymiş. Ama abone bedeleri düzenli gelmediği için İffet Hanım, telefon etmekten bıkmış.
 Ancak Her Basın toplantısından haberli olan İffet Halim, mutlaka katılır, Basın kartını yakasına takarak her basın toplantısına iştirak eden İffet Halim Hanım iltifatlar gösterilerek başköşeye oturtulduktan sonra dolmakalemle çok düzgün notlar tutardı. Ondan bu notlarını alan gazeteciler arasında ben de vardım.
Toplantılara geç kaldığımızı görünce gözü kapıda bizleri bekler, geldiğimizi görünce heyecanlanır, daha biz istemeye kalmadan notlarını da önümüze sürerdi.
Basın toplantılarında, Vasfiye, Necla veya Sabahat gelmiş ise hemen onlara yanında yer verir, bizlere yaptığı jesti onlara da aynen yapardı. Kaç kez Vasfiye Özkoçak’ın, İffet Hanım’ın verdiği notları aynen aldığını gördüm, Müthiş saygı duyardı.

***


İffet Halim Oruz tam İstanbul Hanımefendisiydi. Çok zarif kıyafeti de beğenilirdi. 1904 doğumlu olmasına rağmen beyazlamış saçları başında bir gümüş taç görüntüsündeydi. İktisat Fakültesi’nde öğrenci iken Halkın Sesi Gazetesi’nde 1927’de gazeteciliğe başladığında, Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili makale ve yazıları çok beğenilirmiş. Kadın Gazetesi’nde baş makalesi dışında, katıldığı basın toplantıları başta olmak üzere, davet edildiği yerdeki haberlere de aylık gazetesinde mutlaka yer verir ara sıra da bizleri memnun etmek için şöyle derdi;
 “-Gazeteciliğin en güzel yönü muhabirlik... Ben de bundan hoşnut olduğum için ve sizleri de göreceğimden koşarak geliyorum.”
Laika marka fotoğraf makinesi çantasındaydı ama çekmezdi. Foto muhabirleri kendisine resim ilettiğinde şöyle latife ederdi:
“Resminizin altına imzanızı koyuyorum ama sakın ola ki, benden davacı olmayasınız!..”


İffet Halim Oruz ciddi kadındı. Darülaceze’de, acezeler için yapılan her eğlence ve konsere katılır, konuşma yapar, eli de boş gelmez, yaşlı kimsesiz hanımları çok kollardı.

Yazarın Diğer Yazıları