Kellim kellim la yenfa

A+A-
Haydar ÇAKMAK

AKP, 2002’den bu tarafa, kendisine yapılan her türlü suçlamalara çoğunlukla hep aynı cevabı vermektedir. Örneğin yolsuzluk, hukuk dışı davranma, çağ dışı uygulama, ulusal çıkarlara aykırı davranma gibi farklı konulardaki suçlamaları eğer CHP yapmışsa bunlar solcu din ve imanla bir ilgileri yok, vesayetçi, halka geçmişte zulmetmişlerdir, darbeciler vs.. gibi cevap vermektedirler. Bu suçlamaları eğer MHP yapmışsa, bunlar üç duayı ezbere bilmezler, ırkçılar, eğitimsizler, partilerinde düzgün kadroları yoktur, ülkücüler tehlikelidir vs.. suçlamaları yapmaktadırlar. Ama suçlandıkları yolsuzluğun, çağdışı davranmanın cevabını vermezler onu ağız kalabalığıyla geçiştirirler. Bu cevabı sadece basın vasıtasıyla değil aynı zamanda parti teşkilatı ve milletvekillerinin muntazaman ziyaret ettiği köylerde ve kasabalarda yapmaktadırlar. Ancak kabul etmek gerekir ki AKP, günümüzde propagandasını bilim marifetiyle en iyi yapan partidir. CHP ve MHP aynı yöntemle muhalefet etmesi gerekir. AKP’nin gerçek yüzünü, köy ve kasabalardaki günlük haberlere ilgisiz, sadece iktidar yanlısı televizyonları izleyen ve en kötüsü de dindar insanların kötü bir şey yapmayacağı inancına sahip insanlara ulaşması ve gerçek AKP’yi anlatması gerekir. AKP’nin dayandığı ve tafra yaptığı güç; köy, kasaba ve büyük kentlerdeki varoşlardır. Bu kesim aslında milliyetçi muhafazakardır, yani AKP ile normalde bir ilgileri olmaması gerekir, zira AKP kozmopolittir, ayrıca Başbakanın kendisinin de altını çizdiği gibi milliyetçiliği ayağının altına almaktadır. Üstelik, AKP’nin muhafazakarlığı bu kesime yabancıdır çünkü AKP’de Arap muhafazakarlığı, köylü ve kasabalılarda ise geleneksel Türk usulü muhafazakarlık vardır. CHP ve özellikle de MHP bu ayrıntıyı altını çizerek halka anlatması gerekir.
AKP’nin propaganda, strateji ve tekniğinin son örneği Başbakanın en son, bizzat açıkladığı demokrasi paketidir. Başbakan planlı bir şekilde kamuoyunu büyük bir beklentiye soktu, hatta paketin şok etkisi yaratacağını belirtti Kürtlere ana dilde eğitim hakkının verileceğini düşündürttü ama sadece özel okullarda izin verileceğini duyunca Türkler şükrettiler, AKP de fırtınayı atlatınca o da şükretti. AKP’yi yönlendiren ekip, Kürt konusunu siyasi olmaktan çıkartıp bir din kardeşliği görevi formuna sokmuştur. Bu strateji Kürt konusunda hükümetin dindarların desteğini almalarını sağlamıştır. Kürtçülük yapmayı dinen, insani ve siyasi olarak prim yapar hale soktular, öyle ki yurtseverliğinden ve iyi niyetinden şüphe etmediğimiz MHP’li Fethiye Belediye Başkanı da etkilenerek Kürtçe afiş asacak duruma gelmiştir. Kürtlere kültürel hak vermekle kimlik hakkını birbirine karıştırmamak gerekir. Kürtçe öğrenmek ve konuşmak kültürel haktır ancak, Kürtçe eğitim siyasi bir haktır. Bugün özel okullarda yarın resmi okullarda devamı gelecektir. Özel ya da resmi fark etmez okullarda Kürtçe eğitim Türk ulus devletinin sonunu getirir, bu topraklar ve bu devlet için savaşan ve bize kadar ulaştıran atalarımızın savaşına ve mirasına bir ihanettir. Türk yurdunun parçalanması ve Türk devletinin ortadan kalkmasından daha tehlikeli bir şey daha var, o da Türk milletinin Türk olma ruhu ve bilincini kaybetmesidir.
Bugün, Türklere ve cumhuriyete ihanet eden kişiler kahramanlaştırılıyor halktan çıt yok, Türk adı nerede görülüyorsa kaldırılıyor çıt yok, Türkçe yer ve kent isimleri değiştiriliyor çıt yok, Cumhuriyetin değerleri değiştiriliyor çıt yok, bu tür silmeler çok var, saymakla bitmez en son cumhuriyetin önemli sembollerinden olan ‘andımız’ kaldırılıyor çıt yok.  Törensiz ve ritüelsiz devlet olmaz, her devletin töreleri vardır, bunlar o halkın değerleridir, bunları kaldırmak acaba gerçekten Kürtleri mi, yoksa başkalarını mı mutlu ediyor merak ediyoruz. Türk devlet geleneklerini yok etmenin Kürtlere ne faydası olacak. Türkleri niçin Kürtlere düşman etmeye çalışıyorlar anlamak gerekir. Tam Orta Doğulu olduk her şey karıştı ve kimseye bir şey anlatmak mümkün değil. Artık Türkçe anlamayan hükümete ve Türklere Arapça söyleyelim kellim, kellim la yenfa yani konuş konuş, boş. Tek çare felaketi yaşamadan bu adamların biran önce gitmesidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları