Kazakistan, Nazarbayev ve Strateji

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Türkçe’de “Göz ola dağın arkasını göre; akıl ola başa gelecek olanı bile” diye başlayan bir özdeyiş vardır. Bu söz olayların arkasına takılmak yerine, olayların meydana geliş eğilimini önceden tahmin ederek ya da sezerek gerekli önlemleri almayı anlatır. Bu meziyetin ülke yöneticilerinde sade vatandaşa göre iki defa daha fazla olması gereklidir. Gerçekten de ülke yöneticilerini, bu yönü itibarıyla geçmişe takılıp kalmışlar, günün sorunları arasında kaybolmuşlar ve her ikisiyle birlikte geleceği de kestirerek gerekli hazırlıkları yapanlar olmak üzere üç guruba ayırmak mümkündür.
Soğuk Savaş sonrası geleceği kestirmek, küreselleşmenin tehditleri için tedbirler almak ve fırsatları için de hazırlık yapmak bakımından Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in performansından alınacak dersler vardır. Bugün Kazakistan, Asya’nın ve Türk Dünyasının parlayan yıldızı olmuşsa bu sonucun alınmasında Devlet Başkanı Nazarbayev’in özel bir yeri vardır. Bilindiği gibi ülkelerin çapı onu yönetenlerin çapı kadardır.

“Aklın uykusu canavarlar yaratır”
Nazarbayev’i farklı kılan ve köşemize konuk eden de onun dikkat çekici özellikleridir. O,  “Kritik On Yıl” isimli eserinin son sayfasına şu sözü yazmıştır: “Aklın uykusu canavarlar yaratır”. Sonra da “Yolumuz üstünde hiçbir krizin bizi beklemediğini garanti edemeyiz”  tespitinde bulunur. O, “hiçbir şeye karşı sigortalı değiliz” demektedir. Bu nedenle de her ihtimale karşı hazırlıklı olmak gereğine vurgu yapmış olmaktadır.
Nitekim Kazakistan Cumhurbaşkanı, 1997 yılında yaptığı bir konuşmada “ülkede petrol yokmuşçasına yaşamayı öğrenmeliyiz” demiştir. Bu anlamda da petrodolarlardan ve özelleştirmeden sağlanan paraların bir kısmını muhtemel bir kriz sırasında kullanmak üzere Milli bir Fon oluşturmuştu. O, önlem alma bakımından krizlere karşı ciddi hazırlıklar yapılması gerektiğine, krizi fırsata çevirme bakımından da sonucun sinerji yaratıcı etkisine dikkat çekmiştir. Nazarbayev şöyle demektedir: “Kriz asla sonsuz olmaz ve gelip geçicidir. Bu krizlerde ayakta kalmayı başaranlar daha sonra çok daha fazla gelişmektedir”.

Uygulama ve Kuram Birliği!
Nazarbayev uygulama ve kuramın birlikte yürümesi konusunda da örnek tutumlar sergilemiştir. Karşılaşılan ya da karşılaşılma ihtimali bulunan sorunları çözümleyebilmek için olguların üzerinde çok boyutlu olarak çalışmak ve düşünmek gerekir. Atılan ya da atılacak olan adımların amacı, öncelikleri, sırası ve etkinliği önceden belirlenmelidir. Bu nedenle de teori (kuram) ile pratik (uygulama) arasında bağlantının olması şarttır. Çünkü eylemi olmayan teori (kuram) anlamsız, teorisi olmayan eylem ise amaçsız kalır. Bu yüzden Kazakistan, bölgede ve dünyada ortaya çıkan ya da çıkması muhtemel kriz ya da gelişmeler için gerekli olan fiziki ve zihni hazırlıklarını önceden yapmaktadır.
Nitekim SSCB sonrası oluşan boşluğu doldurmak üzere harekete geçen güçlere karşı Nazarbayev önderliğinde Kazakistan kendi projelerini açıkça ortaya koymuştur. Böylece başkalarının görüş ve çıkarlarının peşine takılmak yerine kendi görüşlerini başkalarına kabul ettirmek gibi bir yöntem izlemiştir: Bu bağlamda; Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrasyacılık, Şanghay İşbirliği Örgütü, Orta Asya Devletler Birliği ve Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler konferansı platformu Nazarbayev’in fikri katkı yaptığı projelerden bir kaçıdır. Böylece Kazakistan’ın çıkarlarını önceleyen zihni ve kuramsal hazırlıklar önceden yapılmış, ülke emrivakilere karşı kendisini hazırlamıştır. Olayları pasifçe izlemek yerine yönetmeye cüret edenler her zaman kazanırlar. Nazarbayev’in yaptığı da budur.
Bugün Kazakistan, siyasi ve ekonomik krizlerden en az etkilenen ülke konumunda ise bu stratejik düşünceye yönetimin verdiği önemle yakından ilgilidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları