Kazasız günümüz yok

A+A-
Ergun KAFTANCI

     YEDİ günde meydana gelen trafik kazası 111, ölü sayısı 60, yaralı sayısı 371... Beyinsiz haberciler, kazalara ilişkin haberleri bayram boyunca televizyonlardan "Kaza gerçekleşti" diyerek verdi ve kanımızı beynimize sıçrattı...

     Demek sürücüler yola çıkarken kafasında kuruyor ve "Ben kaza yapacağım" dedikten sonra birkaç kilometre yol alıyor ve dediğini yapıyor...

     Yani hayalini gerçekleştiriyor...

     Öyle mi... 

     Kaza gerçekleşti diyen aptallara Allah akıl vere...

     * * *

     Üzerinde kaza olmayan otoyol yok gibi...

     Züppelerin otoyol yerine otoban dedikleri bütün yollarda kan aktı, çok sayıda araç kullanılmaz hale geldi...

     Sonuca bir de milli servet kaybını eklerseniz, iliklerinizde büyük bir acının yer ettiğini hissedersiniz...

     * * *

     Sözüm ona yollar trafik görevlileri tarafından denetleniyor...

     Ya denetlenmeseydi, kim bilir ölü sayısı ne kadar olurdu...

     Üstelik yollarda -Kalktı diyen İçişleri Bakanı'na inat- radar uygulaması var; sistem çoğu yerde tuzak şeklinde...

     Kazaların çokluğu bundan olmasın...

     "Radar uygulaması kalkmayacak, o yolla gelen parayı belediyelere aktarıyoruz" diyen Maliye Bakanı nasıl bir vebal altında olduğunu düşünsün...

     Belediyelere yardım uğruna sürücülere radar uygulamasıyla tuzak kurmak insani bir uygulama değildir, üstelik suçtur!

     Belediyelere aktarılan paralar giden canları geri mi getirecek...

     Sinekten yağ çıkarmaya kalkmak insanı Maliye Bakanı yapmaz, olanı da o koltukta oturtmaz!

Bitsin bu hasret

--------------------------

     BAZILARI öğrensin diye, demokrasiye ve demokratik olmaya ilişkin bir iki cümle söylemek istiyorum...

     Bazıları dediğim, tabii ki siyasetçiler...

     Malûmun ilâmı diyecekler çıkabilir, olsun ben yine de söyleyeceğim...

     -Siyasal özgürlüklere baskı, dini tepkilere neden olur...

     Devam ediyorum:

     -İnançlara baskı da siyasal tepkilere yol açar...

     * * *

     Ciddi anlamda demokrat olanlar demokrasiye tepkilere maruz bırakmadan sahip çıkmak zorundadır...

     Demokrasi, tepkilerle yozlaşmasın ve rayından çıkmasın diye ilk şart da, sistemi dengede tutmaktır...

     Kısacası ne siyasal özgürlükler, ne de inançlar baskı altına alınmalı...

     * * *

     Böyle bir ortamı yaşamaya o kadar hasretiz ki...

          Dil, kültürel kimliktir

----------------------------------   

     YENİ İçişleri Bakanı, parlamenter olgunluğa erişmek zorunda...

     Epeydir siyasetin içerisinde ama parlamento ve de bakanlık kültürü söz konusu olduğunda, hâlâ müptedi...

     "Türkçe de bizim dilimiz, Kürtçe de" diyerek anayasaya aykırı beyanda bulunma talihsizliği yaşadı.

     Söylemiştim, tekrarlayım; Türkçe, devletin dilidir. Kürtçe ise bazı insanlar tarafından konuşulabilir ama bizim dilimiz değildir... 

     Ayrıca, Türk Milleti'nin kültürel kimliği de dilidir...

     Sosyal kimliği ise üzerinde yaşadığı topraklarda dalgalanan bayrağıdır. Şanlı bayrağımız milletimizin varlığını yaşatan bir gerçektir...

     * * *

     Ne alâka demeyin, çok alâka...

     Erich Fromm marksist bir düşünürdü; buna rağmen hem komünizme, hem kapitalizme karşıydı. Liberal ve özgürlükçüydü, Almanya doğumlu bir Museviydi, Amerika'da yaşıyordu...

     Sonuna kadar savunduğu görüşü özgürlük üzerineydi, "Çağımızın sorunu olan özgürlüklere baskı yapılmazsa insanlar kimliklerine dayalı kavgalardan uzak durur" demişti...

     Kısacası, sosyal ve kültürel değerlerin birlikteliğini işaret etmişti...

     Fromm'u takan kim... 

     Günümüzde onun düşüncesine benzer düşünceye sahip biri varsa lütfen adını söyleyin!

Haydi okula

---------------------------   

     BUGÜN okul günü, öğrencilerimize ve öğretmenlerimize başarılar diliyoruz...

     Velilere de Allah kolaylık versin...

     * * *

     Sıkıntılı bir öğretim yılı yaşayabiliriz....

     MEB Müsteşarı, önceki gün her ne kadar "Öğretmen açığı ve kitap yokluğu yaşanmayacak" da dese, bazı okullarda derslerin öğretmensiz geçeceği anlaşılıyor...

     Öğretmen sıkıntısı olmayacaksa neden acilen 15 bin sözleşmeli öğretmen lâzım diyorlar...

     Kitap da öyle; ders kitaplarında yer alan ve OHAL'e neden olan olaylardan ve kişilerden arındırılmış kitaplar söz konusu. Müsteşar, birkaç gün içerisinde yeni ve içerikleri elenmiş kitap dağıtımının da sağlanacağını açıkladı...

     Göreceğiz...

     * * *

     Veliler ise servislerin pahalı hale gelmesinden şikâyetçi....

     Çoğu, çocuğunu kendi götürüp getirmeyi düşünüyor. Demek ki büyük kentlerde sabahları okula gidiş, öğleden sonra eve dönüş çilesi başlayacak, trafik daha da beter hale gelecek...

     * * *

     Öğrencilerimize Allah zihin açıklığı, öğretmenlerimize de sabır versin...

   KOCAMAN SÖZLER

----------------------------

     LAİK ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ni dış destekli "Ilımlı İslam Cumhuriyeti"ne dönüştürme gayretleri aralıksız sürdürülüyor (Sabih Kanadoğlu)

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları