Karikatür bittiğinde...

Adnan İSLAMOĞULLARI

Üniversitedeki kürsülerinden öğrenmeye gelen ve kendilerinden daha iyi bildiği ön kabulüyle dinleyen amfideki öğrencilerine hitâp eden hocaların, miting meydanlarındaki kürsülere geçiş yapmalarıyla birlikte siyâsetin acımasız çarkları arasında nasıl ezildiğine bolca şâhitlik etmiştir Türk siyaset arenası. Veya miting meydanlarına düşmese de direkt olarak bakanlıkla taltif edilen akademisyenlerin siyasetin dışarıdan görünmeyen simülatif dünyasından bir daha dönmemek üzere apar topar nasıl kaçtıklarını da...

Fakat aralarında üniversite hocalığı kadar siyasetten de zevk alan akademisyenler de yok değil. Miting meydanlarında yüksek sesle kitlelere hitap ederken tüm vurguların kaşını gözünü yararak, bolca sürç-i lisan ederek, bağırarak konuşmayı belâgat zannederek, hoca nezâketini akademide bırakıp siyasetçilere saldırarak, dün söylediğini unutup bugün dün söylediklerini tekzip ederek ve bunları da siyasetin pragmatizmi ve cilvesi olarak içselleştirenleri de gördü...

Birkaç lisanı okuyup yazan, tekellüm eden, tuğla kalınlığında kitaplar yazan, sayısız makaleler derceden, büyükelçi sıfatıyla ayak basmadık ülke, iki lafın belini kırmadık lider ve siyâsetçi bırakmayan, dünyanın kaynayan üç kazanının en büyüğü olan Orta Doğu'da yaprakların bile kendisinden izinsiz kıpırdamasına izin vermeyen, Suriye Devlet Başkanı Esad'a sekiz saat Orta Doğu'yu anlatan ama Esad'ın annesi kadar Esad üzerinde tesirli olamadığına hayıflanan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu siyâseti çok seven ve konjonktür kılığına bürünmüş kaderin oturttuğu koltukta kendisini gerçekten Başbakan sanan bir politik portre olarak mütemadiyen mütebessim Altan Erbulak bakışlarıyla cumhuriyet tarihimizin siyâset albümündeki yerini aldı...

"Bana Serok Ahmet diyorlar" dedi...

"Çözüm sürecinde PKK silah yığınağı yapmış" dedi...

"Akdeniz'de düşürülen uçağımıza fırlatılan füzenin atıldığı yeri koordinatlarıyla biliyoruz" dedi...

"Kimse gücümüze test etmeye kalkmasın" dedi onlarca kez...

"Elimizde canlı bombacıların listesi var. Ama eylem yapmadan onları tutuklayamayız" dedi...

"AKP iktidardan indirilirse ya bu terör çeteleri dolaşacak ya da eskiden olduğu gibi 'Beyaz Toroslar' dolaşacak" dedi...

"Şimdi Ankara'daki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz, oylarımızda bir yükseliş trendi var" dedi yüzden fazla insanın öldüğü bombalama eyleminden sonra...

 "Aileniz eş bulamazsa bize başvuracaksınız" dedi...

Ne tekellüm ettiği, yazıp okuduğu lisanlar, ne yazdığı tuğla kalınlığında kitaplar, sayısız makaleler, ne dört farklı yerde istiflediği kütüphânesi engel olamadı bunları söylemesine...

İştirâk ettiği yüzlerce konferans, panel, belki sunduğu yüzlerce tebliğ engel olamadı bunları söylemesine...

Dirsek çürüttüğü rahlelerin vakarı, diz çöktüğü postların vakarı engel olamadı inisiyatifsiz Başbakanlık yapmasına, bunları söylemesine...

Bir hoca daha.. bir akademisyen daha.. siyâsetin çarkları arasında mizah malzemesine dönüşüyor...

İnisiyatifsizliği.. gafları.. çürüyen tezleri.. öngörüsüzlüklerinin her biri bir çizgisini oluşturuyor karikatürün.. karikatür bittiğinde ortaya çıkacak olan yalnızca komedi değil, trajikomedi olacak... 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş