Kaydırmaca!..

Altemur KILIÇ

“Bilmece bildirmece, dil üstünde kaydırmaca”. Nedir cevabı? “Dondurma” diyeceksiniz, ama yanlış; işte doğru cevaplar;
Dış politikada, ülke çıkarlarında terörle mücadelede “eksen kaydırma”! Son olarak da TSK’yı “profesyonelliğe” kaydırmaca!
 Fizikte olduğu gibi, ülke gündeminde de  “eksen kaydırmaca” başlayınca, sonunda pusulanızı şaşırırsınız. “Verip kurtulmakla” başlarsanız, vere vere sonunda, elinizde  “idare-i maslahat” kalır! “Bilmeceye” şimdi yeni bir şey daha eklendi; Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, “Sınır güvenliği ve sınırın yerinin bazı bölgelerde kaydırılması tartışılabilir” demiş.
Başbakanın, Genelkurmay Başkanının, Şemdinli’de saldırıya uğrayan karakolun ileri mevziinde, kum torbaları arkasında çömelmeleri eleştiriliyor. Yanlış ve ayıp. Genelkurmayın açıklamasında, belirtildiği gibi “O mevzi Türkiye-Irak sınır hattının tam üzerinde. Sıfır hattıdır. Her zaman bir kaç teröristin, keskin nişancıların tehdidi altında ve bunun için de,  TC. Başbakanını ve komutanlarını ayakta boy hedefi yapmak doğru olmazdı”...
Ne var ki akıllara, ister istemez Başbakanın Arap şeyhleri yanında çömelmesi ve Gazi Mustafa Kemal’in Çanakkale savaşları sırasında Conkbayırı’nda, Kocatepe’deki dimdik ayaktaki silueti geliyor... Çömelen bir Başbakan ve dimdik, ayakta bir Mustafa Kemal...
Bugün eskiden tartışılması düşünülemeyen her şeyi, hatta Anayasanın “değiştirilmesi” düşünülmeyen maddelerini tartışıyor, tartışmaktan öte referanduma sunuyorlar. Sınırlarımızın “kaydırılması” da neden tartışılmasın? Ama hangi yönde. Yazıcı muğlâk konuşuyor. Acaba “Türkiye’nin içlerine doğru çekelim mi” demek istiyor! Kim olursa olsun, böyle bir öneriyi TC’nin bir Devlet Bakanına yakıştıramam, ama şu sıralarda “dilin kemiği” yok, öneriler üzerinden kayıyor!
Eğer Hayati Yazıcı, sınırlarımızı “Kuzey Irak”a yeni adıyla “Kürdistan” topraklarına götürmeyi ve böylelikle de bir tampon bölge kurulmasını istiyorsa, haklı. Ama Barzani bunu Türk Devletiyle müzakere eder, mi? ABD icazet verir mi?
O şeytan üçgeni, o bölge sadece askeri strateji bakımından değil, enerji hatları, petrol kuyuları açısından hayati. “İpek Yolu” olmaktan çıkmış, “Uyuşturucu-Esrar Yolu” olmuş. Bu yol PKK’nın beslenme yollarından biri!
Hayati Yazıcı, çoktandır AKP çevrelerinin ve yalakalarının dilleri altındaki başka bir “kaydırmacadan” söz etmiş... PKK teröristleriyle mücadelenin “profesyonel askerlere kaydırılması”.
Genelkurmay, son basın brifinginde, Irak sınırını artık profesyonel askerlerin koruyacağını açıkladı. Eğer PKK yabancı uzmanların eğittiği “profesyonel” askerlerse, bu düşmanlara karşı da profesyonel askerler mücadele etmeli. Ama sormak gerekiyor: Şimdiye kadar PKK ile kahramanca mücadele eden askerlerimiz, acemi devşirmeler miydi? Eğer, şimdi bu cepheye sürülmesi düşünülen, Polis Özel Harekâtçılar üç aylık eğitimden sonra “profesyonel” olmuşlarsa, askerlerimiz “profesyonel” olamadılar mı? Eğer, olamadılar deniyorsa, bu onları eğiten ve onlara komuta eden subaylarımıza ve şehit düşen askerlerimizin hatıralarına haksızlık olur! TSK eğitim seviyesi yüksek, teknolojisi güçlü bir ordudur. TSK, Fransa’nın sömürgelerinde kullandıkları maceraperestlerden kurulu, paralı  “Yabancılar Lejyonu” değil.  
Böyle bir zihniyet “Ordu Millet” anlayışına ters olacaktır! Eğer bugün bu mücadelede bir zaaf varsa, bunun sebeplerini başka şeylerde aramak gerekiyor. Mesela, askerlerimizi başarıyla eğiten ve onlara komuta edenlerin şimdi Silivri’de, Hasdal’da olmalarında.
Ve ne hallere geldik; TBMM’de güya Türk milletvekilleri, aslında PKK vekilleri, açıkça  “Çocuklarınızı askere göndermeyin” diyorlar. Kimse bunu yadırgamıyor! 
TV’leri izliyor yalakaların yazılarını okuyorum. Çoğu dallar budaklarla uğraşmaktan,  “ormanı” göremiyorlar. Bazıları kurtuluşun APO aracılığıyla veya doğrudan PKK ile anlaşmakta olduğunu söyleyecek kadar alçalmışlar.
Evet, eksen -sınır- kaydırmanın zamanı çoktan geldi. Doğru  “Eksen” TC’nin bekası, kaydırılması gereken sınır da Kandil dağı ve ötesi!
Bu yapılsın, sonra sınırlarımızı “Milli Misak”  hudutlarına Musul’a da çekeriz. Artık gerisini onlar düşünsünler...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş