Kapitalist bireyselleşme, sevgisizliği mi dayatıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

İnsan, ‘toplumsal’ bir varlıktır.
Kapitalizm, dişlileri arasında öğüttüğü insanlığa ısrarla ‘bireyselleşmeyi’ dayattı. Bireyselleşme, beraberinde ‘hedoizmi’, ‘egoizmi’, ‘bencilliği’ getirdi.
İnsanlar ne kadar bencilleştiler ise, başkalarına karşı o kadar kırıcı davranmaya başladılar, başkaları da onlara karşı ‘aynı oranda’ tavır aldılar.
Zaman içerisinde ‘toplumsal’ niteliklerini kaybederek ‘yalnızlık’ boşluğuna sürüklenen insanlar, ‘kendi türlerinden’ göremedikleri ‘sevgiyi’ ve ‘şefkati’ ne yazık ki başka varlıklarda arıyorlar artık.
Son yıllarda evlerinde ‘kedi’, ‘köpek’ gibi hayvanları besleyenlerin sayısının hızla artmasının asıl sebebi işte budur.
Günün stresi ile evlerine kapağı atan insanlar, kapıları açtıklarında ‘sevgi dolu bakışlar’ ile üzerlerine atlayan hayvanlarla karşılaşıyorlar.
‘Sanal’ da olsa  ‘mutlu’ oluyorlar.

***


Kapitalizm, ‘sosyal’ bir varlık olan insanları, ‘inançlarından’, ‘duygularından’, ‘hislerinden’, ‘heyecanlarından’ sıyırarak, birer ‘makine’ parçası gibi işleyen ve ‘kendi amaçlarına’ hizmet eden birer ‘robot’ haline getirmeye çalışıyor.
Bireyselleşme, ‘toplumsallığın’ önüne geçtikçe, insanların birbirlerine olan sevgi ve saygısı da o derece ortadan kalkıyor.
Karşılıklı ilişkiler, ‘sevgi’ esasına göre değil de, ‘menfaat’ temelleri üzerinde şekilleniyor.
Kanunlar, ‘caydırıcı yaptırımlar’ ile desteklenmeyince, ‘kitabına uygun’ her eylem ‘hak’ ve ‘mübah’ hale geliyor.
‘Nefret’ hisleri, ‘fiili şiddete’ dönüşüyor.
Gün geliyor, zor duruma düşenler, ‘en yakınlarından’ bile yeterli destek bulamıyorlar.
Çaresizlik, ‘bunalıma’ yol açıyor.

***


Oysa İslam ‘toplumcu’ bir nitelik taşıyor.
‘Birey’ ile ‘toplum’ arasında ‘çatışma’ yerine ‘uyum’ eksenine dayanan bir bağ kuruyor, sosyal hayata ‘hassas bir denge’ getiriyor.
‘Zekat’, ‘fitre’, ‘sadaka’, ‘hayır’ müesseseleri ile ‘kardeşlik’, ‘yardımlaşma’ ve ‘dayanışma’ duygularının pekişmesine zemin hazırlıyor.
‘Zengin’ ve ‘fakir’ ayrımını ortadan kaldırıyor, insanlar arasındaki bağın ‘menfaat’ yerine ‘sevgi’temeli üzerinde şekillenmesini sağlıyor.
Zenginleri, ‘servet bekçisi’ olmaktan kurtarıyor, fakirleri ise ‘servet düşmanı’ olmaktan alıkoyuyor.
Bayramlar, ‘unutulanların’ hatırlanmasına, ‘küskünlerin’ barışmasına vesile olurken, dostların, akrabaların yılda bir iki defa da olsa bir araya gelmesi için bir ‘zemin’ oluşturuyor.

***


Sevgi, her şeyin başıdır.
Aynı zamanda ‘imanın’da ön şartıdır.
Allah katında ‘tek hak din’ olan İslamiyet’in yüce peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde aynen şöyle buyuruyor:
- “Canım, kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.”
Din adına ortaya çıkıp, ‘kin’ ve ‘nefret’ tohumları ekenler, insanları ‘birbirlerine’ düşürenler, ‘bölenler’, ‘parçalayanlar’kime hizmet ettiklerini zannediyorlar?
İnsanlık artık, kapitalizmin ‘sevgisizlik’ sarmalından kendisini kurtararak, yeniden ‘özüne’ dönüşünü sağlayacak ‘gönül dostlarını’ arıyor.
Medet ey erenler.



Ebulfez Elçibey’i rahmetle anıyoruz

Bütün hayatı boyunca, Türk dünyasının birliği ve bütünlüğü için mücadele eden Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’4i vefatının 11’inci yıldönümünde rahmet ve saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun.
El Fatiha.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş