Kastamonu’da felakete davetiye çıkartan işler!

İsrafil K.KUMBASAR

Su kaynaklarının en bol olduğu Karadeniz bölgesinde yoğunluk kazanan büyük ‘doğa katliamı’ nihayet Kastamonu’ya kadar uzandı.
‘Tarihi’ ve ‘kültürel’ dokusunun yanı sıra, ‘flora’ ve ‘fauna’ yapısını da korumayı başaran ender bölgelerimizden biri olan Kastamonu, dere yataklarına gelişigüzel kurulması planlanan hidro elektrik santrallerin (HES) tehdidi altında.
Cide Loç Vadisi, Soğanlı Çayı ve Çatak Kanyonu üzerinde ‘yap-işlet-devret’ modeliyle inşa edilecek olan ‘boru tipi’ irili ufaklı 15’e yakın HES, ‘doğal güzellikleri’ ile ünlü olan, kendine has endemik bitkilere ve yabani hayvanlara ev sahipliği yapan binlerce kilometrekarelik alanı sular altında bırakacak.
Çevredeki su kaynaklarının ‘tüneller’ ve ‘kanallar’ vasıtası ile barajlara taşınması yüzünden, ‘dere yatakları’ susuz bırakılacak, ‘ekolojik denge’ değişecek, ‘doğal hayat’ tamamen ölüme terk edilecek.
‘Enjeksiyon’ çalışmaları dolayısıyla yeraltı su kanalları tıkanacak, kullanılacak ‘kimyasal’ maddeler içme sularını zehirleyecek.
Kazı, dolgu ve yol çalışmaları nedeniyle ‘yüz binlerce ağaç’ kesilecek, muhtemel ‘toprak’ kaymaları ve ‘sel’ baskınları tetiklenecek.

* * *

Koskoca Keban, Atatürk ve Hirfanlı barajları ‘kaçak’ ve ‘kayıp’ elektriğe çalışıyor.
Ama iktidar sahipleri, ‘tedbir almak’ yerine, doğanın yapısını bozma pahasına ‘tekeden süt çıkarmanın’ peşindeler.
Peki HES projelerinde, süreç nasıl işliyor?
Adam gözüne kestirdiği akarsu üzerinde bir takım hesaplamalar yaptıktan sonra santral kurmak üzere bir dilekçe ile Çevre ve Orman Bakanlığı’na başvuruyor.
Bölge sakinleri arasında ‘göstermelik’ olarak bir eğilim yoklaması yapılıyor.
Vatandaş, “İş getireceğiz, şu kadar yatırım yapılacak, şu kadar insan çalışacak” diye kandırılarak birbirine karşı kışkırtılıyor.
Nihayetinde ‘kabul’ eğiliminin ağırlıkta olduğu varsayılarak kaynaklar, ‘ihalesiz’ olarak ilgili firmanın kullanımına tahsis ediliyor.
Hazırlanan ÇED raporları ise neredeyse ‘birbirlerinin kopyası’ niteliğinde.
Mesela, Çatak Kanyonu’nda kurulması planlanan bir santral için düzenlenen ÇED raporunda Azdavay ilçesi, Erzurum sınırları içerisinde gösteriliyor.
Kullanılan veriler ise 2003 yılına ait.

* * *


Kastamonu gazetesinde yazan Ferhan Çapraz, kaleme aldığı çarpıcı yazılar ile,  “Ben yaptım oldu” zihniyetine karşı kamuoyunu harekete geçirmeye çalışıyor.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Aydal, çevre katliamına imza atanlara şu çağrıyı yapıyor:
- “Bu tür enerji santrallerinin bitirilme süresi çok uzundur ve bakım maliyetleri çok yüksektir. Gelişmiş ülkeler HES’leri çoktan terk etmişlerdir. Çağın enerjisi güneştir. Çevreye zararı yoktur, üretimi neredeyse bedavadır. Dünya doğanın korunması için elinden geleni yapıp, alternatif enerji kaynakları üretmenin yollarını ararken, Kastamonu’da HES inşa etmek çok büyük bir yanlıştır.”
İlgililerden umudunu kesen, ‘işin başa düştüğünü’ anlayan bölge halkı, şantiyelerin önünde çadırlar kurarak iş makinelerinin çalışmasını engelliyor.
Toprağına, havasına, suyuna sahip çıkan vatandaşlar, şirketler tarafından ‘terörist’, ‘vatan haini’olarak suçlanıyor.

* * *


Coğrafi yapıdan dolayı en fazla ‘25 ile 30 yıl’arasında ömür biçilen ve yerel ihtiyacın ancak ‘cüzi bir kısmını’ karşılayacak olan santraller, bölge halkına kârdan çok zarar getirecek.
Peki bu katakulliden ‘kimler’ kârlı çıkacak?
Tabii ki ‘AKP yancısı’ müteahhitler.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş