Kendi ektiğini biçiyor...

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Maliye’nin Doğan Grubu’na yönelik (Doğan Yayın Holding) vergi cezasının tartışmaları sürüyor.
Tartışmalar, medya kirliliği yarattı.
Doğan Grubu, tüm gücüyle (TÜSAİD’ı da yanına çekerek) vergi cezasının haksız olduğu, cezanın siyasi olduğunda ısrar ediyor.
Israrı, etkili yandaş topluyor.
Muhalefet partileri ve AB ülkeleri cezanın haksız olduğu görüşünü paylaşıyor.
Hükümet yanlısı medya ise tam tersi görüşü savunup, Maliye’nin daha önce de bu büyüklükte cezalar kestiğine örnekler veriyor.
Tarafsız kulvardaki medya da ceza tartışmalarına kendi içlerinde bölünmüşlük yaşayarak katılıyor.
Görüntü tek kelime ile çirkin.
Cezacı değilim.
Hukuktan fazla anlamam, yetkili kişilerin yorumlarını kendimce analiz ederim.
Genel görüntü (Doğan Grubu hariç) Aydın Doğan’ın işinin çok zor olduğu şeklinde.
Neden?
Aydın Doğan’ın seveninden çok, sevmeyeninin olmasından.
Eski defterler karıştırıldığında Doğan Grubu medyasının kavga etmediği tek bir medya kuruluşu olmadığı görülür.
Hem de ne kavga.
Yakın zamanda Uzanlar’la olan kavgası.
Hemen ardından Turgay Ciner’le kapışması.
İlginç olan, Doğan medyasının kavgalarını belden aşağı vurarak yapması.
Örnek mi
Turgay Ciner’le ilgili bir haber yapılırken, Ciner’in sürekli saçı başı dağınık, elleri kelepçeli götürülürken resmine yer verildi.
Ve bu kavgalar ne yazık ki medyada hoş karşılanmadı.,
Ayrıca Hilton Oteli’ne Doğan’ın istediği imar izninin verilmeyişi sonrasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve hükümete saldırması.
Aydın Doğan’ın kavgalarına binlerce örnek verilebilir...
Kısacası, kaybetmeyi ve de ciddi rekabeti pek sevmeyen Aydın Doğan, bu uğurda her fırsatta elindeki medya gücünü kullandı.
İnsanları karaladı.
Şirketleri yok etti.
Siyasilerle dilediği gibi oynadı.
Muhalefete tahammülü olmayan Aydın Doğan, sadece büyüklere değil, küçüklere de saldırdı.
TMSF’nin belki de tek zarar etmeyen yayını olan Borsatürk dergisini, Petrol Ofisi tahtasındaki manipülasyonları yazıyor, yazdıklarının bir ucu kendine dokunuyor diye kapattırdı.
Kapattırırken de TMSF Başkanı Ahmet Ertürk’ü kullandı.
Ertürk’ü Hürriyet’e manşet yaptı. Ve onu  bir zavallı konumuna sokup, kendi ağzından “Biz o dergiyi kapatmamışmıydık”  dedirtip, bu açıklamayı sekiz sütundan verdi.
Doğan için önemli olan, Petrol Ofisi tahtasındaki manipülasyon haberlerine son vermekti. Kendi kulvarında başarılı olan ve Doğan Grubu’nun dergisi Ekonomist’ten çok satan Borsatürk dergisini kapattırdı.
Hem de, banka ve holding patronlarına bir bakışta psikoljisi bozuk tanısı koyan, TMSF Başkanı’nı maşa olarak kullanarak.
Aydın Doğan; AKP Hükümeti ile bir dargın bir barışık oldu.
Şirinlik olsun diye Emin Çölaşan’ı harcadı.
Bekir Coşkun’u gönderdi.
Dürüstlük simgesi bu gazeteciler kovulan ne ilk ne de son gazeteciler olacak.
Bu defa şirinlik pek işe yaramıyor.
Karşı taraf güçlü çıktı.
Hem medya hem de iktidar gücü var.
Doğan’ın etrafındaki çember giderek daralıyor.
Gücü giderek kendine zarar veriyor.
Aydın Doğan, rakipleri ile dost olsaydı...
Gazetecilik mesleğini ve gücünü kendi ticari işlerine alet etmeseydi.
Bugün ülke için el ele vermiş bir medya gücünün oluşmasına büyük olarak katkıda bulunsaydı.
Herhalde bu sıkıntıları yaşamazdı.
Sokaktaki vatandaş, patronların halka açık şirketlerin içlerini nasıl karıştırıp, oyduğunu ve de hortumladığını bilemez.
Küçük yatırımcıların borsada uğradığı zararların neredeyse tamamı patronların şirket içi oyunlarıdır.
Aydın Doğan’ın halka açık şirketlerinde de her şey usulüne uygun görünse de, küçük yatırımcıları ciddi zararlara uğratan gelişmeler yaşanmıştır.
İş Bankası ile Petrol Ofisi ortaklığı...
İş Bankası’nın aldığı fiyata Petrol Ofisi hisselerini Doğan Grubu’na “Ben yemiyorum al sen ye” dercesine satışı.
Şirket içi evlilikler.
Eğer küçük yatırımcılara biraz saygı varsa, Doğan Grubu’nun halka açık şirketlerindeki bu tür gelişmelerin, eski başkan Doğan Cansızlar’ın kulaklarını çınlatırcasına yeniden ve kapsamlı olarak gözden geçirilmesi gerekir.
Mağduru oynayan Aydın Doğan, bugün gelinen noktada bir suçlu arıyorsa, aynaya baksın.
Çünkü, kendi ektiklerini biçiyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları