KCK’nın başkaldırısı

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne başkaldırının, anayasa hükümlerini hiçe saymanının sergilendiği Diyarbakır’daki KCK davasına malum medyayla beraber yandaşlar da balıklama daldı. Sadece yerliler değil, uçaklar dolusu yabancı gözlemcinin de destek amaçlı geldiği Diyarbakır’da otellerde yer bulmak neredeyse imkânsız. Kentin turizmine katkı sağladığını falan sanmayın. Hiçbirinin eli cebine girmiyor. Masrafların tamamı; uçak biletleri dâhil, belediye, baro ve bazı dernekler tarafından karşılanıyor. Türkiye’nin en modern, en pahalı tesislerinin bulunduğu Diyarbakır’da gece hayatı da hızlı. KCK’nın yabancı konukları beleş tatili iyi değerlendiriyor. Doğrusu organizasyon son derece başarılı. BDP tam kadro orada. Yetmiş iki buçuk milletten gelen misafirlerin her birine baro ve belediyeden birer de mihmandar verilmiş. Peşmerge kıyafeti giydirilen çocuklarla bol miktarda hatıra fotoğrafı çektiriliyor. Televizyonlar da canlı yayın arabalarını göndermiş. Trafiğe kapatılan koca caddenin adliyeye yakın noktalarında sokak röportajları yapılıyor. Lüks restoranların içerisi ve terasları seyyar stüdyo haline dönüştürülmüş. Ha bire barış, özgürlük, insan hakları ve demokrasi adına ahkâmlar kesiliyor. Yandaş meydanının yağdanlıklarına göre KCK’dan yargılananlar cami avlusundan tutup getirilmiş gibi. Duyan, gören sütten çıkmış ak kaşık sanacak KCK’lıları. Emniyet ve savcılıkta Türkçe ifade veren ve çoğu doğru dürüst Kürtçe bile bilmeyen sanıklar ısrarla Kürtçe konuşarak duruşma heyeti ile beraber devlete başkaldırıyorlar.
Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle,  “İleri Demokrasi” ye terfi eden Türkiye’de Habur’daki davul zurnalı karşılamadan sonra böyle tablolara tanık olmayı da hazmede hazmede kanıksatacaklar. Yeniçağ gazetesi ve bu sütunu takip edenler bir yılı aşkın süredir ayda en az bir iki defa gittiğim Diyarbakır’dan izlenimlerimi Albay Cemal Temizöz ve Kamil Atak’ın yargılandığı dava ile ilgili gözlemlerimi hatırlıyorlar. KCK’dan iki ay önce, yani 20 aydır tutuklu bulunan Temizöz davasının 12 duruşmasını izledim. Başından sonuna kadar Avrupa’dan gelen Uluslararası Af Örgütü üyeleriyle beraber birkaç yabancı gazeteci de sözde ölüm tarlaları, ölüm kuyuları için gelmişti. Ortada cesedin bulunmadığı faili meçhul cinayetlerle ilgili yapılan kazılarda hayvan kemiklerinin bulunmasına rağmen dava halen devam ediyor. Ama bir Allah’ın kulu çıkıp da,  “Ortada bir tek maddi delil yok iken bu insanlar niye 20 aydır içeride yatıyor”  diye sormuyor, varsa yoksa KCK. Üstelik KCK’nın ne anlama geldiğini bilenlerin sayısı da iki elin parmağını geçmez. Yandaş medyanın  “PKK’nın gizli şehir yapılanması”  diye tanımladığı terör örgütünün kapsamı o kadar geniş ki PKK da oraya bağlı. Örgüte gelen eylem emirleri de KCK’dan çıkıyor. Bir başka deyimle, İmralı’daki bebek katili ile Kandil’deki vahşiler de KCK’nın birer unsuru. Ama kafayı çekip Adliye önünde ’çav bella’şarkısını söyleyen İtalyanlar,  “Hepimize özgürlük”  pankartı açarak terör örgütüne destek gösterisi yapabiliyor. Beleş Türkiye gezisine gelenlerin ülkelerinde bunu yapmaları mümkün mü? Sıkıysa İtalya’da ayrılıkçı örgütlerin davasına yabancı gözlemci katılsın, Almanya’da örgütün bez parçaları açılsın, İngiltere’de üniforma giyilsin. Ama burası Türkiye. Yolgeçen hanı mübarek. Her önüne gelen sömürge komiseri edalarıyla gelip, içişlerimizle beraber dışişlerimize de burunlarını sokuyor. Allah gani gani rahmet eylesin. Komando lakaplı Ayvaz Gökdemir, milletvekili iken ünlü Claudia Roth için ağzını açacak oldu anında tazminat davası sonuçlandırılıp evine haciz gönderildi.
Diyarbakır’da 18 aydır tutuklu bulunanlara gösterilen ilginin yüzde biri Silivri’de 36 aydır savunma bile yapamayanlara niye gösterilmiyor?
Yazının sonuna gelince hatırladım. KCK davasının görüldüğü Diyarbakır Adliyesi’nin hemen yanı başında AB fonlarıyla inşa edilen ’İstinaf Mahkemesi’ binası bitti. Yargı bağımsızlığından söz etmenin mümkün olmadığı ortamda, KCK davasını buraya alıp uluslararası yargı heyeti görevlendirirlerse hiç şaşırmayın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş