Katil Rumlarla ortak devlet kurmak ihanettir

Hüseyin Macit YUSUF

Rum-Yunan ikilisinin biz Türklere karşı besledikleri düşmanca tavrı kelimelerle anlatmak mümkün değildir. Yakın tarihimiz incelendiğinde Rum-Yunan ikilisinin Türk düşmanlığının birçok örneğini görmemiz mümkündür. Rum, Kıbrıs Türkünü yok etmek için bugüne kadar her yolu, her barbarlığı denemiştir. Biz Kıbrıs Türkleri Rum-Yunan ikilisinin birçok soykırım teşebbüsünden Anavatan Türkiye’nin zamanında gerçekleştirdiği müdahalelerle kurtulduk. Anadolu’daki kardeşlerimiz olmasa bugün Kıbrıs’ta Kıbrıs Türkünün varlığından bahsetmek olası olmayacaktı. Kıbrıs adası Rum vahşetinin izleri ile doludur. Hemen hemen her yer Eokacı katillerin hunharca katlettikleri Türklerin mezarları ile doludur. Vatan topraklarında kefensiz yatan, mezarları henüz keşfedilmemiş yüzlerce kaybımız vardır. Tarihe, ‘Kanlı Noel’olarak geçen, 21 Aralık 1963 olaylarının yıldönümü haftasında, geçmişte olanlar, Rum vahşeti, bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmektedir. Akritas Planı’nı devreye sokan Eokacı Rumlar bir gecede Kıbrıs Türklerini doğrayıp, katledip Enosis’i gerçekleştirmek üzere saldırıya geçtiler. Önüne geleni; çoluk çocuk, genç yaşlı demeden öldüren eli kanlı Rum milislerin emellerine ulaşması, kahraman mücahitlerimizin destansı direnişi neticesinde mümkün olamamıştır. Anavatan Türkiye yetkililerinin müdahalesi ve adadaki Türk Alayı’nın hareketlenmesi üzerine olaylar yatışsa da, vahşet 1964 Mart’ına kadar devam etti. Kıbrıs Türkleri 103 köyden göç etmek zorunda kaldı. Adanın yüzde 3’ünde yaşam mücadelesi ‘1974 Mutlu Barış Harekatı’na kadar devam etti. Kıbrıs Türkü insanlık dışı şartlarda yaşam savaşı verdi. Anadolu’dan gelen yardımlar olmasa o zorlu yılları atlatmak bilmem mümkün olur muydu?
Kumsal Katliamı’nın yaşayan tanıklarından Növber İbrahimoğlu geçtiğimiz günlerde Rum vahşetini bir kez daha genç nesillerimize aktarılmak üzere anlattı. Bugün, Barbarlık Müzesi olarak, dünyaya Rum vahşetinin tüm detaylarının gösterildiği evde olanları hiçbir yürek kaldırmaz. Türk Alayı’nda Dr. Binbaşı olarak görev yapan Nihat İlhan’ın evine yapılan saldırıda, eşi, üç çocuğunun ve evde bulunanların hunharca katledilişlerini Növber Hanım anlattı. Genç kuşaklarımızın Rum barbarlığını iyice anlamaları için sözü Növber Hanım’a bırakıyorum:
 “1963 Aralık ayında o gece kız kardeşim, kızı ve ben, köylümüz olan Yusuf Bey’lerin evine gittik. Kiracısı Mürvet Hanım’la da tanışıyorduk onların evinde oturuyorduk. İlk akşamdı. aniden derenin o tarafından silah sesleri duyulmaya başlandı. Karanlık basmıştı, hemen elektrikleri kapattık. Dr. İlhan’ın eşi Mürvet Hanım banyoya saklanalım dedi. Ben, kız kardeşimin 2 yaşındaki kızı, ev sahibi, Dr. İlhan’ın karısı ve 3 çocuğu banyo odasına girdik, Mürvet Hanım banyonun içine yattı. 3 çocuğunu da yanına yatırdı. Bu şekilde yatmasını kocası söylemiş. “Eğer ateş olursa duvardan duvara geçecek kurşunlara hedef olmazsınız, banyo sizi korur” demiş. Ev sahibinin hanımı tuvalete saklanmıştı. Dışarıdan bağrışmalar, Rumca “Yaşasın Enosis” sesleri geliyordu. Sokak kapısını silahla taradılar. Biz hiç sesimizi çıkaramıyorduk. Evde kimse yok sanılsın diye. Hepimiz ufacık banyo odasının içine sığınmıştık. Kız kardeşim ufak kızına sarılmış, duvarın dibine çökmüştü. Ansızın Mürvet Hanım’ın çocuklarından biri ağlamaya başladı. Bu sesi duyunca banyo kapısına ateş ettiler. O esnada benim elim de oradaydı, elim parçalandı. Kapıyı tekmelediler, gelişi güzel ateşe başladılar. Bu arada ışığı da yakmışlardı. Hepimizi öldü sandılar, başka eve gittiler. Dr. İlhan’ın eşi ve çocukları can vermişti.
Kız kardeşimin bacağından giren kurşun, öbür tarafından çıkmış ve kucağındaki 2 yaşındaki kızının da dizini parçalamıştı. Benim elim kanlar içindeydi ev sahibimiz yaralanmıştı. Diğer taraftaki tuvaletteki ev sahibinin eşi de acımasızca öldürülmüştü.”  
Bu vahşetin sayısız örnekleri vardır. Bunları genç nesillere düşmanlık aşılamak, düşmanlık tohumları ekmek için aktarmıyoruz. Rum-Yunan ikilisini, hedeflerini, emellerini ve bunun için neler yapabildiklerini ve yapabileceklerini anlatmak için yazıyor ve aktarıyoruz. Gençlerimizin tarih bilinciyle uyanık olmalarını istiyoruz. Rum-Yunan ikilisinin Enosis ve Megali İdea saçmalıkları için geçmişte yaptıklarının 100 mislini yapabileceklerinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Her Rum, Türk düşmanı olarak yetiştirilir ve beynine  “en iyi Türk, ölü Türk’tür” söylemi kazınır. Siz Kıbrıs’ta ne kadar barış, anlaşma, uzlaşma diye çırpının, Rum-Yunan ikilisini malum duruşlarından vazgeçiremezsiniz. İşte bu barbar ve katil Rumlarla yıllardır ortak devlet kurmak için müzakerelerde zaman kaybetmekteyiz. Bunlarla, yani katillerimizle ortak devlet kurmamızı isteyenlere lanet olsun. Barbar Rumlarla yeniden ortak devlet kurmak istemek, vatan topraklarında özgürce yaşayalım diye canlarını veren şehitlerimize, kanlarını döken gazilerimize ve Rum-Yunan ikilisine kahramanca karşı koyarak geçit vermeyen mücahit ve Mehmetçiklerimize, ihanet etmekten başka bir şey değildir.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş