Karayılan tezgahı!..

A+A-
Behiç KILIÇ

Kandil yılanı, Kandil bülbülü oldu!.. Önüne gelene şakıyor!.
AB matbuatına söylediklerinin satır başlarına bakalım;
* İngiltere İskoç halkına kendi parlamentolarını vererek, İskoçların iradesini kabul etti. Biz de Türkiye’den aynı şeyi istiyoruz.
* Bu bir savaştı ve hem Türkler hem de Kürtler zarar gördü. Her iki toplum da diğerini affetmesini bilmeli. Bu sürece herkes dahil olmalı. Önderimiz Öcalan da. Af barış için şarttır. Kürtler ve Türkler yeni bir sayfa açmalı.
* Bizler bir yol ayrımındayız. Türkiye iki yoldan birini seçmeli. Eğer Türkiye açılımlarımızı dikkate almaz ve daha fazla saldırırsa, bizler de doğal olarak her şeyimizle kendimizi savunacağız ve misillemede bulunacağız.
* PKK Kandil dağlarında diye Türkiye’nin Kuzey Irak’taki yerel Kürt hükümetinin kurulmasına izin verdi!..
* Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması durumunda bile silah bırakmayız..
* 2007’de ABD ve İsrail’in istihbarat desteğiyle başlatılan operasyonlardan zaferle çıktık!..
* İkinci zaferlerimiz ise 28 Mart yerel seçimleri...
* DTP ile aramızda bir tür bağlantı var.. PKK silahlı, DTP ise siyasi bir parti. Kürtler, Araplar, İranlılar, Ermeniler, Asuriler bölgenin asli unsurları...
* Türkler bin yıl önce bölgeye geldi... Ortadoğu, AB benzeri bir yapıya kavuşması durumunda Kürtler temel haklarını elde edebilecek...
* Kürtçe televizyon ve Kürtçe isimlerin yeniden Kürt köylerine verilmesiyle ilgili elde edilen haklar sayemizde gerçekleşti!..
* Üniversite yıllarında Kürtlerin farklı bir millet olduklarını keşfettik...
Bir proje çerçevesinde Türk kamuoyuna “işte muhatap” diye sunulan adamın yalın hali ile “niyeti” bu şekildedir!..
Hayırlara vesile olması dileği ile!..


Malum proje!..
İskoç modeli, Bask sistemi, özerklik, konfederasyon diye Türk topraklarına kefen biçilmesi bu ülkeye 15 yıldır yoğun biçimde dayatılıyor!..
Nereden çıkmıştır bu?!.
Apo’dan Karayılan’a vs.. dillendirilen bu “talep” zannedilmesin ki bir PKK arayışı!.. Bu dayatma,Türkiye’nin jeostratejik konumunu yeniden organize peşindeki uluslararası enerji azmanlarının ortaya çıkardığı bir arayıştır!.. “Böl ve yönet” temelinde Türkiye’ye 100 yıllık bakış biliniyor ve son otuz yıldır bu proje peşinde koşuluyor!..
PKK, işte bu projenin taşeronu, silahlı kuklaları!..
Enerji tröstleri 1990’lı yılların başında, manifestoyu piyasaya sürdüler... Eric Jan Zücher adlı Hollandalı’ya bir nevi yol haritası yazdırıldı.. Buna göre Doğu ve Güneydoğu özerk bölge ilan edilecek, kendi parlamentosu, yönetimi olacak ama merkezi Ankara yönetimine de aynı haklarla iştirak edecek vs.. Yani bu gün bize PKK ağzından ulaştırılan talepler o yıllarda AB çalışması olarak hazırlanmıştı ve hatta itelenmeye de başlanmıştı!..
Peki bu “yol haritası” Türkiye tarafından nasıl karşılanmıştı acaba?!.


AB’nin emri olur!..
Nasıl karşılanabilir ki; AB öyle uygun gördükten sonra!.. Senin bütün tersanelerine girilmiş, bütün matbuatın bilfiil işgal edilmiş iken!?.
Türkiye’nin kremasını tutan sermaye, elindeki matbuat gücünü toplumun ateşini düşürmeye teksif ederek üzerine düşeni yaptı..
Bugünün direnci kırılmış tepkisiz hali kolay yaratılmadı, adamcağızlar çok uğraştılar doğrusu!..
Gelinen nokta odur!..
Nedir?.. 2009 itibari ile, çocuklarını şehit diye toprağa veren Türk vatandaşlarının gözünün içine baka baka, Kandil’deki çete başını demokrasi havarisi barış arayan lider, diye utanmadan sunabilmektir!.. Bunu da büyük gazetecilik, vatana hizmet eden matbuat diye yutturabilmektir!..
Sözün özü; Kandil’e çıkıp Karayılan’ı Türk milletine “barış elçisi!” diye sunmak, uzantılı bir iştir!.. İşin uzantısında “ipi” tutan, uluslararası sermaye-enerji gücüdür!..
Rol verilenler işlerini yapıyor, oyunu “seyirciye” yutturmayı beceriyorlar!.. İşte bu yüzden Kandil’deki eşkıyabaşını, bizim buraların saygın matbuatı “Kürt sorununda silahları devre dışı bırakabiliriz. Devlet de anlayış göstermeli” diye sunarken İngiliz matbuatı “Karayılan: Apo’yu bıraksalar dahi biz silah bırakmayız!” diye yazıyor...

Yazarın Diğer Yazıları