Kafkaslarda stratejik felaket!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Obama, Türkiye’ye geldi. Bu önemlidir. Obama’nın Türkiye’ye Avrupa’dan ve Türkiye’yi Avrupalı kabul ederek gelmesi de üzerinde durulması gereken bir husustur. Obama’nın Türkiye’ye gelmesinin nedenlerini Reuters’in ve diğer yayın organlarının yaptığı değerlendirmelerden çıkarmak mümkündür: Reuters haber ajansı, “Artan nüfuzuyla, İran ve Afganistan’da çözüm için yardımına ihtiyaç duyduğu Türkiye ile ilişkilerini yenileme arayışında” dedi. Bir başka yayın organı, Obama’nın 1915 yılına dair Ermeni iddialarıyla ilgili bir soru üzerine,“soykırım” kelimesini kullanmaktan özellikle kaçındığını, kendi görüşünün değişmediğini belirtmekle yetindiğini belirtti. 
Bütün bunlara karşın Obama Türkiye’ye ne demiş oldu? Özetini yazalım: “Türkiye, Ermenistan’la olan sınır kapılarını açmalı”, “Türkiye, tarihiyle yüzleşmeli (yani Ermeni’lere soykırım yapıldığını kabul etmeli) bunu bir an önce yapmalıdır”, “Türkiye, ruhban okulunu açmalı”,  “Türkiye, patriği ekümen olarak kabul etmeli” dir. “Türkiye Kürt sorununu çözmeli”, “Türkiye Kuzey Irak’ta ABD’nin inşa ettiği Kürt bölgesinin muhafazası için gereğini yapmalıdır”.
Bu arada Türkiye ile ABD arasında Obama ile hız kazanan görüşmeler sürerken ABD’den gelen bir itiraf da gözlerden kaçtı: General Brent Scowcroft, ABD’nin PKK’ya yaklaşımıyla ilgili tarihi bir itirafta bulundu. Halen Türk-Amerikan Konseyi Başkanı görevini sürdüren General Scowcroft’a göre Washington  “PKK’yı kullandı” ve artık örgüte ihtiyacı kalmadı. İran’la diyalog istiyor. Bu nedenle PKK’nın tasfiyesini destekliyor. Stratejik müttefiklik denilen şey; işte böyle bir şeydir!
ABD Başkanı Obama, daha Türkiye’ye gelmeden “Türkiye’yi AB’ye alın” mesajını da vermiştir. Buna karşın Fransa ve Almanya, ABD ile her konuda mutabakat içinde olmasına karşın Türkiye’nin AB üyeliği konusunda ABD’ye karşı pozisyon almış ve Obama’nın yüzüne “bu AB’nin işidir. ABD bu işe karışmasın” mesajını vermiştir.


Bir kardeşin kaybı!..
Obama, Türkiye’ye yapması gereken her şeyi söylerken Ermenistan’a yapması gereken hiçbir şey söylememiştir. Hem diasporaya hem de Ermenistan’a ima yollu  “bekleyin sizin adınıza Türkiye’ye baskıyı sürdürüyoruz”  mesajını vermiştir. Bu durum da giderek Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri kötüleştirmektedir. Ermenistan işgal ettiği Dağlık Karabağ ile Azerbaycan toprakları konusunu Türkiye- Ermenistan arasındaki ilişkilerin dışında tutmaktadır. Ermenistan Dış İşleri Bakanı Edvard Nalbantyan, “Ankara ile ilişkilerin normalleştirilmesinin Dağlık Karabağ sorunu ile ilgisi yoktur ve Türkiye ile görüşmelerde Karabağ meselesi müzakere söz konusu değil. Erivan, her zaman beyan ettiği gibi Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleştirilmesi için Ermenilere karşı olan soykırımı gerçeğini şüphe altına alamaz” açıklamasında bulunmuştur.
Bu gelişmeler Azerbaycan’da hayal kırıklığı yaratmıştır. İlham Aliyev, İstanbul’daki Medeniyetler İttifakı forumuna Cumhurbaşkanı Gül’ün bizzat aramasına rağmen gelmemiş ve yerine de kimseyi göndermemiştir. Bu çok açık bir tavırdır. Bu durum Azerbaycan’ı yeni arayışlara iteceği gibi Türkiye’nin elini de giderek zayıflatacaktır. Gürcistan’dan sonra kardeş Azerbaycan’ın kaybı Türkiye’nin Kafkaslardaki stratejik felaketi olacaktır!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları