Kemalist misin, Avrupalı mı?

A+A-
Altemur KILIÇ

Bugün kavlimce, “Terörle bir yere varmak” dizisine devam edecektim ama dayanamadım; Mehmet Altan köşesinde ve sonra da, malûm “cemaatin” Mehtap Televizyonu’ndaki “ortak akıllılar” programında sordu; “Kemalist misin, Avrupalı mı?” Yüz binlerce Türk adına, hemen ben cevap vereyim; “Atatürkçüyüz, Türkiye Cumhuriyetçisiyiz” ve senin, sizin gibilerin “2. Cumhuriyetine” karşı, sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Altan hatırlatıyor: 9 Mayıs 1935’te Cumhuriyet Halk Fırkası Dördüncü Büyük Kurultayı toplandı. “Fırka” yerine, “Parti” sözü tescil edildi ve Partinin “umdeleri”  -temel ilkeleri- ambleminde, “altı ok” olarak belirlendi... Bu “altı ok” tan en önde geleni  “Milliyetçilik” idi! İşte, Altanlar ve hempalarının bir yerlerine batan da, bu “ok” !
Mehmet biliyordur ama hatırlatayım; Mustafa Kemal, bu ilkelerinin, o zamanlarda revaçta olan  “Nasyonal Sosyalizm-Faşizm-Komünizm-Sosyalizm” gibilerden, bir “izm” olmasına karşıydı... Bunu çeşitli yönlerden önerenlere solcu  “Kadroculara”, “sağcı” Recep Peker’e, “İşte o zaman donar kalırız” demiş ve vizyonunu “dogmatizme” karşı “pragmatizmini”  kanıtlamıştı! Ve “Kemalizm” Mehmet’in iddia ettiği gibi, orada donup kalmadı! “Çağdaş uygarlık düzeyine” doğru, T.C.’nin altın yılları yaşandı!

 

Başka tercihler
Mehmet Altan, o bağlamda yeni devletin kuruluş yıllarında, “Kemalist” bir Cumhuriyet kurmaktan başka tercihler vardı “fırsat kaçırıldı”  diyor ve Birinci TBMM’deki muhalefeti işaret ediyor... Onlar kazansaydı ne olacaktı? Altan’ın şimdi, önderliğini ettiği bir  “Cumhuriyet” ABD mandası altında, Avrupalıların emrinde! Bugün, rahat, paralı köşelerden, ahkâm kesmek kolay...
Şimdi “Atatürkçülük” eşittir “Kemalizm”  ve biz hepimiz  “Atatürkçü  Kemalistleriz” ve Mehmet Altan gibi, müzmin Atatürk düşmanı 2. Cumhuriyetçiler, işte bunun için bizlere tahammül edemiyorlar.
Altan der ki:  “ 9 Mayıs deyince Avrupa, çok köklü bir değişimin, AB’nin kuruluşunun başlangıcını anımsıyor ve onu kutluyor... Kemalistler için 9 Mayıs ‘resmi ideolojinin’ devletleştirilmesi... AB üyeleri içinse ’Avrupa Günü’” ... Kısacası AB ve kriterleri onlar için Atatürk’ün  “Çağdaş Uygarlık Düzeyine” erişmek ilkelerinden daha önemli... Onlar için önemli olan 9 Mayıs 1935, yani Atatürkçülük ilkelerinin tescil edildiği gün ve yıldönümü değil, AB’nin başlangıç tarihi 9 Mayıs 1956! Yani Kemalizm çağ dışı... T.C. yerine AB himayesinde “İkinci Cumhuriyet”  kurulmalı, gönderlere ay yıldızlı bayrağın yanına, hatta yerine AB’nin mavi fon üstüne sarı yıldızlı bayrağı, İstiklal Marşı yerine Beethoven’in senfonisi eşliğinde, çekilmeli! Altan ve diğerlerinin, bu “Cumhuriyeti”  kurmakta sıçrama tahtaları, her yazılarında amentü gibi tekrarladıkları  “Ergenekon Davası”, darbe iddiaları! 
İşte bu adamların Avrupa Birliği hayranlığı tutkusu, -hastalığı-Kemalizm’in yerine AB’yi getirmek çabaları bu! Ancak bu adamların kutladıkları, “9 Mayıs”ın hemen ertesi günü, “AB’ye giderlerken” yolda tuhaf bir şey oldu; AB’nin “temel kurucuları”  Almanya’nın Şansölyesi Merkel, Fransa’nın Cumhurbaşkanı Sarkozy ve diğer sözcüleri, eş zamanda “Türkiye’nin, AB’ye ’tam üye’olamayacağını” açıkça söylediler ve  “imtiyazlı ortaklık” vermekten yana olduklarını eklediler! Sarkozy “Türkiye’ye boş vaatlerde bulunmayalım” dedi, Merkel “âmin”  dedi! AB’nin Türkiye’den sorumlu Komiseri Olli Rehn, ne kadar tevil ederse etsin, bizimkiler bir yerlerini yırtsınlar, salt gerçek budur. Bu adamlar -kadınlar- Türkiye’yi  “kulüplerine” asla kabul etmeyecekler ve kapıdaki kulübede tutacaklardır! Bizim AB’ciler ve iktidar, buna da razılar!
Bu hal böyleyken her konuşmasında  “Türkiye, coğrafyasını değiştirmeli, Avrupalı olmalı” diyen, boyu uzun aklı kısa bir yazar, hâlâ  “Bu son demek değil. Yorgun Avrupa hidayete erer, genç Türkiye’nin kıymetini anlar” diyor... Sen hâlâ anlamadın mı, Türkiye’nin, AB’ye alınmamasının asıl sebebi,  “Bu kıymet, genç Türkiye”  korkusu. Türklerin, geçmişte feth edemedikleri Avrupa’da, bu sefer gençleriyle egemen olması!
Onlar varsınlar, 9 Mayıs’ın nârına yansınlar. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaya devam edelim!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları