Kazak bilgesi Abay’dan bilim üstüne sözler..

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

Abay Kunanbayev, 19. yüzyılda yaşamış bir Kazak şairi ve bilgesi... Bizde çok fazla tanınıp bilinmiyor. Oysa Kazakistan onu söz üstadı ve büyük şair olarak biliyor. Dahası, Nursultan Nazarbayev  “Abay her zaman bizim milli simgemiz olacaktır” diyerek ona ayrıcalıklı bir yer açıyor devlet katında ve Kazak gönlünde.

Bugün bu bilgenin bilim üstüne dediklerini aktaracağım. 19. yüzyılda, Türk Dünyasında genellikle hurafeler ve dogmalar kol gezerken, Kazak bozkırında bilim bağlamında, bu düzeyde bir bilince ve bakışa sahip olmak, önemlidir.

Evet, söz Abay’ın:

“Öncelikle bilim peşinde koşanların, dünya nimetlerinden yararlanmak amacıyla bu yola girmemeleri gerekir. Bunun için, yalnızca bilimin kendisine tutkun ve istekli olur, öğrenmenin bir devlet olduğunu bilirsen, bilmediğini öğrendiğinde bir rahatlık ve doyum hissedersen, gönlünde erinç oluşur. Bu erinci sağlamca korur, öğrenmek tutkusuyla durmadan araştırırsan, umudunu hep korursan, bilime karşı sevgin de her dem diri kalır. İşte o zaman; her işittiğini, gördüğünü gönlün alıp kabul eder, onları bütün yönleriyle içine alıp özümser.

Eğer gönlün başka istek ve tutkulara yönelirse, bilimi yalnızca bir başka amaca sebep kılmak için öğrenirsen, bu bilime gönlünün bağlılığı, seni besleyen üvey annenin sevecenliği kadar olur. Gönlünü bilime tam açarsan, bilim de sana döner, kendini çabuk ele verir. Yarı coşku ve tutku, yarı öğrenmedir.

İkincisi, bilimi gerçek amacına uygun olarak öğrenmek gerekir. Rekabet amacıyla bilim öğrenmek doğru değildir. Ancak tadında yani azca rekabet, gönlü yetenekli kılmak için zararlı da değildir. Aşırı rekabet insanı düzeltmek bir yana, bozar. Eğer hırslanılırsa, bencillik, gurur, övgü, haset gibi duygular insana musallat olur. Böylesi kişiler insana kötülük getiren yalandan, dedikodudan, kavga ve çekişmelerden uzak duramaz.

Üçüncüsü, her gerçekliği, çaba gösterip tüm yönleri ve ayrıntısıyla öğrenirsen, onu tut, ölsen de bırakma. Bu bilgin, sana değerli olmazsa, kime yarar? Kendinin saygı duyup özen göstermediğin şeye başkasından nasıl saygı ve ilgi bekleyebilirsin?

Dördüncüsü, bilimi geliştirmek için insan iki şeye dikkat göstermelidir. Bunlar; mülahaza ve muhafazadır. Bu iki kavramı güçlendirmeye yoğunlaşılmalıdır. Bunlar gelişmeden bilim gelişemez.

Beşincisi, akıl için zararlı olan şeylerden kaçın.

Altıncısı; bilimi ve aklı koruyan huyun olması gerekir. Bu huy bozulmasın. Güçbeğenirlilikle, telaşla ya da birinin yersiz sözüyle, bir kez gelen mutluluğa kapılıp kalırsan, huyunun berkliği bozulur. Ondan sonra okuma ve öğrenmenin bir yararı yok. Bildiklerini ve bulduklarını uygulayacak yer olmadıktan sonra, bunlar neyine yarar?

Dediğini yapanın, sözünde duranın, huyu azmayanın, aklı ve arı çabası var olsun. Bu akıl için, ar için olsun!”

Abay’ın bilime dair dedikleri yalnızca bunlar değil, güzel özdeyişleri var, onlardan da örnekler verelim:

 “Kişinin bilgisine bakarak destek ver, bilgisize yaptığın destek sonunda seni üzer.”

 “Gücü olmayan kızgınlık, sözünden dönen âşık, çırağı olmayan bilgin hiçtir.”

 “Çaba, akıl ve kalp hünerlerini söylemiş, tartışmış, sonunda gelip bilime danışmışlar.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları