Kapışmayın, mesleği saygınlaştırın / Sabri Arpaç

Kapışmayın, mesleği saygınlaştırın / Sabri Arpaç

sabriarpacymm@gmail.com

Son günlerde Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) ile Yeminli Mali Müşavirler (YMM) arasında SMMM’li dostlarımızı inciten bir tartışma yaşandı. Ankara YMM Odasında yapılan bir açıklama ile “yeminli mali müşavirliğin özel uzmanlığın yanında yüksek ahlak ve tecrübeyi de gerektirdiği” ifadesi kullanılarak SMMM’lere verilecek yetki zımni olarak eleştiri konusu yapıldı.

“Yeminli mali müşavirliğin özel uzmanlığın yanında yüksek ahlak ve tecrübeyi de gerektirdiği” şeklindeki değerlendirmesi mefhûm-i muhalifinden yani tersinden bakınca sanki SMMM’li  dostlarımızın ‘’ yüksek ahlak ve tecrübeye’’ sahip olmadıkları şeklinde algılandı.

Özellikle sosyal medyada bu konu haklı olarak büyük yankı uyandırdı. SMMM’ler YMM’leri eleştirdiler.

Daha sonra Odadan şu açıklama geldi: “ ‘Yüksek ahlak’ ifadesi yeminli mali müşavirlerin yasa gereği yaptıkları yemine dikkat çekmek amacıyla kullanıldığı’’ belirtildi.

Konuya Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odalar Birliği (TURMOB) Genel Başkanı A Masis Yontan’dan da bir açıklama geldi.

Yontan; ‘’SMMM’ler ile YMM’lerin birbirlerini yerici değerlendirmelerde bulunduğunu  üzülerek gözlemlediklerini’’ belirterek; ‘’Kanunen YMM’lere tanınmış tüm yetkilerin kaldırılması gerektiği gibi değerlendirmelerde bulunulması yersiz ve yanlış olduğu, uzun yıllardır birlikte çalışmaya ve üretmeye alışmış iki meslek grubunu birbirine düşürüp, birlik ve beraberliğinin yok edilmesine yönelik’’ olduğu açıklaması bile kırgınlığı tamamen ortadan kaldırdığı söylenemez.

Muhasebe ve denetim hizmetlerinde hizmet sunan emekçilerin ayrıştırılması, yarıştırılması doğru değildir. SMMM ile YMM’lerin hizmet sunuma noktasında bir miktar sunum farklılıkları olsa da birbirlerine karşı oldukları asla söylenemez. Bu mesleği el ele, yan yana yürüten, yüz yüze bakan, uygulamalarından birlikte sorumlu olan SMMM ve YMM’lerin karşı karşıya gelmeleri her iki kesimin de yararına olmadığı açıktır.

Ülke’nin; vergi, sigorta, finans ve bilumum ekonomik değerlerini birlikte yürüten beyaz yakalı emekçilerin bu gereksiz kapışmasında her iki kesiminde bir yararı yoktur.

Benim de üyesi olduğum Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın açıklaması gerçekten de incitici olmuştur. İfadeler yasada olan ‘’yemin seramonisinden’’ kaynaklandığı açıklamasının tatmin edici olmadığı anlaşılmaktadır. Ama olay gerçekten bir yol kazasıdır. Amacını aşan bir ifadedir. Aksi durum asla söz konusu olamaz.

Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Sayın Başkanı Sakıp Şeker, herkesin efendiliği ile, nezaketi ile, çalışkanlığı ile, dürüstlüğü ile tanıdığı değerli bir meslek emekçisidir. Bu şekilde incitici bir ifadeyi bilerek kullanmasına müsaade edeceğini zannetmiyorum. Bu bir ‘’yol kazasıdır.’’

Sayın Sakıp Şeker’in SMMM, YMM Odalarında, esnaf, sanayi ve ticaret odalarında, yaptığı eğitim ve bilgilendirme çabaları herkesin hafızasındadır. Muhasebe, müşavirlik ve denetim mesleğinin yüceltilmesi için çaba sarf eden, ürün veren gayretli bir üstattır. Yaşamında insanları, meslekleri küçük düşürücü bir tavrına rastlayan olmamıştır.

Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergi gelirlerini sırtlayan Kamu görevi de olan güzide iki emek kuruluşunun sudan bahanelerle yasaları değiştirilmekte, örgütlülüklerinin önündeki engeller çoğaltılmakta, içleri boşaltılarak siyasi idareye bağımlı kılmaya zorlandığı bir dönemde bir de içsel çatışma mesleği içinden çıkılmaz noktalara götürecektir.

Sanki bu meslek örgütlerinin Anayasal ve yasal hiçbir kamu görevleri yokmuş gibi, kanarya sevenler, kuş sevenler dernekleri gibi işleme tabi tutularak üzerlerinden baskılar oluşturulmaktadır. Anayasal kuruluşların unvanlarındaki Türk Kelimesi kaldırılmakla tehdit edilmektedirler. Meslek örgütleri alalede derneklere çevrilmeye çalışılmaktadır.

Devletin parti yönetimine dönüştürüldüğü gibi şimdi de odalar, borsalar, barolar da iktidara bağımlı hale getirilmek için fırsat kollanmaktadır.

Konumuza dönersek, bu karşı karşıya gelmeye; TBMM’ne sunulan "Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın’’ 19 cu maddesindeki düzenleme neden olmuştur.

Tasarının anılan maddesi ile halen inceleme elemanı ve YMM raporları ile alınabilen katma değer vergisi iadelerinin SMMM’lerce de alınmasının tasarıda yer almasıdır.

Düzenlemenin daha yasalaşıp yasalaşmayacağı, yasalaşsa kapsamı bile belli olmadan, meydana gelen bu kapışmanın kimlere yarar getireceği şimdiden hesaplanmalıdır.

Şahsımın özgün düşüncesi basit usul mükellefleri hariç bütün mükellefler hakkında muhakkak meslek mensuplarınca rapor düzenlenmesi zorunlu olmalıdır.

O zaman SMMM de YMM de mali rapor yazar. Ülke ekonomisi de daha denetlenmiş, kontrol edilmiş olunur. Ama nerede! YMM’lerin hali ortada! Tam tasdik diye bir şey yok! Bağımsız denetim ise doğmadan ölmek üzere!

Evet, TÜRMOB Sayın Genel Başkanı’nın dediği gibi; ‘’uzun yıllardır birlikte çalışmaya ve üretmeye alışmış iki meslek grubunu birbirine düşürüp, birlik ve beraberliğinin yok edilmesine yönelik’’ çabalara itibar edilmemesi gerekir.

Ancak, TÜRMOB Genel Başkanının YMM’lerden olması ve yönetimin de 4 SMMM, 5 YMM’den oluşması gibi antidemokratik adaletsizliğinin de ortadan kaldırılması için çaba sarf edilmelidir.