Kavga bitmedi

A+A-
Ahmet GÜRSOY

               Evet, Kerkük şimdilik kurtulmuş görünüyor. Doğru.. Ancak tartışmalar burada bitmeyecek. Çünkü bundan sonrası için yeni kriz alanları açık kapı bekliyor.

                Nedir derseniz.

Söyleyeyim..

                Birincisi, Türkiye'nin ABD ile 1990 öncesinden başlayan bir ucu Büyük Orta Doğu Projesine kadar uzanan ortaklığı sona ermiş görülüyor. Eğer alttan alta, gizliden gizliye devam ediyorsa bilinsin ki bu açık bir ihanet olur.

İkincisi, ABD ve ortakları, Kerkük meselesinde bölge ülkelerinin birlikte hareketi karşısında mağlup olmuştur. En büyük mağlubiyet elbette Barzani'nindir. Barzani, kesinlikle eski itibarını da gücünü de kayıp etmiştir.

Bu saatten sonra Talabani'nin ekibi tarafından ağır suçlamalarla karşılanacaktır. Hatta PKK bile Barzani'yi geri adım atmakla suçlayacak ve kendisinin kesinlikle Barzani gibi yapmayacağını söyleyecektir. Bunun anlamı da şudur: Irak'ta ve Suriye'de bağımsızlık için ayrılıkçı davranan Kürt siyaseti yeni bir kavgaya başlayacaktır. Ve bu kavganın elbette yeni ortakları olacaktır. Yani, eski kavga yeniden hız kazanacaktır. Çünkü K. Irak'taki tüm kazanımlar bir kaç günde tüketilmiştir.

                Üçüncüsü, bu yenilginin ve kaçışın bölgesel yansımaları vardır. İster istemez de olacaktır. Bu durumdan, eğer yeterince akıllı ise Salih Müslim de ders çıkaracaktır.

Dördüncüsü, Kürt siyasetinin ABD ile ulaşacağı bir hedef önemli ölçüde boşa çıkmıştır. Bu demektir ki ABD, kesinlikle Irak, İran ve Türkiye'nin ortak hareketi karşısında kılını bile kıpırdatamaz. Eğer bu ilişki ciddi bir ortaklığa dönüşür ve tam bir Orta Doğu  üçlemesi ortaya çıkarsa, halihazırda süren uyumu bozduğu takdirde Rusya'nın da geleceği çok parlak sayılmaz.

                Beşincisi ve en mühimi, İsrail'in amaçlarının da şimdilik akamete uğramış olmasıdır.

                Altıncısı, bütün bu ortamdan ve yeni gelişmelerden  Türkiye-İran bölgesel rekabeti doğabilir. Bundan da yine ABD ve ötekiler yararlanmak isteyebilir. Çünkü İran hiç beklenmediği kadar bölgede güçlenmiştir. İzlediği istikrarlı politikalar sayesinde Irak'ta bir Şii varlığı ivme kazanmıştır

                Yedincisi, bölgede her zaman var olan Hizbullah Şii eksenli milis güçler, diğer silahlı güçlerle vesayet savaşlarında başarı kazanmışlardır. Türkiye Peşmergeyi eğitirken İran, vesayet savaşlarını yürütecek silahlı milis güçleri sıcak çatışmalar için hazırlamıştır. İşte Kerkük'te onlar vardır. Üstelik bu milis güçlerin içinde hem Türkmenler ve hem de Türkiye'den giden savaşçılar vardır.

                Toparlarsak, bundan sonra Irak'ta Barzani, yerine Talabani güçleri çatışabilir. PKK tam da bu noktada hem Barzani ve hem de Talabani güçleriyle iş birliği yapabilir. Bu durum Türkiye'nin de yeni hedefler belirlemesine neden olabilir.

                Başka?

                ABD'nin başaramadığı, dolduramadığı ve hatta yarattığı boşluğu Rusya devralabilir. Böylece Orta Doğu'da yeniden dengeler kurulmak zorunda kalınabilir.

                Kısacası Orta Doğu, yeni denklemlere gebedir kardeşim. İşte tam bu noktada Türkiye'yi yönetenlerin kesinlikle bir kere daha "yanılmışız" demeye hakları da yetkileri de yoktur. Türkiye kesinlikle hata yapmadan ağır ve akıllı adımlarla kendine yol çizmek zorundadır. İktidardakilerin millî çıkarlarımızı kendi oy hevesleri uğruna tehlikeye atacak söylemlerden uzak durması gerekir. Uluslararası ilişkiler, kuralına, yani diplomasiye uygun yürütülmelidir. 

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları