Kamu-Sen’den cevap ve düzeltme

İsrafil K.KUMBASAR

1- Türkiye Kamu-Sen, yaklaşık 450 bin üyeye ve kamuoyunda haklı bir itibar ve güvene sahip, ülkesine, milletine bağlılığı vazgeçilmez bir değer olarak gören, demokrasinin vazgeçilmez bir yönetim biçimi olduğuna inanan ve kuvvetle savunan bir Konfederasyondur. İnandığı ilkeler ışığından haklı mücadelesine geçmişte olduğu gibi günümüzde de azim ve kararlılık içerisinde devam etmektedir. Ülkesi ve milleti ve bu kapsam dâhilinde tüm kamu çalışanları için aydınlık bir gelecek dilemek en doğal hakkıdır. Konfederasyon üye sayısı ile bu samimi öngörülü yaklaşımın ilintili hale getirilmesinin mantığı bulunmamaktadır. İlgili haber başta bu yönüyle gerçeği yansıtmamaktadır. Kaldı ki; Türkiye Kamu-Sen’in üyesi sayısı 2002 yılında 329.065 iken,   2013 yılında 444.935 sayısına ulaşmıştır. Türkiye Kamu-Sen bu artışı gerçekleştirirken hiçbir şekilde siyasi iktidarı arkasına almamış, hiç kimseyi makam mevki vaadi ile üye kaydetmemiştir.
2-Sendika ve konfederasyonların, mitinglerde alanlarda üyeleri ile birlikte ortak paylaşım içerisinde bulundukları bu şekilde sendikal faaliyetlerin yürütülmesinin esas olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu bağlamda konfederasyon binası içerisinde üyeler ile sendika başkanlarının birlikte aynı fotoğraf karesinde yer almak üzere çektirmiş oldukları resmin padişahlık, sendika ağalığı, marabalık ile hiçbir alakası bulunmamaktadır. Bu tür bir niteleme, başta sendika üyeleri olmak üzere, tüm kamu çalışanlarının kişilik haklarına açıkça hakarettir.
3- Türkiye Kamu-Sen Kuruluşundan bu yana, toplum yapısını ilgilendiren her konuda duyarlılık içerisinde bulunmuş gereken tepkiyi göstermiştir. Bu çerçevede; 28 Şubat 1997 tarihinde, tarihimize 28 Şubat Muhtırası olarak ifade edilen Milli Güvenlik Kurulu kararlarına karşı, Ankara Kızılay Meydanında “Kesintisiz Demokrasi İstiyoruz” sloganıyla eylem yapan, bu tür kararların milletimiz nezdinde itibar görmeyeceğini haykıran tek konfederasyon olmuştur. Yine; 2003 yılında Kamu Yönetimi Reformu protestolarını başlatan ve yurt genelinde yoğun bir kamuoyu oluşturan, 2005-2008 yılları arasında Sosyal Güvenlik Yasasına ilişkin sorunların çözümü noktasından eylemler yapan Türkiye Kamu-Sen’dir. Ayrıca; 26.08.2006 yılında gerçekleştirilen Türkiye Kamu-Sen Büyük Ankara mitingi, 14.03.2008 tarihinde sosyal güvenlik yasasını protesto etmek için yurt genelinde yapılan iş bırakma eylemi, açılım süreci ile ilgili yapılan basın açıklamaları, hükümetçe kamu görevlilerine önerilen maaş zam oranını protesto etmek amacıyla, 25.11.2009 tarihinde yurt genelin bir günlük iş bırakma eylemi, 16.04.2011 tarihinde tüm yurtta gerçekleştirilen sözleşmelilerin sorunlarına ilişkin eylemi, 23 Mayıs 2012 tarihinde yapılan yurt genelinde bir günlük iş bırakma eylemi, 2013 yılı içesinde sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, 4/c lilere kadro hakkı tanınması eylemleri kamuoyunda çok geniş yankı uyandırmış, yine Türkiye Kamu-Sen kuruluş gayelerine uygun olarak Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da gerçekleştirilen insanlık suçlarına, soykırıma karşı eylem yapan tek konfederasyon olmuştur. Özellikle; birileri hasır üzerinde yan yatarak eylem yaptım derken, 23 Mayıs 2012 tarihli iş bırakma eylemi nedeniyle biber gazına maruz kalan bizzat konfederasyon genel başkanı ve yöneticileri olmuştur, üstelik bir de haklı mücadeleleri nedeniyle savcılık soruşturması geçirmişlerdir. Ayrıca; Türkiye Kamu-Sen tüm kamuoyuna deklare ettiği toplu görüşme ve toplu sözleşme çalışmaları ile kamu çalışanlarının sorunlarının tespiti ve çözümü noktasındaki plan ve programının ne olduğunu da göstermiştir. Toplu görüşmeler sonrası hayata geçen birçok konu bu konudaki çalışmaların bir ürünüdür. Tüm bu eylemler Türkiye Kamu-Sen’in kabuğuna çekilen bir konfederasyon olmadığının dinamik yapısının varlığını bir göstergesidir. Bir kısmı örnek olarak gösterilen bu eylem faaliyetlerin birçoğu gazetenizde haber olarak yer almış, hatta tekzibe konu olan yazıyı kaleme alan eser sahibi bizzat bu konuları köşesine taşıyarak haber konusu yapmıştır.
4-Yine; Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk; hükümet tarafından akil adamlar heyetine davet edilmiş, kendisi bu oluşumun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütünlüğünün korunmasına bir hizmeti bulunmadığı, terör örgütü ile masaya oturulamayacağı, böylesi bir sürecin bu ülke için canlarını vermiş şehitlerin kemiklerini sızlatacağı düşüncesi ile sürece katılmayı ret etmiş, bu hususa ilişkin görüşlerini kamuoyuna ilan etmiştir. Konfederasyon başkanının milli ve onurlu duruşuna rağmen, tekzip konusu yazı ile konfederasyonumuza karşı gazetenizce takınılan tutum anlaşılamamıştır.
5- Türkiye Kamu-Sen kamu sendikacılığının en köklü kuruluşudur. Üyesinden genel başkanına kadar  ciddi  bir  uyum  içerisinde   çalışmakta  olup,  varlık  nedeninin  üyeleri   olduğunun bilincindedir. Bu konuda; sendikal ayrımcılığa üyelerinin ve yöneticilerinin maruz kaldığı baskı ve yer değiştirmelere karşı da eylemler düzenlenmiş, bu konuda gerçek bir sendikacılık örneği gösterilmiştir. Üyelerinin kanundan gelen her türlü sorunları ile ilgili tüm makamları nezdinde gerekli girişimleri yapmaktan, sorunları yargıya götürmekten hiçbir şekilde imtina etmemiştir. Üyelilerinin sorunlarına sahip çıkmak, yargıda çözüm üretmek üzere;   illerde birebir hukuk hizmeti verdiren bu konuda maddi manevi hiçbir destekten kaçınmayan sözleşmeli avukatlar tahsis eden tek konfederasyondur. Böylesi somut durum karşısında; Türkiye Kamu-Sen’i; üyesine, delegesine, şube başkanına, il temsilcisine sahip çıkmamakla itham etmek, gerçekleri bilmemenin veya çarpıtmanın açık bir göstergesidir.
6- Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların genel kurulları, seçim kurulunun gözetiminde Hâkim denetiminde, demokrasinin gereklerine uygun olarak karşı görüş sahibi, muhalif olanların da kendini ifade edebildiği, aday olabildiği bir ortamda gerçekleştirilmiştir ve günümüze kadar ki süreçte gelenek haline gelen bu hususta delegelerin hür iradelerine etki edecek hiçbir olumsuz olaya rastlanmamış, gerçekleştirilen dört olağan genel kurul; sendikal rekabet çerçevesinde 2011 yılına kadar 2-3 adayla gerçekleştirilmiş, sadece 2011 yılındaki genel kurulda tek aday gösterilerek konfederasyon genel başkanı seçilmiştir. Tüm bu hususlara rağmen aksi iddiada bulunmak, genel kurul delegelerine hakarettir.
Av. ilhan KARA / Türkiye Kamu-Sen Vekili

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş