Kendini 'ülkücü militan' diye pazarlayan ağır ağbi

İsrafil K.KUMBASAR

Bugünlerde ‘Mümto’ namı ile meşhur bir ‘ağır ağbi’ ortalıkta dolaşmaya başladı.
‘Durumdan’ vazife çıkaran bu ağır ağbi, kanal kanal dolaşıp Türkiye’de 1968’deki 6. Filo olaylarından itibaren, Maraş katliamı, Çorum olayları, 1 Mayıs katliamı ve buna benzer tüm olayların hepsinin kontrgerilla marifeti olduğunu söylüyor, ülkücü gençleri ‘Ergenekon’ isimli ‘terör’ örgütünden hesap sormaya çağırıyor.
Kendisini ‘eski bir ülkücü militan’ olarak takdim eden bu ağır ağbi, gençler üzerinde etkili olabilmek için aynen şu ifadeleri kullanıyor:
- “Geçmişten ders çıkarmak için benim de vebalim var. Mülkiye’de liderdim. Ülkü Ocağı Başkanı’ydım. Gençlik liderleri sınıfındandım. Çok anarşist bir gençtim. Cezaevinde yatıp çıktım. Bugünden bakınca bizi kullandıklarını anlıyorum.”

* * *

Bu sözleri duyan, ama sahibini tanımayan birçok yeni yetme, tabii ki, “Vay beee, Mümto ağbey ne de böyyük bir militanmış” diye iç geçirir.
Peki, kimdir bu Mümto, nasıl bir militandır?
Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde kendisi ile aynı sıraları paylaşan bir okul arkadaşı, bakın Mümto’nun militanlık günlerini nasıl anlatıyor:
- “Mülkiye’ye baştan beri solcular hâkimdi. Biz ülkücüler okulda zaten topu topu 12 kişiydik. Derslere devam etmez, sınavdan sınava okula gider gelirdik. Bir ara özel bir nedenden dolayı komünist arkadaşlarından dayak yiyen senin Mümto dediğin sıska ve çelimsiz kişi yanımıza geldi. Öyle bir yürüyüşü vardı ki, anlatılmaz. Derken okul başkanımız bir iftiraya uğrayıp içeri alındı. Bunu fırsat bilen Mümto, ‘Başkan’ benim diye ortalıkta dolaşmaya başladı. 12 Eylül’de içeri alınmasının nedeni budur.”

* * *


Mümtaz’er, stratejik ağabeyi ‘The Taha’ gibi, ‘vazife’ icabı ülkücüler arasında bulundu, ama hiçbir zaman ‘ülkücü’ olmadı.
Türk milliyetçilerine ‘bozkurt’ yerine ‘kangal köpeğini’ sembol olarak öneren, Diyarbakır’ın adının ‘Amed’ olarak değiştirilmesini talep eden Mümto, 1990’lı yıllarda ‘yeni liberalizmin’ bayraktarlığını yapan Turgut Özal’ı kutsayan güruha dahil oldu.
Özal’ın ölümünden sonra ‘Tansu Çiller’in eteklerine tutunup önünde ceket ilikleyen Mümto, bazı arkadaşlarıyla birlikte kurduğu ‘analitik’ grubu aracılığıyla, ‘danışmanlık’ adı altında yolunu buldu.
Bugün hakkında atıp tuttuğu Çiller’in meşhur “Devlet için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir” sözünün altında onun imzası vardı.
Çiller’in siyasetten çekilmesinden sonra ‘AKP’ye kapağı atıp, ‘eşini’ milletvekili seçtirmeyi başardı.

* * *


Ey, hâlâ ‘ülkücü şehitler’ üzerinden ‘racon’ kesmeye çalışan Mümto efendi!
Sen mutlaka birileri tarafından ‘kullanılmış’ olabilirsin, ama gerçek ülkücüler hayatlarının hiçbir döneminde, hiçbir zaman kullanılmadılar.
Amerikan emperyalizmine karşıtlık adına, ülkeyi Sovyet emperyalizminin bir peyki haline getirmek isteyenlerle canla başla mücadele ettiler.
O mücadelede, binlerce genç şehadet şerbeti içti, binlercesi sakat kaldı, binlercesi ‘taş medreselerin’ nemli duvarları arkasında perişan oldu.
Ama hiçbiri ortalığa dökülüp, “Biz eskiden şöyleydik, böyleydik” diye sırıtmıyorlar.
Şimdi bırak, ‘danışmanı’ olduğun dizi filmlerde kendini geçmişinden ders almış ‘ağır ağbi’ pozları ile takdim etmeyi de, şu soruya cevap ver:
- “Kimin adına çalışıyorsun?”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş