Kendi çiftliğinde ırgat haline getirilen tavuk

İsrafil K.KUMBASAR

İngiltere’de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan “The Little Red Hen” isimli kitapta adeta Türkiye’nin halini anlatan mini hikaye şöyledir:
Zamanın birinde, küçük bir çiftlikte kırmızı ibikli şirin bir tavuk yaşarmış. Kimseye muhtaç olmadan geçinip giden tavuk, bir gün yerde bir avuç buğday tanesi bulmuş, bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş.
Nasıl ekeceğini bilmediği için, hemen doğruca dostlarının kapısını çalmış:
- “Bu buğdayları ekmek için kim bana yardım edecek?”
Ördek cevaplamış:
- “Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın.”
Domuz oradan seslenmiş:
- “Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.”
Fare hemen atlamış:
- “Ben buğday ekiminden anlamam, ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin.”

* * *

Ticaretten anlamayan kırmızı ibikli tavuk, uzun bir süre düşünüp taşındıktan sonra fikir değiştirip kahve ekmeye karar vermiş.
Ancak kahvenin nasıl ekileceğini bilmediğinden yine dostlarına koşmuş:
- “Kahve tohumlarını ekmek için kim bana yardım edecek?”
Ördek:
- “Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim.”
Domuz:
-  “Ben kahve yetiştirmekten anlamam, ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım.”
Fare:
- “Gübre ve ilaç için gerekli olan parayı istersen sana borç olarak veririm, zamanı gelince ödersin.”

* * *

Kahve yetiştirmek buğdaydan daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş.
Ama kırmızı ibikli tavuk çok zengin olacağını hayal ederek sabırlı bir şekilde gece gündüz demeden çalışmış, çalışmış. Gerçekten de bol miktarda ürün elde eden tavuk, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:
- “Kahveleri satmama kim yardım edecek?”
Ördek:
- “Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin.”
Domuz:
- “Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.”
Fare:
- “Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım.”

* * *

Sonunda kırmızı ibikli tavuk gerçeğin farkına varmış, buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış.
Artık büyük borç içinde imiş ve kış yaklaşırken yiyecek tek bir lokması yokmuş.
Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş:
- “Yiyecek bulmam için kim yardım edecek?”
Ördek:
- “Ben yardım edemem, çünkü senin bedelini ödeyeceğin paran yok.”
Domuz:
- “Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken kalmadı, yiyecek yok.”
Fare:
- “Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim.”

* * *

Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş