Kandırılacak kadar saf değiliz

A+A-
Ergun KAFTANCI

SIĞINMACILARA yurttaşlık hakkı verilmesi kararına tepki gösteren okurlarımdan e-posta alıyorum. Hepsi, sığınmacıya yurttaşlık verilmesine karşı...

     Bazıları "Durup dururken nereden çıktı bu" diye soruyor...

     Söyleyim, seçimden önce Erdoğan "Sığınmacılara yurttaşlık hakkı verebiliriz" demişti ya, iktidar işte o ifadeyi tırmandırmaya başladı...

        ........................

     Bazı bakanlıklar bu konudaki çalışmaları hızlandırmış...

     Sızan haberlere bakılırsa her sığınmacı yurttaş yapılmayacak; sadece nitelikli olanlar bu hakkı elde edebilecek...

     Pekiii, bizim nitelikli eleman açığımız mı var?

     Hayır yok; işsizlerimiz arasında nitelikli yurttaşlar da bulunuyor.

     Ülkemizde her 10 kişiden biri işsiz olduğuna göre demek ki nitelikli de olsa iş bulamayanlarımız var.

     Acı ama gerçek bu!

     Buna rağmen, 300 bin kadar nitelikli Suriyeliyi devreye sokacağız. Nitelikli işçimizin yerine bunları işe alarak işsiz sayımızı yükseltmiş olacağız...

     Akıl kârı mı!

     ..........................

     Aralarında mühendis, doktor filan varmış...

     Anlaşılan mühendislerimizin de işsiz kalması sürecek...

     Doktorlarımızın ise pabucu dama atılacak...

     Olacak şey mi bunlar!

     ..........................

     Örnek de vermiyorlar mı, kan beynime sıçrıyor...

     Naziler'den kaçarak Türkiye'ye sığınan Museviler'in çocukları arasından nitelikli olanlar çıkmış...

     Doğru olabilir...

     Ama bu insana, "Suriyelilerin çocukları da öyle olur" dedirtmez...

     Bir diğer örnek olarak da ABD'ye sığınan Alman bilim adamlarını gösteriyorlar...

     Onlar sayesinde Birleşik Devletler NASA'yı kurmuş ve hepsini teknolojik gelişme sürecinde kullanmış...

     Bu da doğru...

     Ancak Suriye'de bugüne kadar, Alman bilim adamlarının düzeyinde yetişmiş insan görüldü mü ki bizim de onlardan "Teknolojik kalkınma yolunda" yararlanmamız söz konusu olsun...

     Böyle kuru lâflarla kendimizi kandırıyor ve abuk gerekçeleri binlerce Arap sığınmacıyı yurttaşlığa kabul etme gerekçesi haline getiriyoruz...

     Heriflere meşruiyet kazandırma telâşımıza bakın...      

       ........................

     Topu topu 300 bin kadar Suriyeliyi yurttaşlığa alacakmışız...

     Merak ediyorum, kimi kandırıyorlar kuzum...

     300 bin sözde nitelikli Suriyeli demek, bir milyon niteliksiz Suriyeli demektir...

     Bunu hesaba katıyorlar mı!?

     ........................

     Bir başka kandırmaca daha var...

     "Yeni yurttaşlar bir yıl içinde yapılacak herhangi bir seçimde oy kullanamayacak" diyorlar; ilk seçim bir yıl içinde değil ki...

     Sanki iktidarın karşısında zeki, uyanık, koca bir millet yok...

     Embesil bir toplum var; kolayca uyutulabilecek, kandırılacak bir toplum...

        .......................

       Sevgi Kafalı, bilim insanı bir dostumuz, diyor ki:

       -Merhamet insanca bir duygudur. Onurlu yaşamak da insan olmak demektir. Diyelim ki binlerce insan bir zalimin zulmüne uğradı. Onurlu olan, zalim her kimse onunla mücadele eder. Gelenlerden eli silah tutan erkekler az değil... Anlaşılan mücadele yerine yıldızların altında çocuk yapıyorlar ki, kadınların yarıdan fazlası hamile... Bu garibanların bu kadar romantik fanteziler kurmaları mümkün değil! Belki de bilinçaltlarında daha kolay merhamet dilenciliği yapmak yatıyor...

       .......................

       Bu insanları yurttaş yapacağız öyle mi...

       Son lâfımı söyleyim; yok öyle bir tiyatro!

      

*

 

Korku dağları bekler

       DEMİR parmaklıkların arkasından para vererek kurtulmak için, avukat üstüne avukat tutuyor...

       Yardımcı olsun diye ünlü bir İngiliz hukuk bürosunu da seçti...

       Yetinmedi, büyük paralar vererek Amerika'nın en güçlü üç avukatını

daha vekil tayin etti...

       Hepsi el birliğiyle tahliyesini sağlamaya çalışacak...

       Avukatlar bunu başarırsa Reza Zarrab servetinden 50 milyon dolarlık bir taahhütte bulunacak, ayrıca 10 milyon doları teminat olarak mahkeme kalemine ödeyecek...

       Anlayacağınız avukatlara ödenen milyonlar dahil, dava büyük bir servetin üzerinde dönüp duracak... 

       Suçuna gelince...

       Kara para aklamak, bankacılık sahtekarlığı ve ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoyu delmek...

       Üç temel suç...

       Bakalım serveti New York'un Manhattan semtinde Metropolitan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Reza Zarrab'ı dışarı taşıyacak mı...

       6 Eylül bekleniyor; serveti asıl o zaman bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkacak...

 

*

 

Irk ayrımcılığı hortladı

       CİVİL War... İngilizce iç savaş demek...

       Dallas'da bir siyahi Amerikalının 5 polisi öldürüp 7 polisi yaralaması ülkeyi karıştırdı.

       Basın haberi "Civil War" başlığıyla verdi...

       Başkan Obama da olayı ırk ayrımcılığı diye niteledi...

       ........................

       Amerika'da demokrasi sınırsız gibi görünse de öyle değil; kişilerin demokratik hakları yasalarla düzenlenmiş durumda.

       Bir kişinin demokratik hakkının başladığı yerde, diğer bir kişinin

demokratik hakkı engellenmiş olmuyor. Buna rağmen bir türlü siyah- beyaz didişmesi giderilebilmiş değil...

       Amerikalı, siyahi bir başkan seçecek olgunluğu gösterip ırk ayrımcılığını ortadan kaldırdığını sanıyor ama durumun öyle olmadığı meydanda...

       Polislere mermi yağdıran siyahi ateş ederken "Bütün beyazlara ölüm" diye bağırarak kin kustu...

       ..........................

       Gazetelerin yazdığı gibi bir iç savaşın çıkması söz konusu mu?

       Değil, bir iç savaş beklenmiyor...

       Ama gerilim sürebilir.

       Koşullar, ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılması için her Amerikalının

üzerine düşeni yapmasını gerektiriyor.

  

*

 

BİR SÖZ

        SİYASETÇİ bebek bezi gibidir, değiştirilmezse kokar!

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları