Kapalı devre Kürt Çalıştayı

A+A-
Altemur KILIÇ

Türkçe, son zamanlarda, yeni kelimeler kazandı, politikada, ortaya yeni deyimler çıktı; “açılım”, “kapsam”,  “süreç” gibi!. “Çalıştay” adı son günlerde çok kullanılıyor. Önce DTP’nin “çalıştayı”, son olarak da, İçişleri Bakanı, “koordinatör” Beşir Atalay’ın Kürt sorununda “yeni demokratik açılımı” cümlesinden, Polis Akademisinde düzenlettiği “çalıştay”!
“Çalıştay”ın aslı İngilizce, “work shop”, tam çevirisi, “çalışma atölyesi”! “Work shop”ta “atölyede”, aletler araçlar vb olmalı... Ancak şimdiki “çalıştaylarda” üretilenler, ülkenin gündemindeki sorunların, sözde çözüm önerileri! Hatırlardadır; malum cemaatin geçenlerde, düzenlediği “Abant Platformu çalıştayında”, üzerinde “çalışılan” konu, gene  “Kürt sorunuydu” ve sonunda, bu sorunun çözüm reçetesi sunulmuştu. Ne tesadüf ki; Bakanın Polis Akademisi “çalıştayına”, katılan eşhas da, Abant “çalıştayına”  katılanlar ve ortaya çıkan sonuç önerileri de aynı! Ancak mekân başka; bu sefer platform “Polis Akademisi”! Bu “çalıştayın”  yapılacağı başka bir mekân yokmuş gibi, neden Polis Akademisi? İçişleri Bakanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı olan bu  “akademinin”, şimdilerde, başka bir gücün platformu ve insan kaynağı haline geldiği ortada! Ve son diploma töreninde mezun olanlar, Başbakan Erdoğan’a “Beraber yürüdük bu yolları” şarkısını söylediler... Anlamı ne? Bu beraberlik, ne kadar sürer, o da ayrı konu?

Eşhas aynı
Bu “çalıştayın” eşhasına bakalım: Bir iki nazar boncuğu dışında çoğunun “Kürt Sorunu konusunda” ne düşündükleri ve yazdıkları malum, “Çalıştay” aslında “kapalı devre” bir göstermelik oyun idi. Bu zahmete değmezdi,-malumu ilam- fuzuli! Ve acaba bu “çalıştaya” milliyetçi yazar ve aydınlar neden davet edilmediler, koroyu bozarlar diye mi? Aydınlardan sürece katkı isteyen Bakan Atalay, “Türkiye bu prangadan kurtulmalı. Türkiye bu sorunu çözerse kanatlanıp uçacak.” dedi... Çok doğru, ama “pranga”  ne? Kimlerin vurduğu pranga? Ve hangi  “kanatlarla” ? Bu sorular “akademik” değil! Varılan neticede çok doğru bir nokta var: Açılıma yönelik riskler var, provokasyona açık bir sürece girildi ve  “Süreç iyi ve dikkatli yönetilmezse, Doğu’daki çatışma Batı’ya sıçrayabilir.” Ben açıkça söylemeyeyim: Başka faktörler de eklenince, ucunda iç savaş ihtimali var! Bakanın uyarısının muhatabı önce DTP/PKK; son “Çalıştaylarındaki” ve gösterilerindeki talepleri belli, söyledikleri belli, hele hayızdan, nifasdan kesildiği için hırçınlaşan bir sözde “millet” -aslında, PKK- vekili- bir kadının sözleri. “açılımda” muhatap Apo ve PKK’dır!” diye haykırması, kışkırtma değil mi... PKK bayraklı,  “Biji Apo” sesli gösteriler, eylemler kışkırtma değil mi? Çalıştayda bunlardan hiç söz edildi mi? Asıl bunlar, milleti çileden çıkarıyor. Dağlardan TC’nin kuruluş temellerinden biri olan “Ne mutlu Türküm diyene”  ifadesinin silinmesi de!... Yalakalara göre bu sözler  “kışkırtma”, dağlardan silinmesi de, bölücülere iltifat! Ne acıdır ki Mustafa Kemal’in bu veciz, anlamlı sözlerini Sabah gazetesinde, eşi AKP milletvekili “, Salih Memecan karikatür malzemesi yapıyor. Bakın; “süperliği, starlığı” mazide kalmış, “minikliği, serçeliği” kalmamış şarkıcılar zamana uymak için Kürtçe şarkılar söyler oldular... Kürtlerin Kürtçe konuşmaları ve Kürtçe şarkı söylemeleri iyi de, bu kadınlar neden, şimdi bu şovları yapıyorlar? Yeni moda -bu- zaman ve zemin, çok müsait!

Asıl zemin
“Açılımda” - “çalıştaylarda” sorun enine, boyuna, teşrih edilirken, “ilaçlar hazırlanırken”, “Kürt Sorununun” tarihi boyutları ve “Büyük Kürdistan” gerçeği üzerinde duruluyor mu? Hayır: Bunlar teğet geçilmekte... Bir şey daha var: Mardin’in bir köyündeki son katliamı, bilim adamları incelediler ve psikolojik, sosyolojik, yerel, geleneksel nedenlerini tespit ettiler. Başka yörelerde başka etnik guruplar yoksulluk ve haksızlıklar karşısında şiddete başvurmazken, PKK’nın, ayrılıkçı Kürtlerin, bu kadar acımasız olmalarının altında yatan psikolojik sosyolojik, geleneksel öğelerin de “çalıştaylarda” üzerinde durulması ve tespit edilmesi gerekir! Belki de, sorunun çözülmesinde yardımcı olur! Kısacası “sorun” o kadar tek boyutlu, tek taraflı değil!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları