Kazakistan mucizesi

Kürşad ZORLU

Kazakistan’ın bağımsızlığını elde etmesinin ardından yaklaşık 23 yıl geçti. Devlet yaşamında oldukça kısa sayılabilecek bu süre içerisinde Kazak bozkırları adeta bir mucizeye şahitlik etti. Öyle ki bağımsızlığın elde edildiği ilk yıllarda ülkenin içerisinde bulunduğu koşullar gelecek planlamasına olumsuz anlamlar yüklüyordu. Ekonomideki yaklaşık %50’lik daralma, sermaye yetersizliği, hiper enflasyon ve yüksek orandaki işsizlik gelecek kaygısını derinleştirirken, yetersiz alt yapı ve geri kalmış teknolojik miras kısa vadede çözüm üretilmesini zorlaştırıyordu. Bununla birlikte sınır problemlerinin varlığı ülkedeki sosyal kaosu belirginleştiriyor; varlığını hissettiren bir ideolojik boşluk görülüyordu. Ve dünyanın 9. toprak büyüklüğüne sahip ülkesi olan Kazakistan’da 1994 rakamlarıyla Kazaklar, nüfusun yaklaşık % 45’ini oluşturuyordu.

Nazarbayev liderliği
İşte böyle bir ortamda ancak karizmatik ve gerçek bir lidere ihtiyaç vardı. O lider Karaganda bölgesindeki bir fabrikada metalurji mühendisi olarak çalışma hayatına atılan ve giriştiği siyaset sahnesinde kısa zamanda en tepeye yükselen Nursultan Nazarbayev’den başkası değildi. Cesaret ve kararlılığını her fırsatta ortaya koyan Nazarbayev ülkenin geleceğine yön vermek için Singapur, G.Kore, Malezya ve Türkiye örneğinden esinleniyordu. Bu kapsamda ülkenin dış politika zemini, işbirliği, istikrar ve barış kavramları üzerinde şekilleniyordu. Nitekim soğuk savaş döneminde dünyanın 4. nükleer gücü olan Kazakistan, Nazarbayev’in ani kararı ile Semipalatinsk üssünü kapatmak kararı alıyordu. Proaktif bir liderlik örneği sergileyen Nazarbayev, ekonomi ve sosyal yaşamda görülmesi muhtemel pek çok sorunu meydana gelmeden önleyebilme becerisini de ortaya koyuyordu. Cumhurbaşkanı Nazarbayev, simbiyotik olarak pek çok din ve milletin mensuplarını ülke topraklarında barış ve huzur içerisinde yaşatmayı başarıyor ve dünyanın süper güçlerinin dikkatini çekiyordu. Kazak nüfusunun da % 65’lere yükseldiği bu süreç Nazarbayev’in vizyoner bir lider olarak dünya siyasetindeki yerini pekiştiriyordu. 

Hızlı dönüşüm
Hunlardan Sakalara, Göktürklerden Karahanlılara kadar bir çok medeniyetin köklü destanına sahip olan Kazakistan’da bu süreç ve koşullar altında dünyanın dikkatini çeken bir dönüşüm gerçekleştirilmiştir. Son 10 yılda ortalama % 8 büyüme kaydeden Kazakistan Cumhuriyeti, kişi başına milli gelirini de 700’den 12 bin dolara yükseltmiştir. Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere ülkedeki yer altı kaynakları küresel dengeler çerçevesinde idare edilerek ekonomik kalkınmaya yönlendirilmiş ve yaklaşık 160 milyar dolarlık doğrudan dış yatırım Kazakistan topraklarına kazandırılmıştır. Bankacılık ve finans alanında kurumsallaşmayı sağlamak üzere “Samruk” ve  “Kazina” adlı ulusal fonlar birleştirilerek daha güçlü bir fon mekanizmasının kurulması sağlanmıştır. Bugüne kadar 49 milyar dolar değere sahip 74 büyük projeyi üstlenen Samruk-Kazina fonu yakın gelecekte 29 milyar dolarlık 54 projeyi desteklemek üzere incelemelerini sürdürmektedir. Ekonomideki bu hamlelerle birlikte Kazakistan 2012 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan rekabet edebilirlik sıralamasında, 72. sıradan 51. sıraya yükselmiştir. Dünya Bankası ise Kazakistan’ı yatırım yapılabilir ilk 20 ülke arasında göstermektedir.

Çok yönlülük
Ekonomide önemli başarılara imza atan Kazakistan bölgesel barış, istikrar ve güvenlik alanında da liderlik konumunu pekiştirmektedir. Kazakistan’ın genç bir Cumhuriyet olarak böylesine önemli hususlarda inisiyatif alarak küresel barış sürecine katkı sunması uluslararası arenadaki desteğini de artırmaktadır. Avrasya coğrafyasındaki konumu ve politik olarak durduğu nokta Kazakistan’ı Doğu ve Batı arasında doğal bir kara köprüsü haline getirmektedir. Şanghay İşbirliği Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Teşkilatı, Avrasya Gümrük Birliği, Türk Konseyi gibi uluslararası organizasyonlarda öncülük rolünü pekiştiren Kazakistan, eski Sovyetler blokundaki ülkeler açısından oldukça zor sayılabilecek başarıları elde etmektedir. Kazakistan, AGİT ve İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığının yanı sıra Dünya İslam Ekonomik Forumu, Kış Olimpiyatları ve Dünya Geleneksel ve Semavi Dinler Kongresi ile bölgesel ölçeğin ötesine geçerek girişimci bir devlet konumuna gelmektedir. Ülke içerisinde farklı din ve milletlerden insanların bir araya getirildiği bir toplumsal sistem sunan Kazakistan Cumhuriyeti’nin demokrasi, insan hakları ve yasaların üstünlüğü konusunda kendi isteği ile değişim gösterdiğini de belirtmek gerekir.

EXPO 2017 başarısı
Kazakistan son olarak dünyanın önemli uluslararası organizasyonları arasında gösterilen EXPO 2017’nin ev sahipliğine hak kazanmış ve Bağımsız Devletler Topluluğu bünyesinde bir ilki gerçekleştirmiştir. Kazakistan EXPO 2017 hazırlık sürecinde ‘Geleceğin Enerjisi’ ana teması ile yaptığı çalışmalar sayesinde dünya barış ve huzuruna büyük katkılar sunacağını şimdiden kanıtlamıştır. Bu amaçla kurulacak EXPO merkezi için 147 hektarlık bir alan ve 1.2 milyar euro tahsis edilmiştir. Beş milyondan fazla kişinin katılacağı bu önemli organizasyon ülkenin gurur kaynağı olan başkent Astana’da düzenlenecek. Kazakistan bu istikrarlı yükselişiyle birlikte Avrasya bölgesinin ve Türk dünyasının en etkili ülkelerinden birisi olmaya devam edecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş