KCK'ya operasyon, liberalleri fena vurdu!

Özcan YENİÇERİ
KCK, belediye başkanları dahil PKK’nın istediği şekilde hareket etmeyen, herkesi yargılayan, cezalandıran, silahlı saldırı düzenleyen, mahalli ve merkezi teşkilatları olan, Abdullah Öcalan’ın liderliğini dayatan bir örgüt. Nitekim bu yapının teşekkülünün ardından, terör örgütünün şehir merkezlerindeki bütün faaliyetleri KCK planlayıp hayata geçirdi. Sokak eylemleri, kamu kurumlarına yönelik molotof kokteylli saldırılar, araç kundaklama gibi eylemler bu örgütün marifetiydi. İşte bu yapıya karşı güvenlik güçleri bir operasyon gerçekleştirdi. 

Neoliberaller derin aklı suçluyor!
Osman Baydemir, kendisini üzmemeye özel gayret gösteren hükümete KCK operasyonları nedeniyle ağzını bozarak fena halde yüklendi. Haklı olarak ‘hepimiz aynı bölücülüğün savunucusuyuz, bizi “güvercin-şahin” diye ayırmayın’ dedi. Bu operasyon asıl liberalleri fena vurdu. İktidarı “açılım” adlı tuzağa var gücüyle iten liberaller PKK’nın yavrusu KCK’ya yapılan operasyon karşısında donup kaldılar. Adeta “biz böyle dememiştik” havasına büründüler. 
Şaşıranlardan birisi olan Oral Çalışlar,  “Birileri AK Parti’ye akıl verdi, yol gösterdi ama bu doğru bir akıl değil, AK Parti iktidarının da sonunu getirir, asker gelir. Korkuyorum” dedi. Altan Tan ise “Ankara’da derin akıllılar var. Devlete akıl veren 5-10 tane adam var. Ben bunları tanıyorum ama şimdi isim vermeyeceğim. Bunların bütün projeleri iflas etmiştir...”  Ali Bayramoğlu, KCK operasyonunu eleştirerek,  “PKK’nın silahtan uzaklaşmasını sağlamak zor yoluyla değil, Kürtlerin kendi içinden, kendi dinamikleriyle bunu üretmesini sağlamak demokratik bir siyasetin işidir” diyor.

Bırakınız yaksınlar, bırakınız yıksınlar!
Anlaşılan iktidarla yanak yanağa, adeta içli dışlı olan liberaller, KCK operasyonlarında ikincil bir konuma düşmeyi bir türlü içlerine sindirememişler. KCK’nın devlet içinde, devlet gibi hareket eder durumdan çıkarılmasını da hazmedemiyorlar. Güneydoğu halkını ve siyasetini resmen rehin almış olan terörist yapının kırılmasını yanlış buluyorlar. Terörist örgütün ve uzantılarının etkisizleştirilmesinin sorunu çözmeyeceğini düşünüyorlar. Nasıl çözüleceğini ise Ali Bayramoğlu adeta ideolojisinin gereği olarak; “Bu zorla olmaz. Bırakınız yaksınlar, bırakınız yıksınlar, Kürt hareketi kendi dinamikleriyle barışı bulur” demeye getiriyor.
Son kertede Türköne de, “Anayasa Mahkemesi PKK’yı kapatabilir mi?” diye sormuş, ardından da “Evet kapatabilir. Nasıl? DTP’yi kapatmayarak” diyerek de hükmünü tamamlamış. DTP ile PKK’yı farklı gören kafalar karışık, gözler de kördür. Diğer yandan Oral Çalışlar, bu durumun Kürtleri “yasal alanda temsilcisiz” bırakacağını ileri sürerek sonuçta iktidarın önünde iki seçenek kalacaktır, diyor. Bunlar: “Kandil ve İmralı”. Demek ki Oral’a göre birileri yasal temsilci ise parti olduğunda kapatılmayacak, suç işlediklerinde de cezasız kalacaktır. Çalışlar’ın, Kürtlerin yasal temsilcisi dediği DTP/BDP ise PKK ile aynı şeyi söylüyor. Onlar da çözüm için “İmralı”yı gösteriyorlar. Çözüm için İmralı’yı görmek ve göstermek şiddeti görmek ve göstermektir. Şiddeti çözümün aracı olarak gösterenlerin yasallıklarından bahsedilebilir mi? Adamlar hepimiz aynıyız, bizi “güvercin-şahin” olarak ayırmayın diyor. Doğrusu da budur. 
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş