Kerimov Türk zirvesine katılacak mı?

Kürşad ZORLU

Özbekistan Cumhuriyetinin 19. Bağımsızlık Yıldönümü, çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu vesileyle Büyükelçilik tarafından Ankara’da da bir yemek düzenlendi. Ben ve dostlarım da oradaydık. Resepsiyonda Büyükelçi Ulfat Kadirov ülkeleri hakkında yazdığım makalelerin Özbekistan Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanı İslam Kerimov tarafından okunduğunu söyledi. Madem öyle ben de çağrımı yenileyeyim istedim. Çünkü Türkiye ve Özbekistan, iki büyük imparatorluğun devamı ve kendi bölgelerinde küresel güç mücadelesinin bölgesel aktörleri. Her ikisini de birbirine bağlayan ve yaklaştıran çok önemli hususlar var. Buna karşın tarihin içerisinden gelen farklı algılar da söz konusu. Bunlardan en dikkat çekici olanı Timur-Beyazıd mücadelesidir. Türkiye’de Atatürk neyse Özbekistan’da Timur o’dur.  Oysa Türkiye’de pek çok kişi Timur’u, -ki o kendisine  “Büyük Türk Hükümdarı” demektedir- Osmanlı’nın ilerlemesini ve İstanbul’un fethini geciktiren İmparator; bazıları da  “eli kanlı bir savaşçı” olarak değerlendirir. Bu çok yanlıştır. Zira Özbekistan’da tam tersi bir yaklaşım söz konusudur. Halkın çoğunluğuna göre Osmanlı hükümdarı Yıldırım Beyazıd,  “Timur’un önerisini dinlemeyerek büyük Türk imparatorluğunun kurulmasını engellemiştir” . Rivayete göre Timur, Beyazıd’a  “Sen batıya, ben doğuya yöneleyim”  demiştir. Bir Özbekistan gezim sırasında Timur’un mezarının başında 70 yaşlarında bir adam ağlayarak “bizler kardeşiz böyle olmasaydı”  diyerek iki halkın birbirine nasıl baktığını ortaya koymaktadır. Nitekim kazanmış olmasına rağmen Ankara savaşı Timur için sonun başlangıcı, Osmanlı içinse bir dönemin sonu olmuştur. İhtiras, kışkırtma, yanlış strateji ve hükmetme isteğinin kontrolden çıkması her iki orduya da ağır sonuçlar getirmiştir.

Yani...
Yanisi biz kardeşiz... Bizi birleştiren ortak şey Türk kültürü, Türk tarihi, Türk medeniyeti ve Türkçe düşünme sistemidir. Bakmayın birilerinin Türklüğü etnik kimlik düzeyine indirgediğine. Biz Türk’ü milletlerin en şereflisi olarak görmeye devam ediyoruz. Ne diyor İslam Kerimov 1991 yılındaki Türkiye ziyaretinde  “Atatürk ilkeleri bizim Özbekistan’da yapmak istediklerimizle paraleldir, ben Atatürk’e hayranım ve O’nun Türkiye’de başardıklarını Orta Asya halklarının da başaracağını ümit ediyorum. Ben Türk Halklarının birliği düşüncesini savunuyorum. Bu birlik mutlaka gerçekleşmelidir. Politik bir birlikten ziyade ekonomik bir birlik kurulabilir. Bunun adına Türk Ortak Pazar’ı da diyebilirsiniz.” Kerimov bununla yetinmiyor ve Başbakan Erdoğan’ın 2003’teki Özbekistan ziyaretinde  “Türk ülkeleri olarak aramızda Rusça anlaşmak zorunda kalmak ağırıma gidiyor. Türk televizyonları çok kötü bir Türkçe kullanıyor. Ortak bir dil konusunda çalışmalıyız”  diyor.

Kerimov’a çağrı
İşte bu sözlerin sahibi 1991-99 yılları arasında 10 kez Türkiye’ye gelmiş ve o tarihten bu yana kardeş toprağına adım atmamıştır. Nedenleri ne olursa olsun iki ülkenin tarih algısına ve gelecek potansiyeline yakışmayan bir durumdur. Sanırım bu sözleri sarfeden bir ülke liderinin Anadolu Türklüğüne çizik atması mümkün değildir. Dolayısıyla bu kez engelleri ve kışkırtmaları aşma zamanıdır. Kısa bir süre sonra ‘2010 Türk Liderleri Zirvesi’ toplanacak. Cumhurbaşkanı İslam Kerimov gelmeli ve Türk dünyası yeniden atağa geçmelidir. Bu sadece Türkiye için yapılmış bir çağrı değildir. Türk dünyasının etkili olması Türkiye ve Özbekistan’ın bütünleşmesine bağlıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş