Kayıt dışı ekonominin dinamit etkisi

Esfender KORKMAZ

Türkiye bir zamanlar kayıt dışı ekonomiyi çok tartışırdı. Şimdi daha az tartışıyor. Bazen, AB raporları veya bazı uluslararası kurumların uyarısı nedeniyle gündeme geliyor. Kayıt dışı ekonomi artık neden tartışılmıyor? Acaba Türkiye’de kayıt dışı ekonomi azaldı mı, yoksa halk kayıt dışılığı kanıksadı mı?

Kayıt dışı ekonomi, kayıt yapılmayan ve dolayısıyla devlet tarafından denetlenemeyen faaliyetlerdir. Bu faaliyetler mal ve hizmet üretimine konu olmasına karşılık ekonominin geleneksel ölçüm yöntemleriyle bütünüyle tespit edilemiyor. Bazıları üretim tahminlerine giriyor. Bazı faaliyetler girmiyor. 
Türkiye’de kayıt dışı istihdamı, TÜİK yayınlıyor. Dün yayınlanan istihdam rakamlarına göre, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, 2014 yılı Temmuz döneminde yüzde 36,4 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 84 ve tarım dışı sektörlerde yüzde 22,7 oldu. Kayıt dışı istihdam üç-dört yıl öncesinde yüzde 48 dolayında idi.  
Kayıt dışı ekonominin ise özelliği gereği hassas bir ölçüsü yoktur. Zaman zaman vergi müfettişleri bazı rakamlar çıkarıyor. Ancak bu rakamlar da çok abartılı oluyor. 
Mamafih, Maliye Bakanı Şimşek de Gelir İdaresi Başkanlığı’nca düzenlenen  “Kayıtlı Ekonomiye Geçişte Sivil Toplum Kuruluşları ile Buluşma”  toplantısında 10 yıl öncesine göre kayıt dışı ekonominin milli gelire oranında 5 puanlık bir ilerleme sağladıklarını belirtti.  
Maliye genel olarak yalnızca vergi kaçağını  “kayıt dışı ekonomi”  olarak tarif ediyor ve açıklıyor. Vergi kaçağından yola çıkarak, toplam kayıt dışılığı ölçmek mümkün değildir. Çünkü uyuşturucu ve kaçakçılık gibi yer altı ekonomisi hem GSYH içine girmez, hem de vergi potansiyeli oluşturmaz. 
Dahası da doğası gereği kayıt dışının GSYH’ya oranını bu kadar net hesap etmek imkanı yoktur. Ben şahsen, genel olarak Türkiye’de kayıt dışı ekonominin büyüklüğü Milli gelirimizin beşte biri ile dörtte biri arasında tahmin ediyorum.
Kayıt dışı ekonominin, topluma ve ekonomiye verdiği zararlar saymakla tükenmez...
1) Uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık Türkiye için dünyada Avrupa Birliğinde olumsuz bir imaj yaratmıştır... Yaratmaya da devam edecektir... Bu durum, uluslararası ilişkilerde Türkiye’yi zor duruma düşürmektedir. 
2) Toplumda etik değerleri tahrip etmektedir.
3) Ekonomide haksız rekabet yaratmıştır... Yer altı ekonomisinde devletin işi vergi almak değil, bu faaliyetleri önlemektir... Vergi kaçıranlar ise, kaçırmayanlara karşı haksız rekabet yaratmaktadırlar... Rekabet edebilmek için vergi kaçırmayanları da vergi kaçırmaya zorlayacaktır.
4) Yeraltı ekonomisi ekonomiye olan güveni zedeliyor, ekonomiyi kırılgan yapıyor ve doğrudan yabancı yatırımları ürkütüyor.
5) Kayıt dışılık potansiyel vergi imkanlarının kullanılmasını engelliyor. Bu defa hükümet vergi kaçırmayanların vergi yükünü artırıyor.. Veya tüketim vergilerini artırıyor. Tüketim vergilerinin artması fiyatların artması demektir. Fiyatlar artınca birçok mala olan talep azalıyor. Talep olmayınca üretici malını satamıyor. Ya zarar ediyor veya iş yerini kapatıyor.
6) Kayıt dışı elde edilen gelirler, genellikle yurt dışına çıkarılıyor. Türkiye’den kaynak çıkışı oluyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş